İlim Adamı Dediğin Böyle Olmalı
Samimi bir ortamda geçen kahvaltılı ziyarette İslam dünyası ve insanlığı tehdit eden problemler konuşuldu.
 
Ziyaret münasebetiyle Diyanet İşleri Başkanı’nın ilim adamı sorumluluğuna şahit olduk. İslam dünyası ve insanlığı tehdit eden tehlikeler karşısında gösterdiği duyarlılığı takdir ettik.
 
“En zor ve kritik 4 dönemden birini yaşadığımızı” anlatan Mehmet Görmez, bu dönemleri şöyle sıraladı:
 
“1. Hz. Osman’ın (R.A) katli ile başlayan Cemel, Sıffin, Nahçevan Savaşları ile devam eden fitne dönemi.
 
2. Moğol istilası ile başlayan acıklı dönem.
 
3. Osmanlı’nın yıkılışında yaşanan parçalanma ve işgaller.
 
4. Hem zihin, hem de gönül dünyası bakımından parçalanmışlıkla karşı karşıya olduğumuz bugünkü dönem.”
 
Diyanet İşleri Başkanı, İslam dünyasının büyük oyunlarla karşı karşıya olduğunu anlattı. Oxford aksanı İngilizceyle bir insanı canlı canlı yakarak kafasının kesilmesinin İslam adınaymış (!) gibi gösterenlerden örnek verdi.
 
İslam’ın terör ve şiddetle anılmasının Japonya gibi İslam’a meyilli ülkelerin İslam’la tanışmasını önlediğini söyledi. Bu iş için mezhepçilik fitnesinin tahrik edildiğini ifade etti.
 
Bu zor dönemi İslam kardeşliği, İslam Birliği ile aşabileceğimizi belirtti. Bu görevin tarihin sırtımıza büyük bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. 
 
Dünyanın Gözü Türkiye’de
 
Prof. Dr. Mehmet Görmez, İslam dünyasının bugünkü kaos ortamından kurtuluşunu Türkiye’den beklediğini örneklerle anlattı:
 
İşte, Liberya’dan Başkan’a ulaşan bir mektup: “Sizin Türkiye olarak şikâyet etmeye hakkınız yok. Şikâyet bizim hakkımız. Size düşen bizi, tüm Müslümanları bir araya getirerek İslam Birliği’nin kurulması için çabanızı ortaya koymaktır.”
 
Hacda görüştüğü bir Cezayirlinin sözleri şöyle: “Az önce tavafta ben kendi ülkemden çok Türkiye’ye dua ettim. Çünkü biz biliyoruz ki, Türkiye'’ye dua İslam dünyasına duadır.” ( Haberin ayrıntısı için resme tıklayınız)

dinihaberler.com
 
Hindistanlı bir âlimin sözleri de aynı gerçeğin yansıması: “Bizim de bir Meclisimiz var. En çok Türkiye’ye dua ediyoruz.” (Ayrıntılı bilgi için resme tıklayınız)

dinihaberler.com



 
 
Yemen’de Cuma namazı sonrası bir ihtiyar, Başkan’ın cübbesini tutuyor ve isteğini iki kelimeyle şöyle ifade ediyor: “Umudumuz sizde!”
 
Arşivde sakladıklarını söylediği Haitili Müslümanlardan gelen mektup Türkiye’nin sorumluluğunu anlatmaya yetiyor: “Burada anne babalar çocuklarını susturmaya çalışırken, ‘Evlâdım, üzülmeyin, korkmayın. Bir gün İstanbul'’dan Müslümanlar gelecek, bizi kurtaracaklar.’ Biz bu cümlelerle büyüdük. Fakat biz yüz senedir bekliyoruz, gelmediniz. Şimdi sizin adresinizi bulduk. Son kez bu mektubu yazıyoruz. Eğer bu sefer de gelmezseniz sizi ahirette Allah’a şikâyet edeceğiz.”

Dini Haberler olarak okurlarımıza kısa bir hatırlatma yapma gereği görüyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü "Brezilya Seyahatnamesi"ni  okurların hizmetine sundu. Bu eserde bir Osmanlının, varlığından o güne kadar haberdar olunmayan bir dünyayı keşfinin ve bu dünyayı yeniden biçimlendirme çabalarının hikâyesidir. Okurlarımızın bu esere mutlaka sahip olmasını öneriyoruz. (Ayrıntılı bilgi için resme tıklayınız)
 

 
Muhterem Görmez, Orta Asya, Balkanlar ve Afrika’da yaptıkları çalışmaları anlatarak,”İslam kardeşliğini, İslam Birliği’ni yeniden inşa etmek için yoğun bir çabanın içindeyiz” ifadesini kullandı. 
 
Elbirlik islam’a sarılalım!
 
Diyanet İşleri Başkanı, İslam dünyasının diğer problemlerini de dile getirdi. “Cihat kavramının içinin boşaltılmak istendiği”nden yakınarak, “Buna izin vermemeliyiz” dedi.
 
Görmez, “Cihadın sadece ‘kıtal’e indirgenmesinin kabul edilemez olduğunu” anlattı. “Ebu Gureyb, Guantanamo doktoralıları marifetiyle cihadı terör ve şiddet gibi gösteriyorlar” ifadelerine yer verdi.
 
Başkan, Allah’ın son hak dininin aslına uygun anlaşılıp yaşanmasından yana. İnsanlığın saadet ve kurtuluşu da buna bağlı.
 
Akıl için yol bir. Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı yerinde durduramayan gerçekler bunlar! 41 yıllık siyasi mücadelesinde, hep İslam Birliği’ne duyulan ihtiyacı dile getirdi.
 
1997’'de, bugün toplam nüfusu 1 milyarı geçen nüfusu en fazla 8 İslam ülkesini Çırağan Sarayı’nda bir araya getirdi. İslam Birliği’nin çekirdeğini oluşturan D-8 oluşumunu başlattı.
 
Erbakan Hoca bu toplantıda şöyle diyordu: “"Bütün insanlığın saadeti için İslam Birliği’ni istiyoruz. Şer güçler yeryüzünü fesada sokmak için hep beraber hareket ediyor. Onların eline geçirdikleri bu vahşi gücü durdurmak Müslüman ülkelerin tek başına başarabileceği bir iş olmaktan çıkmıştır. Bu güce ancak İslam Birliği ile ulaşabiliriz.”"
 
Sayın Görmez'’de gördüğümüz duyarlılığı bütün ilim adamlarından beklemek hakkımız değil mi? Yaşanan en zorlu 4. Dönem, İslam Birliği’ni hayata geçirme sorumluluğunu yüklüyor, hepimize.
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MAKAM 2 yıl önce

MEvki sahtekarlik pesinde herkes güvenini kaybetti