Diyanet'ten Cemaat'e Fetva!
İşte o açıklama:


“İslâm’a göre hakikat hiç kimsenin tekelinde değildir…”

 
Bilinmelidir ki İslâm’a göre hakikat hiç kimsenin tekelinde değildir. Mümine düşen görev, hakikate sahip olmak ve insanları kendi hakikatine davet etmek değil, daima hakikatin yolunda olmaktır. Baki hakikatler fani şahsiyetler üzerine bina edilemez. Elbette İslâm yardımlaşma ve dayanışmayı esas alan bir ahlak doğrultusunda birlik olmayı ve bütün Müslümanların ortak hedef, ortak gaye ve ortak idealde birleşmelerini ister.
 
“Kur’an, dini fırkalara bölenleri ve kendinden başkasına cenneti layık görmeyenleri Hıristiyanlık ve Yahudilik anlayışını örnek vererek zemmeder…”
 
Ancak Kur’an, dini fırkalara bölenleri ve kendinden başkasına cenneti layık görmeyenleri Hıristiyanlık ve Yahudilik anlayışını örnek vererek zemmeder. İslâm’ın daveti ve tebliği aşikârdır. Meşru olan gayeye hiçbir zaman gayr-i meşru yöntemlerle ulaşılmaz. Hile yapmak, şantaj uygulamak, desise oluşturmak ve fitne çıkarmak İslâmî ahlakın asla tasvip etmeyeceği hususlardır. İslam fitneyi savaştan beter görür. Dini, kişilere ve anlayışlara hasretmeyi değil, Allah’a has kılmayı ve tüm eylemlerin sadece O’nun rızasına uygun olmasını ister. Bugüne kadar halis niyetlerle İslâm’a hizmet ediyor düşüncesiyle bu tür yapılara yardımcı olmuş, dişinden tırnağından arttırdığı imkânlarla senelerce onları desteklemiş olan kardeşlerimizin, ortaya çıkan gerçeklerden sonra uğradığı hayal kırıklığını tasavvur etmek hiç de zor değildir. Bu hayal kırıklığından nasibini almamış insaf sahibi hiçbir mümin yoktur. 


 
“Hiçbirimiz, fiillerimizin sorumluluğunu bir başkasının sırtına yüklemek imkânına sahip değildir…”
 
Hâlen propagandaların tesiri altında kalarak söz konusu yapının, haksızlığa uğradığını düşünen ve iyi niyetlerinden hiç kuşku duymadığım kardeşlerimize bugün, buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum, Hepimiz her hareketimizden sorumluyuz; her türlü tercih ve icraatımızdan hesap gününde Allah’ın huzurunda sorguya çekilecek ve kendi hesabımızı bizzat vereceğiz. Her birimiz Sevgili Peygamberimizin (sas) kızı Fatıma’ya “Kızım, babanın peygamber olmasına sakın güvenme!” uyarısını daima hatırımızda tutmalıyız. Hiçbirimiz, fiillerimizin sorumluluğunu bir başkasının sırtına yüklemek imkânına sahip değildir. Yanlış bilgi ve yönlendirmelerle kandırılmış olmak da bu konuda bir mazeret teşkil etmez; çünkü hepimiz bu bilgileri araştırmak ve işin aslını öğrenmek durumundayız. Rabbim bizleri sıratı-müstakimden ayırma, diyerek, alnı secdeye giden mümin kardeşlerimize de bunları hatırlatıyoruz. Her ne günah işlediler, hangi yanlışın içine düştülerse, aramızdaki hüküm bellidir.

 
“Şeytan, kıbleye dönen müminlerin artık kendisine ibadet etmesinden ümidini kesmiştir, fakat onları birbirine düşürmekte hâlâ ümitlidir…”
 
Allah-ü Teala ; "Onların gönüllerini düşmanlık duygularından temizledik; artık bir kardeşler topluluğu olarak sedirler üzerinde karşı karşıya oturacaklardır” (Hicr, 15/47) buyuruyor. Rasül-ü Ekrem (sas) "Zalim de olsa, mazlum da olsa mümin kardeşine yardım et!"  buyurarak zulüm konusunda nasıl yardım edileceğini ise şu çarpıcı sözlerle dile getiriyor: "Onu zulümden el çektirirsin. Ona yapacağın yardım işte budur." "Şeytan, kıbleye dönen müminlerin artık kendisine ibadet etmesinden ümidini kesmiştir; fakat onları birbirine düşürmekte hâlâ ümitlidir.
 
“İslam öldürmeyi değil oldurmayı, yıkmayı değil yapmayı, yakmayı değil söndürmeyi, ağlatmayı değil güldürmeyi, yitirmeyi değil bulmayı öngörür…”
 
Zira, İslam, barışın, adaletin, merhametin ve sevginin adıdır. Merhamet Allah’ın bütün varlığın kalbine ektiği en aziz ve en bereketli bir tohumdur. İnsanlık bu merhamet tohumunun yeşerdiği anlarda yerkürede barış ve adaletle dolu bir hayat sürmüştür. Barış ancak gerçek bir sevgiyle gürbüzleşebilir. İslam öldürmeyi değil oldurmayı, yıkmayı değil yapmayı, yakmayı değil söndürmeyi, ağlatmayı değil güldürmeyi, yitirmeyi değil bulmayı öngörür. İslam varlığı nuruyla kuşatan Yüce Yaratıcı’nın rahmetiyle müjdeler, adaletiyle hükmeder, merhametiyle nimetlendirir.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
haber 1 yıl önce

Tekeden sut cikarir cinsten

Avatar
Ahmet hasan 1 yıl önce

Allah sizden razi olsun bu aciklamalarinizdan dolayi Duysun feto

Avatar
İmam Hatip 1 yıl önce

Sayın Başkan Bu terör ve şer örgütüne mensup Diyanet çalışanlarıla ilgili ne gibi işlem yapmayı düşünüyor merak ediyorum

Avatar
Eski İmam 1 yıl önce

Öncelikle yönetmeliklerin gereği yapılmalı ve azami hizmet süresi dolan, hizmet üretmeyip de bilhassa problemlerin kaynağı ve anası olup devamlı problem üreten ve bu nedenle de yüzlerce personeli aile fertleriyle birlikte rahatsız eden yöneticilere konusuna bir el atılsın da, İNANDIRICILIK GÖRELİM; YARATAN AŞKINA (...)

Avatar
cuha 1 yıl önce

camia kendi içindeki fetöcüleri temizlemeli

Avatar
hepsini atın 1 yıl önce

kodes hapsine

Avatar
Hadi bakalim 1 yıl önce

İnce biyiklilar korkudanmi yoksa emirmi öyle geldi bilmem hepsinde bi ehli sünnet sakalı.O değilde insanları salak yerine koyuyorlar ya ona uyuz oluyom.Bi dalgada diyanette başlasın temizlensin ortalık.Kimisi fetocu ,kimisi isidci,kimisi PKK li Allah Allah nankör oğlu nankorler.

Avatar
imam 1 yıl önce

Paralelcileri temizlesin diyanet. Birde süleymancilara tavrı olsun diyanetin. Kendileri diyaneti sevmezler fitne çikarirlar. Kibirliler. En iyi en güzel hizmet yaptiklarini zannederler. Diyanetin imamına tepeden bakarlar. Artik suleymancilar kendi yurtlarinda az para veriyorlar diye diyanete ve meb' e sızıyorlar. Bir deger amacta mihraplar bizim olsun inancı. Bunlarda birgün paralelciler gibi patlak vercekler ama vatan hainliğinden değil kibir, enaniyet, kendini beğenme vs...