Mehmet Görmez'den Ümmetlik Hassâsiyeti
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, İran’ın Ankara Büyükelçisi Ali Rıza Bikdeli ile makamında görüştü.
Büyükelçi Bikdeli’yi makamında görmekten mutluluk duyduğunu belirten Diyanet İşleri Başkanı Görmez, görüşme esnasında, İslam dünyasında son dönemlerde yaşanan hadiseleri değerlendirdi.
 
Irak’ta, Yemen’de, Libya’da ve dünyanın her tarafında, Müslümanların geleceğini karartan olaylar yaşandığına temas eden Başkan Görmez, İslam dünyasında yanan ateşin İslam tarihini, kültürünü ve medeniyetini yok ettiğini ifade etti. Bu ateşi söndürmek için, Hz. İbrahim’in ateşine su götürmeye gayret eden karınca misali, herkesin çaba ve gayret içinde olması gerektiğini vurgulayan Başkan Görmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
Her Müslüman, her mümin gibi büyük bir üzüntüyle ifade etmek isterim ki, İslam dünyası, İslam coğrafyası son yıllarda büyük bir ateş altında. Bu ateş bütün çocuklarımızı, kadınlarımızı, yaşlılarımızı yakıyor, hatta tarihimizi, kültürümüz, medeniyetimizi yok ediyor. En önemlisi de bu ateş gelecek kuşaklarımızın, çocuklarımızın, yavrularımızın, düşüncelerini anlayışlarını değiştiriyor. Kalbinde iman olan her insanın, her müminin, her toplumun, her milletin bu ateşi söndürmek için bir çaba ve gayret içerisinde olması gerekiyor.
 
“İnsanların kendi öfkelerini, ideolojilerini, mezhep rengine büründürerek bir mücadeleye kalkışması İslam’ın geleceği açısından büyük bir tehlikedir”
 
Hz. İbrahim’in ateşine su götürmeye gayret eden karınca misali, herkes kendi cürmü miktarınca, bu ateşi söndürmek için bir çaba içerisinde olmalıdır. Bu ateşi söndürme konusunda, bölgenin en önemli iki ülkesi Türkiye ve İran’a, dini kurumlara, din adamlarına, çok büyük görevler düşüyor. Çünkü yıllardır bu ateş içerisinde en kötü durum, insanların kendi mezhebi mensubiyetlerini İslam’a olan mensubiyetlerinin önüne çıkarmaya kalkışmalarıdır. İnsanların kendi öfkelerini, ideolojilerini, mezhep rengine büründürerek bir mücadele içerisine girmesi, tabi ki, İslam’ın geleceği açısından en tehlikeli durumlardan birisini teşkil ediyor.


 
İslam ümmeti, Sünnîsi, Şiîsi, Alevîsi, Bektaşîsiyle “bir” ümmettir
 
Herkes şu hakikati hatırlamak zorundadır ki İslam ümmeti, Sünnîsiyle, Şiîsiyle, Ehl-i Beyt’iyle, Ehl-i Sünnetiyle, Alevîsiyle, Bektaşîsiyle “bir” ümmettir. Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Beyt’te Hz. Peygambere aittir. Buradan ihtilaflar çıkarmak, kavgalar, savaşlar oluşturmak, İslam dünyasına, İslam ümmetine yakışan bir şey değildir. Bir taraftan dünyanın belirli bölgelerinde insanların kalplerine İslam korkusu, İslam nefreti ve İslam düşmanlığı yerleştirilirken bir taraftan da Müslümanların içerisine girdiği bu durum kabul edilemez. 
 
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak İslam dünyasında yanan ateşi söndürmek için gayret gösteriyoruz.”
 
Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, hem Sünni âlimlerden hem Şiî âlimlerden oluşan Dünya İslam Âlimleri Barış İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi olarak bu ateşi söndürmek için, İbrahim’in ateşini söndürmeye giden karınca misali, elimizden gelen gayreti göstermeye çalışıyoruz.
 
“Mezhep mensupları arasında kin, öfke ve nefret oluşturmak Müslümanlara yakışan bir durum değildir.”
 
Bütün coğrafyamızda, şiddetin, savaşın, kin, öfke ve nefretin ortadan kalkmasını, barışın, adaletin, hukukun, emanın ve selamın yerleşmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Hz. Peygamber (sas)’in Hz. Enes’e “Yavrucuğum kalbinde hiçbir mümine karşı kin, öfke ve nefret bulunmasın. Yavrucuğum, bu benim sünnetimdir. Kim bu sünnetimi işlerse cennete benimle beraber girecektir.” buyurur.  Bırakın iki mümin arasında, toplumlar arasında, mezhep mensupları arasında, kin, öfke ve nefret oluşturmak, Müslümanlara yakışan bir durum değildir. Tarih boyunca mezhepçilik, dinleri ortadan kaldıran, dinlere zarar veren en büyük fitne olmuştur.  Şiî ve Sünnî ihtilafı, elimizden İslam gibi büyük bir nimeti alacak kadar, yanlış bir kavgadır. Onun için bütün âlimlerin, mütefekkirlerin, düşünürlerin, siyaset adamlarının bu konu üzerinde çokça düşünmesi gerekiyor.  
 
Bikdeli: “Çözüm yolu, ateşi söndürmeye çalışmaktır.”
 
İran’ın Ankara Büyükelçisi Ali Rıza Bikdeli de “Bugün bölgemizde yaşanan süreç, aslında çok daha büyük bir resmin parçasıdır. Çözüm yolu, bütün dünyada, İslam’ı ve Müslümanları sevenlerin bu ateşi söndürmeye çalışmaları. Bu ateşi, artırmaya çalışanlar da, barışı sağlamaya çalışanları birbirinden ayırmak lazım.” şeklinde konuştu.
 
Anahtar Kelimeler:
Diyanetümmet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
a.kadir ceylan 2 yıl önce

Başkanımıza binlerce kez tebrikler. Barış çağrısında bulunduğu için. Maalesef İslam aleminde ki tüm devlet yöneticileri şuanda yaptıkları çalışmalarla daha çok müslüman kanı nasıl döktürürüzün peşindeler. Halbuki bize lazım olan Bediüzzaman Said Nursi nin dediği gibi "Sulhu umumi, afvı umumi ve ref'i imtiyaz" dır. Maalesef bunu yüksek sesle dile getirecek ne siyasilerimiz var? ne aydınlarımız? Maalesef büyük çoğunluğu devletçilik ve milliyetçilik bataklığında boğulmuş durumdalar.

Avatar
ibrahim 2 yıl önce

dinihaberlerin başkanımızı ne zaman paralel ilan edeceğini merak ediyorum... yakında bombayı patlatırlar galiba haksız mıyım?