Diyanet'ten çağrı, organlarınız toprak olmasın
Kayıtlara göre 2013 yılında organları başka insanlara nakil için uygun 1708 beyin ölümünden sadece 379 bağışçının organlarına aileler nakil izni vermiş. Buna karşılık yine aynı yılda nakil bekleyen ve organ bulunamadığı için 2 bine yakın insanımızı kaybettik. Bu iki fotoğrafı yan yana getirerek yazıya son verebiliriz aslında, zira birçok insanın hayatı bu basit denklemle kolayca sona eriyor. 
 
Peki, organ naklinin organizasyonunda ve nakilin gerçekleşmesinde ülke olarak başarısız mıyız? Öncelikle Sağlık Bakanlığının organizasyonuna bir göz atalım. Organizasyonu yapan bakanlık organ.saglik.gov.tr sitesiyle gayet şeffaf ve anlık bilgiler sunuyor. Beyin ölüm vaka sayıları; donör, hasta, nakil sayıları, yoğun bakım bilgileri ve yine anlık bilgilerle güncellenen bekleme listesi bulunuyor. Bekleme listesinde kesinlikle makam, cins, ırk gözetilmiyor. Liste, objektif puanlama sistemine göre son derece adaletli oluşturuluyor ve kayıt olan herkes bu listeye girmek zorunda. 
Diğer yandan organ nakli konusunda % 96’ya varan bir başarı oranımız var. Avrupa ve Amerika ile paralel bir başarı bu. Her türlü organ nakli altyapısına sahibiz fakat en büyük sıkıntı: “Bağışçı” 
 
Kaygıları bir kenara bırakın 
 
İnsanlar hayatta iken böbreklerini yakınlarına verebiliyor fakat buna karşılık öldükten sonra bağışlamaktan imtina ediyorlar. Bunun sebepleri var elbet. Yapılan anketlerde öldükten sonra organımı kötü bir adama ya da başka bir dine mensup kişiye verilebilir kaygısı ölüm sonrası bağışı azaltan en önemli etken olarak görünüyor. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığının son yıllarda organ nakli ile ilgili dini kaygıları giderme konusundaki çalışmalarını takdirle karşılamak gerekir. 
 
Başka ciddi bir etken olarak da, tamamıyla tıbbi bir kavram olan “beyin ölümü ”nün ne demek olduğu ile ilgili insanımızdaki ciddi bilgi eksikliği. Bu terim insanların kültüründe yahut bilincinde maalesef bir yere oturmuyor. Bu terimin herkesin anlayacağı ve kabul edeceği bir ifadeye bürünmesi gerekir.  Yeni yapılan hukuki düzenleme ile kornealar, ölen kişinin yakınlarına sorulmadan alınabiliyor. Bu düzenleme sistemi çok olumlu etkilemiş. Kornea nakilleri artmış. Artık gözleri görmeyen birçok insan hayatı mutlulukla ve aynı sizin bu satırları gördüğünüz gibi görebiliyor. Yasal düzenlemeler belli bir yere kadar bu mutluluk hikâyelerini arttırabilir. İnsanların iradelerinin yönlendirileceği alan, başka insanların mutlulukları olabilir. Tek bedeli biraz sevgi! 

Dr. YASİN AKAR 
dryasinakar@yahoo.com
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
AHMET CANSOY 2 yıl önce

DİYANET HEM ORGAN NAKLİNİN FETVASINI ZİHİNLERDE SORU İŞARETİ BIRAKMAYACAK ŞEKİLDE VERSİN. ÖRNEK OLMAK İÇİN, TÜM BAŞKANLIK PERSONELİ VE İL, İLÇE MÜFTÜLERİ, MÜDÜRLERİ VB. KADROLARIYLA TOPLU BAĞIŞ YAPSIN BAĞIŞ SAYISI ON BİNLERİ BULUR..... MİLLETE SİZ VERİN İYİDİR BİZ GERİ DURALIM TAVRIYLA OLMAZ.

Avatar
okuyucu 2 yıl önce

dr.yasin akar örnek olmak istiyorsan önce herkesin önünde bağışlayacağın organları bir açıkla senin bu konudaki samimi niyetlerini gören bizler elbet gereken adımı atarız.öyle yzmak çizmekle kahramanlık olmaz.