İmam Kavramı Gibi Soylu Bir Kavramı Da Çaldılar

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Bizim hizmetlerimiz için kullanılan en soylu kavram imam kavramıdır. Bunu da 15 Temmuz’dan itibaren medya marifetiyle ihanet şebekelerinin öncülerine isim olarak çaldılar, her konuyu çaldıkları gibi, her konuyu hırsızladıkları gibi imam kavramı gibi soylu bir kavramı da çaldılar. Biz camilerimizde bu soylu görevi yapan insanlara bile imam demekten çekinir olmaya başladık” dedi.

İmam Kavramı Gibi Soylu Bir Kavramı Da Çaldılar

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Bizim hizmetlerimiz için kullanılan en soylu kavram imam kavramıdır. Bunu da 15 Temmuz’dan itibaren medya marifetiyle ihanet şebekelerinin öncülerine isim olarak çaldılar, her konuyu çaldıkları gibi, her konuyu hırsızladıkları gibi imam kavramı gibi soylu bir kavramı da çaldılar. Biz camilerimizde bu soylu görevi yapan insanlara bile imam demekten çekinir olmaya başladık” dedi.

30 Aralık 2016 Cuma 15:23
İmam Kavramı Gibi Soylu Bir Kavramı Da Çaldılar
banner221
BİZ DİYANET HİZMETLERİNİ BÜROKRATİK BİR SİSTEME DÖNÜŞTÜRDÜĞÜMÜZDE KENDİ DİYANET İL MÜDÜRLÜĞÜ KONUMUNA DÜŞÜRMÜŞ OLURUZ"

Türkiye Diyanet Vakfı’nda gerçekleştirilen devir teslim törenine Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bir taraftan 40 yıldır bu ülkenin çocuklarını dağlara götürerek katiller güruhuna dönüştüren bir cinayet şebekesi, katliamlarına devam ediyor. Bir taraftan küresel güçlerin çatışma alanı haline dönüşmüş bölgeden ortaya çıkmış DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin ülkemize yönelik saldırıları, bir taraftan 15 Temmuz’da yaşadığımız büyük ihanet ve bütün devlet mekanizmalarını tahrip etmek için 10 yıllarını veren yapının ülkemize ve milletimize verdiği zararlar bir taraftan yurtdışındaki millet varlığımıza yaptığımız hizmetleri ortadan kaldırmak için mücadeleler bütün bunları dikkate aldığımızda nasıl ki dünyadaki bütün mazlumların, mağdurların gözü Türkiye’ye yöneliyor, Türkiye’de de milletimizin her ferdinin gözü Diyanete yöneliyor. Diyanet İşleri teşkilatının Başkanından, müezzinine, imamından, müftüsüne, vaizinden, Kur’an kursu öğretmenine her kademede görev yapan bütün arkadaşlarımızın her gün yeni bir muhasebe yaparak hem ülkemizi, bölgemizi, İslam ümmetini bütün bu badirelerden kurtarmak için üstümüze düşen vazifeleri hakkıyla ifa etmek için canhıraş bir şekilde çalışmak mecburiyetimiz vardır. Şuna karar vermeliyiz, müftülerimiz illerde Diyanet İl Müdürleri mi olacak yoksa müftü mü olacaklar. Biz illerde Diyanetin il müdürlüğü değiliz, müftüyüz. Kanun koyucu tarihe süreklilik kazandırmak bakımından diyanet işleri teşkilatını kurmuş ama illerde ve diyanet adına görev yapacak arkadaşlarımıza diyanet il müdürü veya ilçe diyanet il müdürü dememiş müftü adını vermiş. Müftü kimdir? Müftü İslam medeniyetinin en soylu kavramlarından manevi sorumluluğu en yüce olan makamlarından bir tanesidir. Biz diyanet hizmetlerini bürokratik bir sisteme dönüştürdüğümüzde kendi diyanet il müdürlüğü konumuna düşürmüş oluruz. Müftülük makamını yeniden ihya etmeliyiz.”

“İMAM KAVRAMI GİBİ SOYLU BİR KAVRAMI DA ÇALDILAR”

“Biz çok şey kaybettik. Biz bizi ve çalışmalarımızı ifade eden kelimeleri kaybettik” diyen Görmez, “Bu din görevlisi tabiri bizim bütün kavramlarımızı altüst eden bir kavramdır. Her Müslüman dininin görevlisidir. Din görevlisi diye bir sınıf olmaz. Bizim irşat görevimiz vardır. İrşat diye bir kavramımız vardır. Bizim tebliğ diye bir görevimiz var. Bizim davet diye bir görevimiz var. İrşat, tebliğ, davet gibi bütün kavramları ortadan kaldırıp yerine din görevlisi dediğimizde o din görevlisi dediğimiz görevin gönül boyutunu yok ettiğimizde ortaya çok tadı tuzu olmayan bir şey çıkıyor. Bizim hizmetlerimiz için kullanılan en soylu kavram imam kavramıdır. Bunu da 15 Temmuz’dan itibaren medya marifetiyle ihanet şebekelerinin öncülerine isim olarak çaldılar, her konuşu çaldıkları gibi, her konuyu hırsızladıkları gibi imam kavramı gibi soylu bir kavramı da çaldılar. Şebeke adına illerde hizmet görenlere, görev yapanlara imam adını verdiler. Biz camilerimizde bu soylu görevi yapan insanlara bile imam demekten çekinir olmaya başladık. Ne kadar üzücü bir şey” değerlendirmesinde bulundu.

“DİYANET HİZMETLERİ REKLAM VE PROPAGANDA KELİMELERİYLE İFADE EDİLMEZ”

Son yıllarda din gönüllüsü kavramını çok kullanmak istediklerini söyleyen Görmez, “Sloganımız şu olsun; ‘Atanmış din görevlisi yok, adanmış din gönüllüsü olsun.’ Hepimiz adanmış din gönüllüsü olduğumuz zaman iyiliğe güzelliğe hayra öncülük yaptığımız zaman görevlerimizi hakkıyla ifa etmiş oluruz. Reklam şov ve propaganda ile irşat tebliğ ve davet yan yana gelemez. Diyanet hizmetleri reklam ve propaganda kelimeleriyle ifade edilmez. İrşat davet ve tebliğ kavramlarıyla ifade edilir” açıklamasında bulundu.

Görmez, Ankara İl Müftülüğü görevine başlayan Sönmezoğlu’na ise “Öncelikle cübbenin kendisini yakmamasını, sarığın üzerine hiçbir toz kondurmadan bu görevi hakkıyla ifa etmesini yüce Rabbim kendisine nasip eylesin”
dedi.

Ankara’da müftülüğün kolay bir iş olmadığını söyleyen Görmez, “Ankara Başkent bürokrasinin merkezi, ikinci büyük zorlukta Diyanet İşleri Teşkilatının merkezi burada. Daima göz önünde olan makamdır” şeklinde konuştu.


 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
imam 2016-12-30 23:20:58

sözde olan ve kalan tüm nasihatlar fayda vermiyoruz.sayın başkanımız görmez hocamızı seviyoruz.öze ve samimyete inmek gerekir.çok dinliyoruz nasihatleri

Avatar
Abdullah 2016-12-31 16:05:14

Sayın başkanın camia adına temenni, beklenti ve diğer açıklamaları gayet güzel ve yerinde tespitler, lakin bu temenni, beklenti ve arzu edilen camia profilinde eksiklik birbirimize güven, samimiyet ve en önemlisi herkes için adalet ve bunların icrasında da olmazsa olmaz bir üslup "Nezaket" çerçevesi ne zaman aramızda tesis edildi o zaman inşaAllah beklentiler ve temenniler büyük oranda gerçekleşiyor demektir. İlk önce personel arasında din hizmetleri, genel idari hizmetler, yardımcı hizmetler vb. sınıflarda görev yapan personelin büyük oranda dini tahsil almış olma şartına göre istihdam edildiği göz önünde bulundurularak özlük işlerinde sosyal haklarda bir adalet ve hakkaniyet tesis edilmesi için somut adımlar atalım ki aidiyet bilinci oluşmasına vesile olsun, yoksa biz bizi zaten biliyoruz...

banner274

banner273