Görmez, "Ramazan en büyük irade hürriyetidir"
Ramazanın iklimine girildiği bugünlerde, tüm İslam aleminin ramazan ayını tebrik ederek söze başlayan Başkan Görmez’in konuşmasından öne çıkan bazı satır başları şöyle;

“Ramazan ayı her sene bize kendimizi hatırlatmak için gelir…”

Ramazan ayının hayırlar, bereketler getirmesini yüce Allah'tan niyaz ediyorum. Ramazan biz Müslümanlar için çok şey ifade ediyor. İnsanoğlu unutkan bir varlık. Her şeyi unutması bir tarafa gündelik hayatın akışı içerisinde kendisini unutuyor. Kalbini unutuyor. Rabbini unutuyor. Kardeşini unutuyor. İnsan olduğunu unutuyor. Ramazan, bir hatırlatmadır. Din, insana insan olduğunu hatırlatan bir mesajdır. İnsana kendisini unutmamasını bildiren bir mesajdır. Ramazan her yıl bize bizi yeniden hatırlatmaya geliyor. ‘Kendinize gelin. Nereye gidiyorsunuz? Senin bir Rabbin var. Sen çok kıymetli bir varlıksın. Sen yüce bir varlıksın. Senin bir kalbin var. Ona sahip çık. Senin annen baban var. Etrafında insanlar var. Bütün bunların farkında ol. Bütün bunların farkına vararak bir hayat yaşa. Nefsinize esir olmayın. Dünyaya teslim olmayın’ diyor. İşte ramazanın bize getirdiği en büyük nimet bize bizi hatırlatmaktır. Ramazan bize özgürlük getirir. Bütün bu mesajlarla geliyor ramazan.

“Oruç ibadetinin bize kazandırdığı en büyük hürriyet irade hürriyetidir…”

Ben ramazanı her yıl bütün müminleri içine alan bir mektebe benzetirim. Ramazan okulu. Muhteşem zengin bir programı var. İçinde imsak var, oruç var, iftar var, teravih var, Kadir Gecesi var, fıtır sadakası var. Sonu bayramla bitiyor. Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden azad.  Üç ayrı bölümden oluşuyor. Böyle muhteşem bir mekteptir. Bu mektebin gayesi bize özgürlük kazandırmaktır. Oruç ibadetinin bize kazandırdığı en büyük hürriyet irade hürriyetidir. Bütün ibadetlerin farziyeti bize irademizi özgür kılmayı öğretmektir.
“Ramazanın bir manası da, ‘Tozu toprağı alıp götüren yağmur’ demektir…”

Ramazan kelimesinin manası bile çok şey ifade ediyor. İki kökten gelir ramazan. ‘Ramad’ ve ‘ramda’. Ramad, ‘kavurucu ateş’ demektir. Bu manayı verdiğimiz zaman, ‘bizde var olan bütün kötülükleri yakıp kül eden bir ay’ manasına gelir. Ramda ise, ‘sonbahar yağmurları’ demektir.  Yazın ortaya çıkan bütün o tozu toprağı alıp götüren yağmurun adıdır. Bizim de yüreklerimiz tozlanıyor. Topraklanıyor. Kalplerimiz paslanıyor. Nasır tutuyor.  Duygularımız ile köreliyor. Hem bir kavurucu ateş gibi gelip bizdeki kötülükleri alıp götürüyor hem de yüreğimizin, kalbimizin, duygularımızın, ruhumuzun üzerindeki pası, kiri tertemiz yapan bir yağmur gibi geliyor. Gerçekten biz de hem ümmet olarak hem insanlık olarak o yağmura muhtaç çatlamış toprak gibi ona hasret kaldık. İyi ki ramazan var ve ramazan inşallah bu güzellikler ile gelir. Hem coğrafyamızda hem de bütün insanlığımızda yaşanan bütün bu acıları, bu kötülükleri beraberinde alır götürür.
“Ramazanın rahmet yağmuru, Suriye’de, Irak’ta, Arakan’da, Afganistan’da, Libya’da, Yemen’de Müslümanların üzerine yağacak inşallah…”
Bütün bu kötülüklere, acı ve ıstıraba rağmen ‘iyi ki ramazan var’ demeliyiz. Bütün o acıların içerisinde o zulümlerin içerisinde inleyen insanlara ya bir de o ramazan gelmese. Biliyoruz insanlık, Müslümanlar ramazana direniyor. Allah ramazana öyle güç vermiş ki o günden bugüne Müslümanları, insanları kuşatıp duruyor. Yeryüzü mabede dönüşüyor. Buna rağmen insanlar direniyor. Peygamberimiz, ‘herhangi bir toplumu ramazan gelir kuşatır, onlar da ramazana, arınmaya direnirlerse onlara yazıklar olsun’ der. Bütün acılara, ıstıraplara, kötülüklere rağmen ramazanın o yakıcı ateşi bütün bu kötülükleri azaltacaktır diye düşünüyorum. Ramazanın o ‘yağmur’ olarak adlandırdığımız rahmeti inşallah gelecek ve Suriye’de, Irak’ta, Arakan’da, Afganistan’da, Libya’da, Yemen’de Müslümanları kuşatan kötülükleri en azından azaltacak onlara Müslüman olduklarını hatırlatacak, onlara kardeş olduklarını hatırlatacak.

“Birlikte iftar yapan Müslümanlar daha sonra silahlarını omuzlarına alıp birbirlerini tekfir ederek katletmeleri ne büyük bir acıdır…”
Düşünebiliyor musunuz? Yan yana yaşayan Müslümanlar aynı orucu tutacak, sonra hep birlikte aynı iftarı yapacak, birlikte teravih kılacak. Sonra da silahlarını omuzlarına alıp birbirlerini tekfir edip katledecekler. Aman Allah'ım ne büyük bir acı bu. ‘Ya Rabbi bizi bu acıdan bir an önce kurtar’ diye dua edelim. Bu ramazanda bütün müminler duasını birbirine katarak, ramazanın mağfiret ikliminde coğrafyamıza yeniden selam getirmesini, barış getirmesini, eman getirmesini, güven getirmesini Allah’tan niyaz edelim.

Kaynak: Dinihaberler.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.