Görmez'den Tüm Dünyaya Birlikte Yaşama Ahlak Muştusu
Kutlu Doğum heyecanı başladı…
 
Diyanet İşleri Başkanlığının 20 yılı aşkın süredir kutladığı 'Kutlu Doğum Haftası' dün gece özel bir programla başladı. İstanbul Kongre Merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla resmi açılış töreni yapılan hafta, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli etkinliklerle kutlanacak.
 
Kur'an tilaveti ve Salavat-ı şerifler ile başlayan gecenin açış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, her yıl Kutlu Doğum Haftalarında bireysel ve sosyal hayat açısından önem arz eden temaları ülke gündemine taşımaya, özelde toplumu, genelde ise tüm insanlığı Hz. Peygamberin çağlar üstü örnekliğiyle, rahmet yüklü mesajlarıyla buluşturmak için gayret gösterdiklerini kaydetti.
 
Bu yılki Kutlu Doğum Haftasının temasının “Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı” olarak belirlendiğini belirten Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Bugün, bir gölgelik hükmünde olan dünya hayatımızda, imtihanlarla geçecek kısacık ömrümüz süresince hep yolumuzu aydınlatacak olan Kerim Kitab’ın “sirac-ı münir” diye adlandırdığı ışık saçan kandilin yanmaya başlayışını yeniden hissedeceğimiz bir haftanın başlangıcıdır. İçimizin karanlık dehlizlerinde kaybolurken, yüreğimizde yanarak, zihnimizi aydınlatarak bizi merhamet yüklü sokaklara çıkaran bir hidayet rehberinin doğuşunu idrak edeceğimiz bir Kutlu Doğumun başlangıcıdır” diye konuştu.
 
Bu senenin temasını belirlerken bütün insanlığın ortak yurdu ve evi olan dünyanın herkesçe bilinen küresel ölçekte yaşadığı büyük acıların ve büyük sıkıntıların göz önünde bulundurulduğunu ifade eden Başkan Görmez’in açış konuşmasından öne çıkan bazı satırbaşları şöyle;
 
“Tarihte selam ve eman yurdu olarak bilinen İslâm coğrafyasının, bugün, savaş, şiddet ve vahşetle anılmaya başlaması, birlikte yaşama ahlakı temasının belirlenmesinde etkili olmuştur….”
 
Biz bu konuyu tespit ederken, tarihte selam ve eman yurdu olarak bilinen İslam coğrafyasının, bugün, savaş, şiddet ve vahşetle anılmaya başlamasından yola çıktık. İnsanlığı topyekûn barışa davet eden bir dinin mensuplarının; cihanşümul bir rahmetin temsilcisi olan Hz. Peygamberin (sas) müntesiplerinin, bugün, ortaya koyduğu davranışlar ve sergilediği tavırlar sebebiyle kaybettikleri birlikte yaşama ahlakını bir daha yeniden nasıl tesis edebiliriz, düşüncesinden hareket ettik.

 
“Batı dünyası, İslamofobik dalgalarla hızla çok kültürlülükten uzaklaşmaktadır…”
 
Bu konuyu küresel ölçekte ele almak isteyişimizin önemli bir sebebi de Batı dünyasının İslamofobik dalgalarla hızla çok kültürlülükten uzaklaşması, Batı’da yaşayan millet varlığımızın ve Müslüman kimliğinin karşı karşıya kaldığı ciddi sorunlardır.
 
“Bu hafta, kin ve nefret yerine merhamet ve adaleti, düşmanlık yerine dostluğu, gösteriş yerine samimiyeti ikame etmek için bir fırsattır…”
 
Bu konuyu belirlerken elbette her şeye rağmen bir umut adası olmaya devam eden ülkemizi, milletçe yaşadığımız sorunları, birlikte yaşama ahlakını ortaya koymada zaman zaman yaşadığımız ciddi zaafları da dikkate aldık. Bu vesileyle kin ve nefret yerine merhamet ve adaleti; düşmanlık ve husumet yerine dostluk ve kardeşliği; riyakârlık ve gösteriş yerine içtenlik ve samimiyeti ikame etmek; zedelenen insan haysiyet ve onurunu yüceltmek için birlikte yaşama ahlak ve hukukunu yeniden gözden geçirmeye bir fırsat olsun istedik.


 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol