Kıbrıs Barış Harekâtı'na Diyanet'ten 'dua dopingi
Yarbay Neşet İkiz, "Barış" Harekatı’nın planlarının 90’lı yıllarda şüpheli bir kazada şehit olan Kurmay Albay Eşref Bitlis tarafından hazırlandığını söyledi. İkiz, röportajın bir bölümünde, dönemin Diyanet İşleri Başkanı Lütfü Doğan’ın harekâta manevi desteğini anlattı. Vahdet’in “Lütfü Hoca’dan dua dopingi” anonsuyla duyurduğu röportajın ilgili bölümünde İkiz şunları söyledi:
 
Çıkarma öncesi dönemin Diyanet İşleri Başkanı Lütfü Doğan gemimize geldi. Birliğimin çok önemli bir vazifeyi üslendiğinin farkındaydım. Bu sorumluluğun vermiş olduğu ağırlıktan olsa gerek yüzümün asık olduğunun farkına varan dönemin Diyanet İşleri Başkanı Lütfü Doğan bana, ‘Böyle zamanlarda yüzünüz asık olmasın değerli komutanım. Böyle zamanlarda gülün. Siz gülerseniz asker de güler’ dedi. Daha sonra müthiş bir konuşma yaptı. Askerlere hitaben, “Şehadet en büyük mertebedir. Siz şanlı ecdadın torunlarısınız.  Böyle günlerde size gülmek yakışır. Sizin başarılı olacağınıza milletimizin inancı tamdır. Tüm milletimiz dualarıyla yanınızda” şeklindeki ifadeleri askerimizde büyük bir moral oluşturdu. O gün askerimizdeki yüksek inancı ve karşı konulmaz cesareti derinden hissettim.



SOLCULARI ÇİLEDEN ÇIKARAN VE KUDURTAN O YAZI... İMAMSIZ SOLCULARA KAPAK OLSUN...

Pentagon'u da Moskova'yı da şaşırttık 
 
Yarbay Neşet İkiz, Barış Harekatı’nın planlarının 90’lı yıllarda şüpheli bir ‘kazada’ şehit olan Kurmay Albay Eşref Bitlis tarafından hazırlandığını söyledi. İkiz, “Harekat, Rum’u, Yunan’ı, Pentagon’u ve Moskova’yı şaşırttı. Hatta Atina, ‘Türkler’e kim yardım etti’ diye tahkikat açtı” dedi.
 
Amfibi Deniz Piyade Alayı ile 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda adaya ilk ayak basan birliğin komutanı Yarbay Neşet İkiz, röportajın ikinci bölümünde de Vahdet’e özel çarpıcı bilgiler paylaştı. 


 
SAVAŞ DOKTRİNİNE UYULSAYDI
 
 
 İkinci bir harekâta neden ihtiyaç duyuldu?
 
Deniz aşırı harekât doktrini beş safhadır ve üçüncü safha provadır. Yapacağınız harekâtın provasını, aynı şartlar altında benzer bir yere yapacak ve aksamaları göreceksiniz. Çünkü her şey muharebe alanında değişir. Olağanüstü eğitim lazım. Bunu 50. Alay Muharebe Grubu’nda göremedik. Savaş doktrininin iki ve üçüncü safhaları uygulanmadı. Pladini Çıkarması’nda, kara manevra planındaki 1. safha; “kıyı başı”nın tutulması büyük bir başarıyla geçekleşmişti. Ancak 2. safhada, 50. Piyade Alayı Muharebe Grubu; Karava-Elya-Trimiti-Zeytinlik ve Girne tahsis hedeflerini alıp; 3. safhada ve “köprü başı” hattında Komando Tugayı’yla birleşeceklerdi. 2 ve 3. safhalar gerçekleşebilseydi; çok etkin bir yakın Hava, Deniz Topçu ve Tesis edilen Sahra Topçu desteği altında; bu günkü hatlarımıza kanımca ikinci harekata gerek kalmadan ulaşabilecektik. Koordine, organize ve muharebedeki büyük aksaklıklar nedeniyle; bu çok büyük fırsatı kullanamadık diye düşünüyorum.

 
PLANI EŞREF BİTLİS HAZIRLADI
 
 İkinci Barış Harekatı için neler söylersiniz?
 
14-15 ve 16 Ağustos günleri bu harekatın planı Kolordu Karargahı’ndan seçkin askerler ve kurmay Albay Eşref Bitlis tarafından hazırlanmıştı. 28 ve 39. tümenler, Amfibi Tugay “Çakmak Özel Kuvveti”, Hava İndirme ve Komando Tugayları, 1. ve 2. jandarma komando taburları ve Kıbrıs Türk Alayı’nın katıldığı; etkin bir yakın hava desteği, deniz topçu desteği, sahra topçu desteği ve tank desteği altında inkişaf eden harekatta; Troodos Dağları hariç, tüm Kıbrıs kolayca alınabilirdi. 2. Ordu komutanımız “Hiç değilse Larnaka’ya inelim. Larnaka Hava Alanını da alalım” görüş ve önerilerine de maalesef itibar edilmedi.

 
ŞAŞKINLIK İÇİNDEYDEYDİLER
 
 Harekatın başarısı dünyada nasıl yankılandı?
 
20 Temmuz Barış Harekatı, Kıbrıs’ta siyasi ve askeri alanda tam bir ‘baskın’ etkisi yaratmıştı. Rum ve Yunanlı ilgililer büyük bir şaşkınlık içindeydiler. Kanımca, bunun nedenleri şunlardı. Turizm sezonunun zirvesindeki güzel Kıbrıs, Türkiye Büyük Milleti Meclisi’nin, 20 Temmuz Cumartesi günü öğleden sonra onunla ilgili olarak yapacağı toplantıyı büyük bir merakla bekliyordu! Uzun yıllar boyunca çeşitli nedenlerle hep ertelenmiş çıkarma girişimlerimiz, sivil ve asker tüm Rum ve Yunanlı ilgililer ile Rum toplumu üzerinde şu görüş ve inancı adeta perçinlemişti; “Türkler çıkarma yapamazlar. Teşebbüs bile etseler, adaya çıkamazlar. Çıkabilenler olursa, onları da biz denize dökeriz!..” Bizim kıyıbaşını tutuşumuz Pentagon’u da, Moskova’yı da, Atina’yı da şaşırtmıştır. Hatta Atina, “Türkler’e kim yardım etti” diye tahkikat açmıştı. Dünya bizi konuşuyordu. Cumhuriyetten sonraki en büyük denizaşırı çıkarmayı gerçekleştirdik ve başarılı olduk.
 
MILLETIMIZ DUALARIYLA YANINIZDA
 
 Harekata dair unutamadığınız özel bir anınız var mı?

Çıkarma öncesi dönemin Diyanet İşleri Başkanı Lütfü Doğan ve eşlik eden dönemin Mersin Valisi Bayram Turan Çetin gemimize geldi. Birliğimin çok önemli bir vazifeyi üslendiğinin farkındaydım. Bu sorumluluğun vermiş olduğu ağırlıktan olsa gerek yüzümün asık olduğunun farkına varan dönemin Diyanet İşleri Başkanı Lütfü Doğan bana; “Böyle zamanlarda yüzünüz asık olmasın değerli komutanım. Böyle zamanlarda gülün. Siz gülerseniz asker de güler” dedi. Daha sonra müthiş bir konuşma yaptı. Askerlere hitaben, “Şehadet en büyük mertebedir. Siz şanlı ecdadın torunlarısınız.  Böyle günlerde size gülmek yakışır. Sizin başarılı olacağınıza milletimizin inancı tamdır. Tüm milletimiz dualarıyla yanınızda” şeklindeki ifadeleri askerimizde büyük bir moral oluşturdu. O gün askerimizdeki yüksek inancı ve karşı konulmaz cesareti derinden hissettim. 
 
NUKLEER GUCUMUZ  BiRLiK VE BERABERLiĞiMiZ!
 
 Ömrünü bu milletin bekası için silahaltında tüketmiş, savaş görmüş gazi bir komutan olarak geleceğimizin teminatı olan gençlere nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
 
Yurt dışında eğitim ve görev dolayısıyla uzun yıllar bulunmuş bir insan olarak söylüyorum; bizim insanımızdaki inanç, birlik-beraberlik ve vatanperverlik bağları dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Bizim nükleer gücümüz birlik ve beraberliğimiz. Gençlerimiz aslından koparılmak isteniyor. Gençlerimizin birlik ve beraberliğimizi bozmaya yönelik faaliyetlerin farkında olmalarını isterim.  Türk - Kürt diye etnik temelli ayrılıklar ortaya atılarak birliğimiz bozulmak isteniyor. Benim Doğu ve Güneydoğu’dan birçok askerim oldu. Hep birlikte Kıbrıs için mücadele verdik. Aynı marşları söyledik. Bizim ayrımız gayrımız yok.
 
YAPILAN HİZMETLERİN HAZZI...
 
 Kıbrıs Barış Harekatı ile ilgili anılarınızın yer aldığı “Bir Ada, Bir Dava, Bir Savaş” ve “Hep Yaşayan Anılar” isimli çok önemli iki kitap yayınladınız? Sizi kitap yazmaya iten neydi?
 
Vatan için yapılan hizmetlerin hazzı başka hiçbir şeyde yoktur. Savaşların anıları hep yaşar. 1963’ten beri içinde olduğum olaylar beni bu kitapları yazmaya mecbur etti. Kitaplarda paylaştığım anılar tamamen gerçek olaylardır. Tarihi gerçekleri duygularımı da katarak bu kitapları milletimize sundum. Umarım faydalı olmuştur. 
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet AK 1 yıl önce

Az önceki yoruma bir hususu ilave etmek istiyorum. Yazınızda fotğrafını koyduğunuz eski Diyanet İşleri Başkanlarından Lütfi DOĞAN hocamız. 1973 senesinde Erzurum senatörü seçilmişti. Kıbrıs Barış harekatı olduğunda (Temmuz 1974) senatör idi. Dr Lütfi DOĞAN Diyanet İşleri Başkanı idi. Teşekkür ederim Allah hepsinden razı lsun