Mezhebe dayalı siyasetin geleceği yoktur!

Görmez, din konusundaki yanlışların siyasetin çatışma dilinden bağımsız görülemeyeceğini dile getirerek, baskıcı, otoriter ve dine karşı mesafeli her iktidarın din konusundaki yanlışlıkları beslediği gibi katı bir anlayışla yapılan siyaset ortamının da toplumdaki dini yapıların daha da keskinleşmesine yol açtığını belirtti.

Mezhebe dayalı siyasetin geleceği yoktur!

Görmez, din konusundaki yanlışların siyasetin çatışma dilinden bağımsız görülemeyeceğini dile getirerek, baskıcı, otoriter ve dine karşı mesafeli her iktidarın din konusundaki yanlışlıkları beslediği gibi katı bir anlayışla yapılan siyaset ortamının da toplumdaki dini yapıların daha da keskinleşmesine yol açtığını belirtti.

28 Kasım 2016 Pazartesi 18:22
Mezhebe dayalı siyasetin geleceği yoktur!
banner221

İslam ülkelerinin liderlerinin bütün ön yargılarından uzak bir şekilde bu coğrafyada kan akmaması için her türlü iş birliğine açık olması gerektiğine işaret eden Görmez, şöyle konuştu:

“Küresel güçlerin bölgede başvuracağı son oyun, sonu gelmez mezhep savaşlarıdır…”


İslam ülkelerinin liderleri bütün önyargılarından uzak bir şekilde bu coğrafyada kan akmaması için her türlü işbirliğine açık olmalıdır, aksi takdirde bu topraklarda mezhebe ve etnik yapılara dayalı çatışmaların giderek yaygınlaşması ve kalıcı bir hal alması kaçınılmazdır. Mezhebe dayalı siyasetin geleceği yoktur, mezhepçiliğe dayalı siyaset sadece kan getirir, gözyaşı getirir. Az önce ifade ettiğim küresel güçlerin bölgede başvuracağı son oyun, sonu gelmez mezhep savaşlarıdır.

“Cihat adam öldürmek değil, İslam’ın yaşanması için insanları yaşatmanın ceht ve gayretidir…”

Kürsülerden müminler ancak kardeştir diye seslenen vaazlarımıza, idari erklerin sulh çabaları destek vermelidir. İslam coğrafyasının her köşesinde çınlayan ezanların salah ve felaha davetine İslam ülkelerinin liderleri icabet etmelidir. Siyasetteki her türlü işbirliğinin kitleleri birbirine nasıl yakınlaştıracağı ve çatışmaları nasıl kestiği görülecektir. Müslümanlar ve bilhassa Müslümanların idarecileri ilim, irfan, ahlak, hukuk ve adaletin bu topraklarda ikame olması için ceht ve gayret içinde olmalıdır; cihat budur. Cihat adam öldürmek değildir, cihat kan akıtmak değildir, cihat İslam’ın yaşanması için insanları yaşatmanın ceht ve gayretidir.

“Buradan bütün İslam dünyasına çağrıda bulunuyoruz, gelin İslam beldelerini yeniden selam yurdu yapalım…”


Buradan bütün İslam dünyasına bu çağrıyı yeniliyoruz ve diyoruz ki, geliniz çatışmalardan uzak, hakka ve adalete uygun bir işbirliğiyle İslam beldelerini yeniden İslam’ın selamın şehirleri yapalım. Bu şehirlerde insanlar canından, malından, ırzından emin yaşasınlar. Kimse Müslüman olduğu ya da İslam coğrafyasında yaşadığı için mağdur ve mazlum duruma düşmesin, yurdunu, yuvasını terk ederek başka diyarlara göçmek zorunda kalmasın, Aylan bebekler boğulmasın, Ümran çocuklar suskunluğa bürünmesin. Tevhidin buluşturduğu toplumlar olarak bu birlik ve beraberliğe ulaşma imkanına sahibiz. İç ve dış mihrakların her türlü hile ve desisesine rağmen biz bu kararı verebiliriz. Aksi takdirde bu ülkelerin istikrarını istemeyen her türlü güç kan akıtmaya, insan öğütmeye devam edecektir.


 

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 29.11.2016 15:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mekke 2016-11-28 21:43:51

Onu türkiyeye söylemeyiniz sureyede yüzbinleri öldürürken gidip ziyaret edilen ülkelere söyleyiniz

Avatar
Mekke 2016-11-28 21:45:02

Bu konuda en masum anadoludur