Erdoğan: Rabbim iyilik edenleri aramızda barındırsın
Ülkemizin en önemli vakıflarından olan Diyanet Vakfımız bugün 41. yılını idrak ediyor. 41. yılın hayırlara vesile olmasını Rabbimden temenni ediyor, 41 kere maşallah diyorum. Vakıf mensuplarından, hayırseverlerden bugüne kadar emeği geçenlere, bundan sonraki süreçte de emeği geçecek olanlara şahsım, milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum. Dünyayı iyiliğin değiştireceğine inanan, eylemleri, projeleriyle bunu teyid eden bu güzide topluluk karşısında bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. İnsan insanıdır şifasıdır sözü bu iyilik hikayelerinden ete kemiğe bürünüyor. 
 
Türkiye Diyanet Vakfı her ne kadar Diyanet İşleri Başkanlığımızla özdeşleştirimiz olsa da aslında milletin desteğiyle bugünlere gelmiş bir kuruluşumuzdur. Diyanet Vakfı, inanç, köken, menşe ve bölge ayrımı yapmadan ihtiyaç sahiplerinin yanında olmuştur. Vakfımızın iyilik misyonuyla dünyanın her yanında yürüttüğü faaliyetleri takdirle izliyorum. İslam Ansiklopedisi gibi muhteşem bir eseri ülkemizi ve tüm insanlığa kazandırmasıyla da takdiri hak ediyor. Yurt içinden ve yurt dışından 24 bin öğrenciye burs sağlayan vakfımız 6 bin öğrencimizi yurtlarında barındırıyor. Özellikle yurtdışında vakfımız yardımıyla ülkemize getirtilip, ilahiyat ve imam hatip eğitimi için gelen evlatlarımıza, yavrularımıza bu verilen hizmeti çok ama çok önemli görüyorum. 
 
Suriye'den ülkemize gelen muhacir kardeşlerimizin çocukları için hayata geçirilen 'Farkındayız yanındayız' kampanyası ile ayrıca teşekkür ediyorum. Vakfımızın desteklediği hafızlığa yönelik Kuran kursları da çok hayırlı hizmetler olarak devam ediyor. Türkiye Diyanet Vakfı yurtiçi ve yurt dışında yaptığı yardımla ülkemizin önde gelen sivil toplum kuruluşları arasında yer alıyor. 1975 yılında Kocatepe Camii'nin inşaasının temeline atılan ilk harçla atılan dini hizmete yönelik inşaasını adeta vakfımızın alameti farikası olarak görüyorum. Bugüne kadar 3 bin 500 ve dışarıda 100'ün üzerine çıkan öğretim ve eğitim hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesini bekliyorum. 
 
Paralel yapıların Hizmet ve adanma kılıfları adı altında nesillerimizi kirli emellerine alet etmesine seyirci kalamayız. Ümmeti parçalayan, ümmeti birbirine düşürenlerin bu gayretlerine seyirci kalamayız. Anneyi evladına, evladı annesine babasına düşman kılan bu anlayışa seyirci kalamayız. Yeni nesillerin maddi ve manevi olarak beslerken bu şer odaklarına karşı azami derecede dikkatli olmalıyız. Diyanet Vakfımızdan bu anlayışla Milli Eğitim Bakanlığmızı ve Diyanet İşleri Başkanlığıyla hareket ederek çalışmaları daha da yaygınlaştırmalarını bekliyoruz. Bu hizmetlerin ilelebet devam etmesini temenni ediyorum. 
 
Bir toplantı vesilesiyle Kamerun'dan gelen Müslüman heyet Diyanet İşleri Başkanımıza 16 maddelik bir liste veriyor. Başkanımız 'bunların hepsini yapamam, bir tanesini söyleyin onu gerçekleştirmeye çalışayım' diyor. Muhatabı listenin en son sırasındaki talebi işaretliyor. Bu talep Diyanet İşleri Başkanımızın cübbesi ve sarığıyla ülkelerini ziyaret etmesi, oradaki müslümanlarla kucaklaşması isteğidir. Biz yıllarca kendi ülkemizde cübbesiyle, sarığıyla dolaşan Cumhurbaşkanı göremedik yahu! Başkanımız onca meseleniz varken, ziyaret konusu niye sizin için bu kadar önemli diye soruyor. Cevap, siz muhatabı Müslüman olarak azınlıkta yaşamanın ne zor şey olduğunu bilemezsiniz. Siz bu şekilde ülkemize geldiğinizde bizim sahipsiz olmadığınız görülecek. Bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanımız ilk fırsatta oraya gider. Namazı kıldırmak üzere camiye giderken, 'gittiğimiz ülkede kaç yüz kişi var' diye soruyor, yanındakiler 'hocam 30 bin kişi sizi bekliyor' diye cevap veriyor. 
 
Namazdan sonra birisi gelip başkana geliyor 'Elhamdülillah Kusseri seferi tamamlandı' diyor. Başkan soruyor; Kusseri nedir? Muhatabı soruyor, 'bizimle çadır arasında Kusseri diye bir yer var, sizin atalarınız orayı geçemedi. Bugün o sefer tamamlandı diyor. Bugün gönlünü kazandırdığımız duasını aldığımız her toplum, her insan işte böyle hayırla yadediyor. Bundan daha büyük bir ödül, mutluluk düşünülebilir mi? Bizim medeniyetimiz bir yönüyle de iyiliğin kurumsallaşmış hali olarak ifade edebileceğimiz bir vakıf medeniyetidir. 

 
Bu muhteşem medeniyet ecdadımızın bize bıraktığı en büyük miraslardan biridir. Bizim medeniyetimizde kalem kılıcın önündedir. Biz kılıcın geçiciliğine, kalemin, yazının, irfanın kalıcılığına inanırız. Fatih'in Akşemseddin'e, Yavuz'un İbn-i Kemal'e hürmeti, bir devlet adamına hocasına saygısının ötesinde sahip olduğumuz medeniyet tasavvurunun yansımasıdır aslında. 
 
Dönüşüm sancısı çeken kardeş toplumlar gözünü ülkemize dikmiş rehberlik bekliyorlar. Biz Irak'taki, Suriyeli mazlumlara kapıları açtıysak iyilik medeniyetin mensupları olduğumuz için açtık. Kaç kişi gelecek diye sormadık, Batı ne yapıyor. Biz 500 kişi alırız diyor. Sonra ne yaptılar, dikenli telleri koydular. Sonra 'hayır almayız, Türkiye bize rakam versin' dediler. Ne rakamı yahu! Şu anda burada 3 milyon insan var. Bundan sonra da biz açık kapı politikasıyla, o bombalardan kaçan insanları almaya mecburuz, mahkumuz. Çünkü bu medeniyetin evlatları bunu yapmaya mahkumdur. 
 
Eskiler kem aletle kemalat olmaz derler. Kötü vasıtalarla, yanlış araçlarla doğru sonuçlar elde edemeyiz. Müslümanı terörist, İslam dünyasını terörün kaynağı olarak göstermeye çalışanlara karşı kendi değerlerimizle mücadele etmeye devam edeceğiz. Asla adaletten ayrılmayacağız. Onlar çıkarları için tüm dünyayı ateşe atmayı göze alabilir, biz hakkın, merhametin, şefkatin, iyiliğin yanında yer alacağız. Bizim medeniyetimiz, kültürümüz, tarihimiz bize bunu emrediyor. Ne diyor sevgili peygamberimiz; Müslüman elinden ve dilinden insanların selamette olduğu kişidir... Mümin ise insanların canları ve malları konusunda emin olduğu kişidir. Çerçeve burada çizilmiştir. Bu emiri alan hiçbir müslüman, mümin masumlara el kaldıramaz, gırtlağını kesemez, kurşun sıkamaz, bomba atamaz. Bizim medeniyetimizin olduğu hiçbir yerde DAEŞ olamaz, Boko Haram olamaz. PKK olamaz, PYD olamaz, YPG olamaz. 
 
Bizim medeniyetimiz olduğu hiçbir yerde Klux Klan da olamaz holokost da olamaz. Bugün Müslüman dünyası sosyal çalkantıların içinde kıvranıyorsa dönüp önce kendimizi sorgulayacağız. Demek ki, yeteri kadar sesimizi duyuramıyoruz. Yeteri kadar hakkın, adaletin mücadelesini veremiyoruz. Hep birlikte bu muhasebeyi yapmanın medeniyetimizin yüklediği sorumluluğa sarılmak lazım. Tabiat boşluk kabul etmez. Bizim medeniyetimizin, değerlerimizin boş bıraktığı her yer başkalarının hoyrat, zalim, kan dökücü elleriyle dolduruluyor. Buna karşı medeniyetimizi yeniden ayağa kaldıracağız. Vakıflarımızı, vakıf geleneğimizi güçlendirerek bunu yapacağız. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfı Uluslararası İyilik Ödülleri Tören'inde yaptığı konuşmasında "Paralel yapıların, hizmet adı altında nesillerimizi kendi kirli emellerine alet etmesine seyirci kalamayız. Ümmeti parçalayan, ümmeti birbirine düşüren bu gayretlerine seyirci kalamayız. Anneyi, evladına, evladı annesine babasına düşman kılan bu anlayışa seyirci kalamayız. Yeni nesillerin, maddi ve manevi olarak beslerken bu şer odaklarına karşı da azami derecede dikkatli olmalıyız" dedi.
 
Cumhurbaşkanı'nın konuşmasından satır başları şöyle:
 
"Biraz önce hep beraber izlediğimiz ekranda, insanı insan yapan hasretlerin, onu var kılan ulvi değerlerin hala ayakta olduğunu görüyoruz. Bu hikayeler bize, her gün içimizi karartan manzaralara rağmen karşılıksız vermenin hala dipdiri ayakta durduğunu anlatıyor. "İnsan insanın şifasıdır" sözü, bu iyilik hikayelerinde ete kemiğe bürünüyor.

"Bu yılki uluslararası iyilik ödüllerinin sahibi, aziz kardeşim, Sudan'ın 7. Cumhurbaşkanı Abdurrahman Swar Ez-Zeheb. 
 
"Bir canı kurtarmak için, kendi canını hiçe sayan, kahraman Mehmedimiz, İsmail Ertem'i.
 
"İhtiyaç sahiplerin, mültecilerin, sığınak-çatı arayanların hamisi, Dr. Jemılah Mahmood Hanımefendi'yi

"Gazze'nin- Filistin'in can dostu, 'ı

"Kötülüğe iyilikle set kuran, saygı değer diyanet işleri başkanımızın da onun hikayesini anlattığı, Dr. Susan Carland Hanımefendiyi.

"ihtiyaç sahibi çocukların yardım meleği, "Leyla'dan Sonra" hareketi'ni başlatan Sinem Buğan, Kübra İlicepınar, 

"Şanlıurfa'da hayatını yoksullara adayan Osman Gönen beyefendiyi şahsım milletim adına gönülden tebrik ediyorum. Sizler fedakarlıklarınız, gayretleriniz, öz verili çalışmalarınızla ortak yaralarımıza merhem oluyorsunuz. O diktiğiniz iyilik fidanlarının uzun süre meyve vermeye devam edeceğine inanıyorum.
 
"Bin şubesi, dünyanın 135 ülkesine yayılan çalışmaları ile Diyanet Vakfı, inanç, köken ayrımı yapmadan ihtiyaç sahiplerinin yanında oluyor. Vakfımızın, eğitim-öğretim işlerinin yaygınlaştırılmasını takdirle takip ediyorum. İslam Ansiklopedisi gibi muhteşem bir eser, ülkemize ve tüm insanlığa armağan ettikleri için teşekkür ediyorum. 44 ciltlik İslam Ansiklopedisini, Cumhuriyet tarihinin en önemli eseri olarak değerlendiriyorum.
 
"Suriye'den ülkemize gelen muhacir kardeşlerimizin çocukları için 'Farkındayım, yanındayım' kampanyası için ayrıca teşekkür ediyorum. 
 
"Türkiye Diyanet Vakfı, 316 milyon lira yardımla ülkemizin önde gelen sivil toplum kuruluşları arasında yer alıyor. Kocatepe'nin temeline atılan ilk harçla başlayan camii, çeşitli kurslar, eserler olarak devam etmiştir. Vakfımızın alamet-i farikası olarak görüyorum. Sayıları 3500'e yaklaşan, dışarıda da 100'ün üzerine çıkan eğitim-öğretim hizmetinin kesintisiz devam etmesini temenni ediyorum.
 
"Çocuklar, önem vermemiz gereken kesimlerin başında geliyor. Öğrencilerimizin ahlaklı, vatanımıza milletimize faydalı bireyler haline gelmesinde vakıflarımıza önemli görevler düşüyor. Terör örgütlerinin pusuda beklediği bu dönemde çocuklarımıza daha fazla sahip çıkmalıyız. Paralel yapıların, hizmet adı altında nesillerimizi kendi kirli emellerine alet etmesine seyirci kalamayız. ümmeti parçalayan, ümmeti birbirine düşüren bu gayretlerine seyirci kalamayız. Anneyi, evladına, evladı annesine babasına düşman kılan bu anlayışa seyirci kalamayız. Yeni nesillerin, maddi ve manevi olarak beslerken bu şer odaklarına karşı da azami derecede dikkatli olmalıyız. Diyanet Vakfımız'dan bu anlayışta, MEB ve Diyanet İşleri Başkanlığımızla birlikte hareket ederek çalışmalarını daha da yaygınlaştırmalarını bekliyoruz. 


DEVAMI GELİYOR...

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim ÜNVER 10 ay önce

Emeği geçenlerden iyilikleri yapanlardan Allah razı olsun
Camii vaazlarinda Diyanet vakfının iyiliklerini hizmetlerini anlatılması dileği ile
Sayın Cumhurbaşkanı mız 40 dakika anlattı