Maddi beklentiler olduğu zaman din hizmeti sonuç vermez

 

Dr. Faruk GÖRGÜLÜ, malumunuz ülkemiz zor bir süreçten geçiyor, sadece ülkemiz değil İslam dünyasında çok ciddi manada problemler var. Bu çerçevede yaklaşık olarak 130 bini aşkın bir personelimiz var. Bu hiç de küçümsenecek bir rakam de ğil. Din görevlilerimize, personelimize yönelik ne söylemek istersiniz?

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş: Sorumluluğumuzun çok büyük olduğunu ifade etmek istiyorum en başta. Büyük bir nimet içerisindeyiz. Cenab-ı Hak bize böyle bir nimeti nasip etti. Bir hizmet ordusuyuz. Zaman zaman şu ifadeyi görevlilerimizle yaptığımız toplantılarda çeşitli vesilelerle hep ifade etmeyi bir vazife olarak telakki ettiğim için sık sık gündeme getiriyorum: Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi’nde hitap ettiği sayıdan daha fazla bir sayıya ulaştık. Ki o topluluk İslam’ın nurunu tüm dünyaya taşımış idi. Biz ondan daha fazla bir sayıya sahibiz şu anda imkânlarımız da çok daha geniş Allah’a hamdolsun. Bu imkânımızı iyi değerlendirmemiz gerekiyor. İnsanlığın İslam’ın nuruna ihtiyacı var. Dünyayı defalarca yok edebilecek silahlar üretenler insanlığa huzur getiremez. İnsanların İslam’ın rahmetine ihtiyacı var. Bu rahmeti kim taşıyacak? Bu rahmeti en başta işte bizim görevlilerimizin taşıması gerekiyor. Bir hizmet seferberliğine çok ihtiyacımız var. Az önce sizin ifade buyurduğunuz gibi milletimiz çok zor bir süreçten geçiyor. Yani birtakım zihinsel, zihni kopuşlarla karşı karşıya kalmış vaziyetteyiz. Bu zihni kopuşları önleyecek olan yine Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çalışanlarıdır. Çünkü milletimizle bütünleşmiş olan, milletimizle iç içe yaşayan mihrapta, minberde, halkın cenazesinde, düğününde, nişanında, hüznünde, sevincinde milletimizle birlikte olan görevlilerimizdir.




Dolayısıyla görevlilerimizin muhakkak surette büyük bir özveri ile çalışması gerekiyor. Şu tabiri kullanıyoruz zaman zaman: Din görevlisi değil din gönüllüsü. Din gönüllüsü olarak bir adanmışlık ruhuyla çalışmamız gerekiyor. Buna son derece ihtiyacımız var. Zaten din hizmeti ancak adanmışlık ruhuyla gerçekleştirilebilecek bir hizmettir. Maddi beklentiler olduğu zaman kesinlikle din hizmeti sonuç vermez. Çünkü bu hizmetler hep peygamberlerin dilinde ifade edildiği şekilde “Benim mükâfatım ancak Allah’a aittir” diye yola çıkmayı gerektiren hizmetlerdir. İhlas, samimiyet ister. Samimiyeti kuşanmadan yola çıkarsak çalışmalarımızdan hem dünyada beklediğimiz neticeler itibariyle hem de sevap ve ahiret kazanımları açısından önemli bir şey elde etmiş olmayız. Bu bakımdan ‘Allah Teala benim yaptığım çalışmayı biliyor, O’nun bilmesi yeterlidir, bir başkası takdir etmiş etmemiş, değerlendirmiş, değerlendirmemiş önemli değil’ anlayışı ile hareket etmek durumundayız. 

Efendim ben şöyle çalışmalar yaptım da çalışmalar takdir edilmedi anlayışına kaymaya başladığımız andan itibaren ihlasımızı kaybederiz. O zaman da yaptığımız çalışmanın hiçbir kıymeti kalmaz. İslam âlimlerinin bize ifade ettiği şöyle bir ilke vardır: İhlaslı olarak bir kişiye yönelik olarak yaptığınız bir hizmet bazen milyonlarca insana yapacağımız bir hizmete denk olabilir. Milyonlarca insana vermeye çalıştığınız bir hizmet de eğer ihlassız ise o bir insana vereceğiniz hizmete denk olmaz. Neticeleri halk etmek Cenab-ı Allah’a aittir. Bu bakımdan biz neticeyi Cenab-ı Hakk’a bırakmalıyız. İslam’ın rahmetini insanlığa taşımak için çalışmalıyız. 
 

Kaynak: Dinihaberler.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HAKİKİ İHLASÇI 7 ay önce

maddiyat lı olmamak ihlas lı olmak her düzeydekilerde olsa gerek. küçük maaşla yeterdi, neden 2-3 katına çıkardılar ki.

Avatar
zeki birbilen 7 ay önce

şimdi artık maddiyat penceresinden bakmayan çok az kişi kaldı.imamlık bazan üçünçü iş gibi kullanılıyor...ticaret ,ziraat ve imamet sıralaması örnektir...

Avatar
TBB 7 ay önce

imamlık makamları yerel yönetimlerin kadrolarında olmalıdır.