Görmez: Sanal Ortamlarda İyilikler Kötülüklerin Önüne Geçemedi
 
 
Gençlik meselesi… İnternetin gençleri perişan etmesi, popüler kültürün olumsuz etkileri, üniversite sınavlarından çıkan sonuçlar tartışılıyor… Ne diyeceksiniz?..
 
- Doğrusu başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, bütün milletimizin dini hayatına, ilim ve kültür hayatına hizmet eden kurumlarımızın bir özeleştiriye ihtiyacı var. Bizim topluma sunduğumuz hizmetin ve bu hizmette kullandığımız dilin ve üslubun genç kuşaklarla arasındaki büyük mesafeyi gördük ve 20 yıl geriden takip ettiğimizi fark ettik. 20 yıllık bir boşluğu doldurmak için çok önemli projelere imza attık. Yaygın din eğitimi, Kur’an kurslarımızdaki dini üslubu yeniledik, gençlere ve çocuklara yönelik yayınlarımızı gözden geçirdik, hem de cami içinde kullandığımız dilin gençlere hitap edip etmediğini dikkate alarak yeni çalışmalar yaptık. Geçen sene neredeyse bir yıl boyunca ‘Cami ve Gençlik’ teması üzerinde durduk. Daha önce ‘Çocuk ve Cami’ teması üzerinde durmuştuk… Bilhassa çocuklara ve gençlere yönelik çalışmalarımızı yenilemeye çalışıyoruz. Şöyle bir durumla karşı karşıyayız: Aralarında sadece bir yaş farkı olan çocuk ve gençler arasında neredeyse bir kuşak farkı görülüyor. Hakikaten, tarihin hiçbir döneminde bu kadar hızlı bir değişim içerisine girilmemiştir. Ama buna rağmen imam hatip liseleri daha doğrusu öncelikle Kur’an öğrenme yaşının önündeki engellerin ortadan kalkmış olması, yasakların ortadan kalkmış olması, gençlerin aynı şekilde gerek imam hatiplerde gerek diğer müesseselerde pek çok imkana kavuşmuş olması bir açıdan çok müspet gelişmeler. Fakat yapılması gerekenle mukayese edildiği zaman alınması gereken çok büyük mesafeler var. Bir de dijital gençlik diye bir gençlik var.

Dijital ortamlardaki, sanal ortamlardaki iyilikler, kötülüklerin önüne geçmiş değil. Sanal ortamlarda doğru bilgi yanlış bilginin önüne geçebilmiş değil. Kötülüğü, yasaklarla tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil. İyiliği, fazileti her türlü kötülüğün önüne geçirecek çalışmalara ihtiyaç var. Bunun için de hem yurtiçinde hem yurtdışında çalışmalarımız var. Yurtdışındaki gençlerimizi her türlü asimilasyondan uzak tutmak için çok önemli çalışmalarımız var. Diyanet Televizyonu inşallah Ramazan ayından itibaren müstakil yayın faaliyetine başlamış olacak. Orada gençlerimiz için içeriği çok daha güçlü programlar hazırlamaya başladık. Büyük bir seferberlik içindeyiz. Ama hâlâ dilimiz, üslubumuz, yayınlarımız, bugünün genç kuşaklarını kuşatacak donanıma gelmiş değil.
 
 Üniversite sınavlarında başarı için…
 
- Bugün karşılaştığımız tablo topyekûn bir eğitim, bilgi, kültür sorunumuzdur. Diyanet İşleri Başkanlığı işin sadece “Din Eğitimi” boyutuna bakıyor ve bu konuda katkı sunmaya çalışıyor. Topyekûn bir eğitim, kültür, ilim siyasetimizin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etmek isterim. İnsan yetiştirme düzenimizi oluşturan müfredatlarımızın mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bugün verdiğimiz eğitim, size çok garip gelecek ama, Dini eğitimin yöntemleri dahi bazen materyalist yöntemler olabiliyor. Din eğitimi manevi bir eğitimdir. Metot, daha pozitivist bir metot olabiliyor. Çünkü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi var, burada sadece bilgi yükleme söz konusudur. Zannedildiği gibi bir eğitim yoktur. Zaman zaman bu eğitimle din bilgisinin birleştirilmesi konusu işlendi ama mesafe alınamadı doğrusu. Gençlerin bir saatlik bir cami ortamında, kubbenin altında, minberde, mihrapta aldıkları bir saatlik bir eğitimin saatlerce bilgi yüklenmesinden çok daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Bizim camilerimizdeki yaz kurslarının bu açıdan çok önemli olduğunu düşünüyorum.  

KAYNAK: SERDAR ARSEVEN / ŞAKİR KURTER / AKİT GAZETESİ

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
HOCA 2 yıl önce

BAŞKANIMIZA KATILMIYORUM.. DİNDAR BİR GENÇLİK (!) YETİŞİYOR.. HER ŞEY MEYDANDA.. DURMAK YOK YOLA DEVAM !!

Avatar
Hüseyin 2 yıl önce

Hoca yorumcusu dindar gençlik yetiştiğinden eminmisin ben ne yazıkki değilim ama İNŞALLAH dindar genç kullar olurlar ve yetişirler bizde dahil dindar bir gençlik yetişmesine vesile olmak istiyorsak bizde dindarlığımızı düzgün yaşayan kul olmaya çalışmalıyız bu sözüm bende dahil benim gibilere devlet büyüklerimize olsun devlet dairelerinde çalışanlar olsun özel sektörde çalışanlar olsun ana baba abi abla teyze hala babaanne dedeler anneanneler dayilar amcalar kisacasi yeni neslin dindar bir nesil olmasima vesile olmak için tüm dunyada yasayan insanlarin dindar yasamalari gerekir yani hepimiz ALLAH ın emrine itaat etmemiz gerekir maas dan bahsetmek istiyorum maas adaleti varmi yok adam oturmus oku okuma imza at birsuru para al adalet nerde bu sadece maas adaletsizligi fabrikatorler porsh ferrariye binsin gariban isciler eve bir lokma ekmek goturcem diye calissin ozel sektorde de calisanlarin yani asgari maasin enaz 2bin ile 2500 arasi olmasi lazim zorunluluk getirecek tabiiki buyuk sektorlere uygulanacak tabiiki benimkisi hayal bu acgozluluk varken kabul etmeyen buyuk sektorler olursa devlet hangi sektor kabul etmiyorsa o sektorun urettigi isin ayni sekilde fabrika acip isciler devletin actigi yere girecekler bak ozaman calisani olmayinca batna yoluna gidince mecbur kabul edecek neyse ben boş konuştum sadece hayal ama bana bir guc verilirse RABBİM bana guc verirse sadece turkiye degil tum dunyayi islam dini ALLAH ın emrine gore yonetilecek ama ne yazıkki böyle bir imkan verilmedi dikkat edin yonetim islama gore insanlarin yasamina gore degil