Diyanet'ten Müslümanlara Birlik Olma Çağrısı!

“Terörün, bozguncuların hükmü bellidir, fitne ve fesat peşinde koşanların akıbeti hiç de meçhul değildir…”
 
Ülkemizin birlik ve beraberliğini tehlikeye atan, müstevli emelleri için huzur ve saadeti gözden çıkarmakta vicdanı asla sızlamayan “eşkıya”nın terör eylemlerine karşı, Kur’an’ı azimüş’Şan’ın ve Resul-i Ekrem’in (sas) bize öğrettiği yolda olmaktan zerre kadar ictinab etmeyeceğiz. Bozguncuların hükmü bellidir, fitne ve fesat peşinde koşanların akıbeti hiç de meçhul değildir. Şurası iyi bilinmelidir ki, şiddeti, vahşeti, tedhişi ve terörü benimseyenler, bundan beslenenler, bundan destek bulanlar, terör eylemlerini hangi gerekçeyle yaparlarsa yapsınlar kendilerine maşeri vicdanda asla meşruiyet bulamayacaklar ve ilahi adalete hesap vereceklerdir. Her şeyden önce elleri kalem tutması, zihinleri ve gönülleri bilgiyle, ilimle, irfanla meşgul olması gereken çocuklarımızın ve gençlerimizin, İslâm’ın asla tasvip etmediği bir dava uğruna dağlara kaçırılması, ellerine silah tutuşturulup ölüme gönderilmesi, kardeş katili yapılması, gayr-i meşru ve gayr-i İslâmi bir hayata mahkûm edilmesi, insaf ve vicdan sahibi her insanı derinden yaralamaktadır.
 
“Gelin, her türlü olumsuzluğa, saldırıya, oyuna, tuzağa, komplo ve plana rağmen gelin birbirimize yurt olalım…”


 
Bugün, buradan 81 il müftümüzle birlikte ülkemizin bütün güzel insanlarına, Alevisiyle, Sünnisiyle, Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle, Lazıyla doğulusuyla batılısıyla, kuzeylisiyle, güneylisiyle mezhebi, meşrebi, etnik kimliği, dünya görüşü ve ideolojisi ne olursa olsun milletimizin her bir ferdine seslenmek istiyorum, Ülkemizin etrafının ateş çemberine döndüğü bir zaman diliminde gelin, birbirimize ensar olalım! Her türlü olumsuzluğa, saldırıya, oyuna, tuzağa, komplo ve plana rağmen gelin birbirimize yurt olalım, muhacir olalım! Kur’an-ı Kerim’i ve Hz. Peygamberin (sas) çağlar üstü örnekliğini esas almakla mükellef olduğumuzu asla unutmayalım! Barış ve esenlik dini İslâm’ın rahmet ve merhamet mesajlarıyla zihin ve gönül dünyamızı imar edelim. Farklılıklarımızı çatışma ve yıkım sebebi değil; gelişme ve zenginleşme fırsatı olarak görelim. Barış, huzur, sükûn ve güven ortamını el birliğiyle yeniden oluşturalım. Ortak kültürümüz ve değerlerimiz etrafında kenetlenelim. Birlikte barış ve huzur içinde yaşamanın ahlak ve hukukunu tesis edelim. Tarihte ve günümüzde yaşanmış acılardan ders ve ibret çıkaralım. Her fırsatta insan onurunu yüceltelim. Özgürlüklerimize sahip çıkalım. Güvenle geleceğimizi hep birlikte inşa edelim.
 
“Alimler, hocaefendiler, seydalar, gelin bu fitne ateşini söndürmek için evlerimizden, medreselerinizden ve kurslarınızdan dışarıya çıkalım…”
 
Bugün buradan bir çağrımı da bölgedeki bütün alimlere, hocaefendilere, seydalara, mollalara, şeyhlere, kanaat ve maneviyat önderlerine yapmak istiyorum, Sizler, ülkemizin en zor zamanlarında, din eğitiminin yasaklandığı dönemlerde bile bölgede İslâm’ın ilim, hikmet ve marifetini ayakta tutabilmek için gayret gösterdiniz, irşat hizmetlerini sürdürdünüz. Yeri geldi samanlıklarda Kur’an okudunuz ve okuttunuz. Halkımızın Din-i Mübin-i İslâm’la, Kur’an ve Sünnetle ilişkisini sıcak tuttunuz. Şimdi gelin, bu ülkeyi bir ateş çukurunun kenarından kurtarmak üzere harekete geçelim. Gelin cahiliye asabiyetinin ürünü olan bu ateşi birlikte söndürelim! Kardeşi kardeşe kırdıran bu fitne ateşini söndürmek için evlerimizden, medreselerinizden ve kurslarınızdan dışarıya çıkalım.
 
“Bu kirli kavgada Hakkın, hukukun, adaletin, ahlak ve faziletin yanında yer alalım…”
 
Müftülerimizle, vaizlerimizle, din gönüllüsü kardeşlerimizle birlikte milletimizin her ferdini yanımıza alarak barışın kelamını yazalım. Kalemin her türlü kılıçtan ve silahtan üstün olduğunu haykıralım. Uykudaki çocukların ensesine kurşun sıkan bu cahiliye anlayışına tenezzül etmeyerek hep birlikte sesimizi yükseltelim. Bu kirli kavgada Hakkın, hukukun, adaletin, ahlak ve faziletin yanında yer alalım.
 
“Bu ülkeye ateş düşerse sadece bu topraklarda yaşayanların değil, dünyanın yedi iklim dört köşesinde yaşayan tüm mazlumların da bağrı yanar…”
 
Unutmayalım ki barışa sadece ülkemizin ve milletimizin değil, umutlarını bu ülkeye ve bu millete bağlayan tüm mağdur ve mazlumların ihtiyacı var. Eğer bu ülkeye ateş düşerse sadece bu topraklarda yaşayanlar değil, dünyanın yedi iklim dört köşesinde yaşayan tüm mazlumların da bağrı yanar. Bunu unutmayalım.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kkö 1 yıl önce

Ne güzel bir çağrı olmuş. Şimdi birlik zamanı inşallah bu günleri de kardeşçe hep birlikte atlaticaz. Müminler bir beden gibidirler, bir uzuv rahatsız olsa bütün bir beden acı duyar