Elinin hamuruyla Diyanet'in işine karıştı
Eymen NEZİR / DİNİHABERLER.COM


Haberimizin başlığından da anlaşılacağı gibi Haber Türk yazarı Nihal Bengisu Karaca, "Elinin hamuruyla Taaa Diyanet'in işine karıştı..." Bazı sözler vardır söylenmez saklanır. Ama bazı öyle sözler vardır ki okun yaydan çıktığı gibi bir çıkar ve geri dönüşü asla olmaz.

Olaylı Kertenkele dizisinden sonra toplumda oluşan olumsuz etkenlerden birisi de “hocaaa!” tabiri oldu. Sokaktaki çocuklar ve kendini bilmezler, güzide kurumun ve hak dinin önderleri olan imam efendilere saygısızca “hocaaa!” diye çağıranlar çıkmaya başladı.

Maalesef toplumun bir kesimi, hala imamlara hitap ederken son derece saygısız bir hitap tarzını benimseyebilmektedirler.  Bu kaba kimseler tıpkı bedevi Arapların Hz. Peygamber’e yaptığı saygısızlığa benzer şekilde imamlara hitap ederken saygısızca “hocaaa!” diyebilmektedirler. İmama nezaketle “hocam” diye seslenmek yerine “hocaaa!” diye çağıranlar saygısız kimselerdir ve bunlar topluma çok kötü örnek olmaktadırlar.

Bu tür cahil kimseler kafalarındaki yanlış imam algısından kurtulamadıkları sürece imamlara böyle hitap etmeye devam edeceklerdir. Zira imamlar hakkında anlatılan olumsuz hikaye ve masalları dinleyen birisinin imama “hocaaa!” diye seslenmesi onlara göre gayet normal olabilmektedir. “Hocaaa!” yerine “hocam” demekle bir şey kaybetmeyecek kişi hala inatla “hocaaa!” diyorsa burada bir art niyet aramak yanlış olmayacaktır. “Alışkanlık olmuş işte, öylesine diyorum” diyenler bile hala bu hatalarını düzeltmeyip “hocaaa!” demeye devam ediyorlarsa bu duruma sessiz kalmak, bunun onaylandığı anlamına gelecektir. Ancak biz bu yazı dizimizde bu yanlışlığa işaret ederek rahatsızlığımızı belirtiyor ve “hocaaa!” demekte ısrar edenlerin çok büyük bir hata ettiklerini buradan açıkça belirtiyoruz.

Özellikle son elli yıldır çekilen bazı filmlerde, oynanan tiyatrolarda, yazılan romanlarda ve çizilen karikatürlerde en çirkin ve itici karakter olarak gösterilen, üstü başı dağınık, saçı sakalı birbirine karışmış, haşin bakışlı, dişleri sapsarı, şalvarlı ve kara cüppeli, her türlü kötülüğü yapan, dedikodu üreten, laf taşıyan, milleti kışkırtan ve sadece kendi çıkarlarını düşünen bir kimse olarak imamları tanıtmak son derece yanlış olmuştur. Bu tür filmlerin etkisinde kalan birileri eğer “hocaaa!” diye hitap etmekte mahzur göremiyorlarsa bu onların hatasıdır ve bunu düzeltmek de yine onlara düşmektedir.


Diyanet İşleri Başkanlığı çıkar çatışmasına alet olmuyor. Bilakis üstün tecrübesine dayanarak doğacak tehlikleri baştan gördüğü için (ki ne kadar haklı olduklarını yukarıda açıklık getirdik) dizinin hatasına dikkat çekti."Diyanet yetkilileri teveccüh gösterip iki bölüm bile izlememiş" gibi safsatalarda geçiştirmeye çalışmak, gündem olsun ben de bir şeyler yazayım demekle bu işler olmuyor. Kısaca Nihal Bengisu Karaca hanım, bu işler hamur yoğurmaya bezemez.

Haber Türk yazarı Nihal Bengisu Karaca'nın o yazısı:

Ülke gündemi ciddi konularla imtihan ediliyor. Bu arada bana kalırsa diğer konulardan daha az ciddi olmayan bir hadise daha yaşanıyor. Bir televizyon kanalında gösterilen “Kertenkele” dizisinin imam karakteri etrafında kıyametler koparılıyor, Diyanet İşleri Başkanlığı da “Kıyameti koparan kim?” diye düşünmeden popüler kültür ürünlerinin geleceğini esir alabilecek yanlış bir hükme varıyor. Gelinen noktada İstanbul Müftülüğü, dizi ekibinin camilere girmesini yasaklıyor.

Olaylı Kertenkele dizisinin meselesi, bir komiserin takıntısı haline gelen yufka yürekli bir yankesicinin kaçarken kılık değiştirmesi, bir imamın cübbesi ve sarığı altına gizlenerek hem polisten hem suç dünyasının gözü dönmüşlerinden korunmaya çalışması. Sığındığı kasaba, kılığından dolayı kendisini imam zannedince bu rolü üstlenmek zorunda kalıyor, bu da “İmamlara hakaret ediliyor” yaygarasının temeli oluyor. Sosyal medyanın talimatla mülayim-talimatla çirkef olan paralel hesaplarının kara kampanya başlatmasının asıl nedeni, Kertenkele’nin ilk iki bölümde bile epey iyi reyting alması ve STV dizilerini tehdit etmesi.

Diyanet İşleri Başkanlığı ise çıkar çatışmasına maalesef alet olarak bir açıklama yayınlatıyor. “Filmde karakterize edilen ‘sahte imam’ tiplemesi toplumsal saygınlığı olan din görevlilerimizi derinden yaralamıştır” şeklindeki sözlerden anlıyoruz ki, Diyanet yetkilileri teveccüh gösterip iki bölüm bile izlememiş. Zira, “Kertenkele” karakteri “Allah bütün kapıları yüzüme kapatıyor” diyen umutsuz bir adam iken, giydiği cübbeye layık olmaya çalışan bir adama dönüşmekte. Tersi olsaydı, yani imam karakteri bir sahtekâra dönüşseydi, Diyanet’in tepkisi belki anlaşılabilirdi. Öyle bir durum yok. Konu bir imamın suç işlemesi değil. Bir suçlunun imam kılığına girmesi. Bu iki durum birbirinden ayırt edilemiyorsa, vay halimize.

Diyanet’in açıklamasının şu kısmı da epey kafa karıştırıcı: “Dini değerlere saygıda bir seviye kazanan yayın hayatımızın tekrar bu seviyenin altına inmesini en hafif ifadeyle dikkatsizlik ve özensizlik olarak değerlendirmek istiyoruz. Bu açıklamamız sonrasında bu tür senaryolarda İslam’ın temel esaslarını (...) ve toplumsal saygınlığı olan şahsiyetlerin değerini aşındırıcı tarzda konu edinilmemesi noktasında bir bilincin oluşması temennimizdir.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
olmaz 2 yıl önce

Haberiniz çok doğru bizde arkanızdayız yalnız elinin hamuru tabiri hiç hoş değil siz bu yazıyla kadina verdiğiniz değeri yansıtıyorsnz

Avatar
fatih 2 yıl önce

yahu arkadaşlar anlamadım üç dört haftadır kertenkele tutturmuş gidiyorsunuz ben anlamadım bu diyanetin başka sıkıntıları sorunları yokmu bu nedir diziyle alakalı yapılan haberin hemen arkasından bir cevap yetiştirmenin gayretindesiniz bi etrafınıza bakın kudüs ne durumda istanbulda valide bağ camisinin yapımına karşı çıkanlar için bir tepki koyalım

Avatar
cemal kurt 2 yıl önce

Hanım efendi sen Diyanetin işine karismayi bırak da senin becerebildigin .... işine bak sen ve gibilerin ancak o işten anlarsın.

Avatar
şalvarlı be cübbeli 2 yıl önce

Ya arkadaş sizin bu kadından ne farkınız kaldı " ŞALVARLI VE KARA CÜBBELİ " kötü kimselermi bu ifade nasıl bir ifade pantolonlu ve cekatli iyi ama şalvarlı kara cübbeli kötü size efendimizin şalvar hakkındaki sözlerini araştırın derim ikincisi bu ülkede çoğu imama kara cübbe giyerdi unutmayın hemen bu cümleyi çıkartın yoksa kaşyapayım derken göz çıkartıyorsunuz ayrıca bu yazdığımı yayınlayın lütfen

Avatar
Ahıkalan 2 yıl önce

Söylemleriyle eylemleri ölçüşmeyen Din görevlileri ister istemez Hocaaaaa! diye çağrılırlar. Kendisine Hocam! dedirtemeyen Din görevlisi ya durumunu iyice bir gözden geçirip, hatayı önce kendinde arayarak şöyle muhkemce bir silkelenmeli, "Ben nerde yanlış yaptım (ve yapıyorum) diyerek titreyip kendine gelmeli ya da tezelden şu güzide kurumu terk etmeli. Kapılar ağzına kadar açık. Kimse kimseyi zorla tutmuyor. En azından böyle yaparak, hem vebalden/kul hakkından kurtulmuş olur, hem de teşkilat mensuplarıyla kurumumuzun onurunu daha fazla zedelememiş olur vesselâm!...

Avatar
münzevi 2 yıl önce


ne demek ''elinin hamuruyla''? dini haberlerin kadına bakışı bu mu?
hem merak etmeyin , bu millet imamın sahtesini de gerçeğini de birbirinden ayırt eder.

Avatar
KARTAL 2 yıl önce

HOCA BAŞKA HOCAM BAŞKA ŞEYLAR İFADE EDER BU DOĞRUDUR.FAKAT BİR İMAM EFENDİYE BAZI TOPLUM HOCA BAZI TOPLUMDA HOCAM DİYE HİTAP EDİYORSA BU TOPLUMDAN ÇOK İMAM EFENDİNİN KİŞİLİĞİ İLE ALAKALIDIR. KENDİSİ TOPLUMDA MASIL BİR İMAJ BIRAKIRSA CEMAAT ONA ÖYLE HİTAP EDER.GÖREVİNİ TAM ANLAMIYLA YAPAN BİRİSİNE KİMSE HOCA DİYE HİTAP ETMEZ.BAŞKA İŞLERLE UĞRAŞIR İMAMLIĞIDA HOBİ OLARAK YAPARSA OZAMANDA HOCAA DA DERLER BAŞKA ŞEYDE DERLER.ÖNCE SUÇU KENDİMİZDE ARAYALIM

Avatar
mehmet 2 yıl önce

yahu şimdi kadın haklı yani yazdığı yazıda güney doğuda mele bilmem ne diye şalvarlı dağınık sakallı üst baş garip kılık kıyafet yönetmeliğiyle alakasız giyimli kişilere imamlık verilirse bugün insanlarda hocaaa der laannnn da der saygı kalmaz imam kürsüden hucurat suresini tefsir etmezse ilk göreve başladığı yerde kesin tavrını koyup sosyal hayatındaki prensiplerini bir birr saymazsa önüne gelen dalgaya alır ,