Kutlu doğum heyecanı İstanbul'da devam etti...

Sinan Erdem Spor Salonunda Kur'an tilaveti ve salavatlar eşliğinde başlayan programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “14 asır önce nasıl ki Peygamber Efendimiz geldi parçalanmış yürekleri birleştirdi, bugün de onun kutlu doğumu yeryüzünde bütün insanlığa şifa olsun. Dökülen bütün kanların sona ermesine vesile olsun. Dökülen bütün gözyaşlarını dindirsin. Parçalanmış yürekleri birleştirsin” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığının çeyrek asırdır Hz. Peygamberi anmaktan anlamaya şiarıyla kutlu doğum programlarını tertip ettiğini kaydeden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Daha önce yüzyıllardır mevlidi nebiye ilaveten miladi takvime göre efendimizi anlamak, onu bilmek, onu yaşamak ve onun üzerinde yeniden düşünmeyi sağlamak için Diyanet İşleri Başkanlığı haftayı tertip etmektedir” diye konuştu.

Sadece köylerde, kasabalarda değil, tüm şehirlerde, İslam beldelerinin tamamında kutlu doğumun idrak edildiğini belirten Başkan Görmez, konuşmasında şu hususlara değindi;

“Biz millet olarak bize kitabı getiren Efendimizi severek Müslüman olduk…”

Bizim sevgi merkezli bir peygamber tasavvurumuz vardır. Biz millet olarak bu dinin kitabını okuyarak Müslüman olmadık. Biz millet olarak bu kitabı bize getiren efendimizi severek Müslüman olduk. Ona olan sevgimizi ilahilerde, kasidelerde, naatlarda, musikide, şiirlerde ifade ettik. Çocuklarımıza en çok onun ismini verdik. Anadolu’da içinde Ahmet, Mehmet, Mahmut olmayan hiçbir ev yok gibidir. Biz sevgimizi, aşkımızı sevdamızı hep efendimiz ile ifade ettik.

“Gelin bugün tarihimizi bir sevgi üzerinden, bir sevda üzerinden, Aşk-ı Nebi üzerinden okuyalım…”

Tarihimizi kılıç kalkan, top tüfek üzerinden anlatanlar olmuştur. Bizim tarihimizi, kültürümüzü, medeniyetimiz çelik çomak üzerinden, oyun eğlence üzerinden, zevk-ü sefa üzerinden okuyanlar olmuştur. Hatta bizim tarihimizi orta çağ oryantalizminin en kötü bilgisi ve ideolojisi olan harem fantezileri üzerinden okuyanlar hep olmuştur. Ancak gelin bugün tarihimizi bir sevgi üzerinden, bir sevda üzerinden, Aşk-ı Nebi üzerinden okuyalım. Bu sevgi ahlakın gücüne güç katmış, gücün ahlakına yön vermiştir. Bizim tarihimizde bu sevgi hep var ola geldi. Mühim olan bu sevgiyi doğru bilgiye dönüştürmek, doğru bilgiyi de örnek bir yaşantıya dönüştürmektir.

Hz. Peygamber, din ve samimiyet

“İçinde yaşadığımız dünya samimiyetini kaybetti. Yapaylık ve sanallık hakikatin önüne geçti…”

Her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Kutlu Doğum Haftasını, toplumda farkındalık oluşturmak için bir temayla kutluyoruz. Bu yılki etkinlikler "Hz. Peygamber, din ve samimiyet" başlığı ile yapılacak. İçinde yaşadığımız dünya samimiyetini kaybetti. Yapaylık ve sanallık hakikatin önüne geçti. Gösteriş, gösteri, riya, reklam, propaganda, imaj, sözün ve hakikatin yerine geçti. En kötüsü insanlar kendi yapaylıklarını, dünyanın yapaylıklarını dine bulaştırdı. Kendi sahteliğini, kendi samimiyetsizliğini din ile olan ilişkilere de yansıttı.

“Gelin bugün yeniden Peygamber sevgisi etrafında kenetlenelim…”

Gelin bugün yeniden kenetlenip ensar ve muhacir kardeşliğini yaşatalım. Bizi bölecek her türlü duygudan, ihtirastan yüz çevirecek bir hakikat aydınlanması ile kendimize, secdemize, kardeşliğimize dönelim. Biz yokluğunun derin yoksunluğunu yaşadığımız peygamber efendimizin doğumunu onu anlayarak analım. Dağılmış olan gönül dünyamızı onun birleştirici yoluna çevirmeyi kendimize şiar edinelim. Onun yolunda kardeşçe yürümeye devam edelim. Allah, çocuklarımızın yüreklerinden kıyamete kadar efendimizin sevgisini eksik etmesin.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.