Diyanet'ten köşe yazarlarına brifing
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, köşe yazarlarıyla buluştu…
 
Her yıl Ramazan ayında toplumsal bir farkındalık oluşturmak amacıyla bir tema belirleyen Diyanet İşleri Başkanlığı, bu yıl için ‘Hiç Kimse Kimsesiz Kalmasın’ başlığını bu yılın teması olarak belirledi. 
 
Gecede konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Ramazan temasını açıklamadan önce Ramazanın ne olduğuna dair önemli hatırlatmalarda bulundu. Ramazanın insanlara birbirlerini sevmeyi, kardeşliği ve hürriyeti öğreten bir okul olduğunu belirten Başkan Görmez, bunun yanında modern zamanların insanının her şeyi dönüştürdüğü gibi Ramazanı da nasıl dönüştürdüğünü şu sözlerle ifade etti;


 
“Ramazan, insanların özgürlüğü, kardeşliği, hürriyeti öğrendiği bir okuldur…”
 
Ramazan ayı aslında bütün Müslümanlar için çok büyük bir imkân. Ancak şöyle bir tehlike ile karşı karşıyayız, modern insan modern zamanlarda her şeyi dönüştürdüğü gibi kendi elinde dini ve dindarlığı da dönüştürebiliyor. Ramazan bizi değiştirmeye geliyor ama biz Ramazanı değiştirmeye başlıyoruz. Ramazan Allah’ın insanlara özgürlüğü, kardeşliği, birbirlerini sevmeyi, hürriyeti öğrettiği bir okuldur. Ramazan aylarını çok iyi değerlendirerek, Ramazanın o manasını, muhtevasını kaybetmemesini, her şeyi dönüştüren insanın elinde Ramazanın dönüşmemesini, Ramazanın bizi dönüştürmesini sağlamak için her sene milletimizin karşısına bir tema ile çıkmayı uygun gördük. 
 
Bu yılın Ramazan Teması ‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’…
 
Her yıl Ramazan ayı geldiğinde Ramazanın manevi rahmet iklimini fırsat bilerek bir konuyu toplumumuzun gündemine taşımaya çalışıyoruz. Bu sene ‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’ başlığı altında bir toplumsal farkındalık oluşturmaya çalışacağız. 
 
‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’ temasının beş başlık altında ele alınacağını ifade eden Başkan Görmez, bu temayla toplumda hasar görmüş beş konuya da dikkat çekeceklerini belirtti. İnsanlığı bekleyen en ciddi hastalık olarak görülen modern yalnızlığın da işlendiği konular arasında mülteciler, sokak çocukları, yetimler ve yaşlılar yer alıyor. Her bir başlığın önemine dikkat çeken Başkan Görmez, şöyle konuştu;
 
Çağın hastalığı, ‘Modern Yalnızlık’…
 
Modern yalnızlık, modern zamanların ciddi bir hastalığı olmaya başladı. Bu hastalık henüz ülkemizi sarmaya başlamadı ama dünyamızı sarmaya devam ediyor. Her türlü hazzın ve hızın arasında sıkışmış, her türlü imkâna, lükse sahip olan insanların kalabalıklar arasında nasıl yalnızlaştığını acı bir şekilde izliyoruz. Kimsesizlik sadece her şeyini kaybedenlerin karşılaştığı zor bir durum değildir. Her şeye sahip oldukları halde kimsesiz olan insanlar var. 
 
Yaralı yürekler, mülteciler…
 
Türkiye artık bir mülteciler ülkesi. Bugün dünyada 50 milyonu aşan mülteci var. Türkiye’de 1,5 milyonu aşmış mülteci sayısı var. Türkiye’nin her şehrinde sokakta yatan bir Suriyeli genç, kadın, yaşlı görebiliyorsunuz. Oralarda yaşayan insanlardan ne tür yaralı bilinçlerin ortaya çıkacağını, nasıl bölünmüş kimliklerin oluşacağını, bu çocuklardan ilerde nasıl bir topluluk oluşacağını bütün bilim adamlarının oturup düşünmesi gerekiyor. Eğitimsiz yetişen nice çocuklar var. Bunu sadece BM’nin mülteciler dairesine havale etme lüksüne sahip değiliz. Ne derece ilgi gösterdikleri de hepinizin malumudur. Bunu sadece devletten beklemekte doğru değildir. Devlet her imkânını sunsa da bu insanlık sorununu ortadan kaldırmaz. Biz Türkiye’deki bu mülteci kardeşlerimizle asırlar boyu aynı tarihi, kültürü, inancı paylaştık. 
“Hiçbir çocuğumuz sokakta kalmasın…”
 
Bugün Müslümanların yaşadığı en büyük sorunlardan bir tanesi, değerler hiyerarşisini kaybetmesidir. Dini sadece ritüellerden ibaret kabul etmek, din hizmetini sadece cami hizmeti olarak görmek İslam’a yapılacak en büyük haksızlıktır. Dünyanın herhangi bir yerinde akan kanı durdurmayı, akan gözyaşını silmeyi dinin bir ilkesi olarak kabul etmeliyiz. Sokak çocukları üzerinde durmamız gereken bir konu olarak karşımızda duruyor. Sayıları azalsa da hala böyle bir sorunla karşı karşıyayız. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak sokak çocuklarını takip ediyoruz. Müftülerimiz şehirlerinde bu konunun ciddi takipçisidirler. Son beş yılda azaldığını görüyoruz ama hala böyle bir sorunumuz var. Hiçbir çocuğumuzun sokakta kalmaması gerekiyor. Hiçbir çocuğumuz sokakta kalmasın. 
 
“Devlet yetimhane kurar ama yetim başı okşayamaz…”
 
İslam İşbirliği Teşkilatı Türkiye’nin müracaatıyla 15 Ramazanı dünya yetimler günü olarak kabul etti. Sosyal devlet ilkesiyle her şeyi çözemezsiniz. Devlet yetimhane kurar ama yetim başı okşayamaz. Yetimler konusunu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla da yaptığımız çalışmalar var. Yetimler konusu da bu Ramazanda ele alacağımız, toplumsal farkındalık oluşturmaya çalışacağımız bir konudur. 
 
“İçinde yaşlısı olan bir ev asıl huzurevidir…”
 
İstiyoruz ki, her ev bir huzurevi olsun. İçinde yaşlısı olan bir ev asıl huzurevidir. Devlet huzurevi kurar ama o yaşlı insanların kalbini şad etme imkânına sahip olmaz. Anne babaya ‘öf’ bile dememeyi öğreten bir kitabın mensuplarının belli bir yaşa geldikten sonra anne babasını, yaşlısını torunlarından, çocuklarından ayırmak insanlığın önemli bir sorunudur. Modern dünyanın önemli bir sorunudur.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol