Salih Tuna varsa Diyanet'e ne gerek var
ANALİZ / DİNİHABERLER.COM

Usta kalem Salih Tuna'dan skandal açıklamlar peş peşe geldi. Yıllarca ezilen,üzülen ve büzülen imamları görmezden gelerek 'Kertenkele' (Kısaca hayvan) 'sahte imam' karekterine sahip çıkan Usta kalem Salih Tuna, açıklamalarıyla bir çuval inciri berbat etti.

İç dünyalarında imama bakış açıları böyle olanların, imamlara tepeden bakanların, ezilecek ve hırpalanacak insanlar olarak görenlerin, kendi ezilmişlik duygularını imamları ezerek gidermeye çalışanların bu şekilde davranarak belki kısa vadede egolarını tatmin etmeleri mümkün olabilmektedir. Ancak uzun vadede bunlara seyirci kalan diğer kimselerin imamlara destek olmamaları durumda bu zararın katlanarak artacağı ve kendi aleyhlerine döneceği de bir başka husustur. Zira bumerang etkisini şimdi farketmeyenlerin ileride bunun acılarını derinden hissettiklerinde pişman olmaları hiç bir işe yaramayabilecektir.

Özetle ifade edecek olursak genelleme yapmak ve yapılan bu tür genellemelere hemen inanmak, basit bir mantıkla ve yüzeysel düşünen kimselerin işidir. İblis de böyle düşündüğü, genelleme yapma kolaycılığına saptığı,  insan ve cin soyu hakkında yanlış bir akıl yürütmede bulunduğu, sonrasında da ırkıçılık yaparak bir üstünlük yarışına girdiği, kendini haklı ve çok bilgili zannettiği, hatasında küstahca inat ettiği ve tövbeye yanaşmadığı için Rabbinin huzurundan kovulmuş ve ebedi cehennemi hak etmiştir. Günümüzde de aynı yola girerek genellemeler yapan, açıkça yanlış kararlar alan, bunları inatla savunan ve hatalarını görmek istemeyen zavallı insanlar var.

Söyleyecek söz çok aslında. Ama şunu da ifade etmek isteriz ki madem siz varsınız, madem fetva verecek makama gelmişsiniz Diyanet'e ne gerek var.

Salih Tuna'nın ikinci ayıbı ise, koskoca kurumun başkanını paralellikle suçlaması. Ayıp oluyor Salih bey ayıp..


İŞTE SALİH TUNA'YI ERMİŞLİĞE GÖTÜREN KÖŞE YAZISI



Diyanet için 'Kertenkele' dersleri

Sosyal medyada müstear isimlerle fink atan şebelekleri de anlarım, sadece adı gazete kalmış çöplüklerde 'çemkiren' kifayetsiz muhterisleri de!

Doğrusunu isterseniz...

Bu cahil, idraksiz, insafsız ve iz'ansız madrabazların, bu cehalet sarhoşlarının üzerinde durmaya değmez.

Üstad olsaydı 'sümüklü böcek kafalı' der geçerdi.

Hayır, geçmezdi.

Bu kafaya nispeten 'Derin ve gerçek Müslüman'ın ne olduğunu 'İdeolocya Örgüsü'nde olduğu gibi heykelleştirirdi: 'Frenklerin (sajes) dediği nihai vecd, zerafet, huzur ve sükuna varmış; kısaca, insan başını sümüklüböcek kafasından ayıran tek haysiyetle varlık sırrının bütün şubelerini kahramanca kucaklamış, planlaştırmış ve bunun insan cemiyetini teşkilatlandırmış, kamil insan örneğidir...'

Ah, sümüklü böcek kafalı mahluk, anlamazsın, anlamadığını da anlamazsın, ne desek sana, faydasız.

Cemil Meriç'in ifadesiyle, felaketin bile en azından bir ikaz kıymeti vardır, senin yok.

Bir de malum 'mübarekler' var...

Bunların kendilerine dair beğenilerinden bile bahsetmek mümkün değil. Abileri bir şeyi beğenirse beğenirler, beğenmezse beğenmezler.

Karşı çıktıkları, sağda solda şavulladıkları ne varsa 'abilerinin' kanaatinin yansımasından ibarettir, başka bir şey değil.

Mehmet Tanrısever'in büyük bir fedakarlıkla çektiği 'Hür Adam'a da nihayetinde aynı muameleyi çekmişlerdir.

Said-i Nursi'nin hayatını anlatan eli ayağı düzgün bu filme dönüp bakmadılar ama, yine Said-i Nursi'nin animasyon filmine 'twitleri ikiye katlayın' görev ve vazifesiyle koştular.

Neden?

Neden olacak, öyle istenildi diye.

Malum nedenlerle, atv'nin 'Kertenkele' dizisine karşı çıkmaları orda burda tezvirat yapmaları gayet normal. İzlemeleri bile gerekmiyor bunu yapmak için.

Şakirtlerin zıpçıktı tecessüsleri de apayrı alem.

'The Lizard (2004)dan girip 'We're No Angels'(1989)tan çıkma Google gevezelikleri.

Ona bakarsanız ben size söz konusu trüğün tiyatro versiyonlarından da bahsedebilirim, marifet mi bu?!

Bu bağlamda 'Kertenkele' adlı dizideki 'sahte imamla' Cevat Fehmi Başkut'un 'Buzlar Çözülmeden' (1965) adlı oyunundaki 'sahte kaymakam' arasında (Bu oyun malumunuz sinemaya da 'Deli Deli Küpeli' adıyla aktarılmış, Kemal Sunal kaymakamı canlandırmıştı) benzerlik kurabilirim.

Başkut'un oyununun da Gogol'un 1836'da yazdığı 'Müfettiş'le 'alakasını' kurmak hiç de zor değildir. Nihayetinde Gogol da (konusunu Puşkin'in önerdiği ) 'sahte müfettiş' üzerinden Çarlık Rusya'sının kokuşmuş bürokrasisinin trajikomik hallerini oyuna dökmüştü.

Bu bağlamda, herkesin ezbere bildiği başka örnekler de vermek mümkün.

Mesela, Charles Chaplin'in 1931 yapımı Şehir Işıkları (City Lights) adlı filminde Chaplin'in sarhoşken iyi ayıkken felaket hale dönüşen o insan evladı karşısındaki trajikomik hali, Bertolt Brecht'in elinde, 'Bay Puntila ile Uşağı Matti' (Herr Puntila und sein Knecht Matti) adlı oyuna dönüşmüştür.

Bunları bilmek gerçekten de marifet değil.

Dolaysıyla, ilk kez bu köşede yıllar önce fakirin dillendirdiği Tebrizi'nin malum filmdeki kahramanın adını yazmak (üstelik jenerikte esinlendiği yazıldığı halde) hiç marifet değil. Neyse...

CHP'nin müftüsü İhsan Özkes malumunuz 'Kertenkele' adlı dizinin yasaklanmasını istemişti. Normal bir ülkede kıyamet kopması gerekirken (sanatçı camiası dahil) bunca sessizlikle karşılanması başlı başına fecaattir, bunu da gecelim.

'CHP'nin mezkur müftüsü' bir imamın suçlu olmasıyla, bir suçlunun imam rolüne bürünmesi arasındaki farkı anlamayabilir. Yani, 'sahtekar imam' ile 'sahte imam'ı tefrik edemeyebilir.

Hatta, 'sahtekar imam'la özdeşlik kurup 'sahte imam'a karşı çıkabilir, nihayetinde arzular şelale. (Söz konusu dizide idealize edilen, hakkı ve sabrı tavsiye eden gerçek bir imam var. Zaten o imamın defteri üzerinden Kertenkele'nin dönüşümünün hikayesi anlatılıyor.)

Lakin...

Diyanet, CHP'nin müftüsü gibi böyle olamaz, olmamalıdır. İzlemediği diziye 'lagaluga' edemez.

Abilerin kararıyla hüküm veren 'mübarekler' gibi de davranamaz. Bu dizi üzerinden siyasi hesap görmek isteyenlerin kara propagandasına kanamaz.

Geçen yazımda 'Kertenkele' dizisindeki gerçek imamın replikleri üzerinden okumalar yapmaya çalışmıştım.

Diyanet hiç değilse, 1. Bölümünde final sahnesi öncesinde yer alan sahneye baksın, öyle konuşsun.

Mehmet Akif'in, 'İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyla bilin / Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için' dizesini çağrıştıran bu sahne aynı zamanda alinasyona uğratılan kuşakların Kur'an'a yabancılaştırılmasının ifadesi mesabesindeydi.

Onca yıldır onca kanaldan onca necaset akarken ağzını açmayan Diyanet, peşine düşmesi gereken mananın 'drama' yoluyla anlatılmasına mı karşı?

Diyanet, melbusat peşine düşeceğine, azıcık mana peşine düşseydi, bu nesiller Kuran'a bu kadar yabancılaşırlar mıydı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yakışıklı İmam 2 yıl önce

Salih tunayı çok severim. Gerçekten rezil bir yazı kaleme almış. KINIYORUM.

Avatar
smra 2 yıl önce

diziyi izlemedim ama adamın son söyledikleri düşünmeye değer

Avatar
abdullaharslan 2 yıl önce

Adamın söyledikleri işinize gelmedi,değilmi?

Avatar
karasakal 2 yıl önce

Salih tuna bey karargahtan nişan alıyor. Damarlara inerek üstad necip ffazıl dan hareketle bir camiaya cephe alıyor.sanatsal bir yapıt muamelesi yaptığı" kertenkele "uğruna Değer Mi? Oysa salih beyi severek okuyoruz." Ey değişik" mesela imam larımızın severek okuduğu örnek bir köşe yazısıdır. Aynı yerdeyiz. Kırmaya değmez. Diyanete yapılan yersiz eleştiriler imamlarımızı vaizlerimizi rahatsız eder. Thomas agistonus dan ordan burdan aktarım yapacağım da değmez.

Avatar
adam haklı 2 yıl önce

şidi sormak lazım peygamber efendimiz gökten indirilip pikapa bindirildiğinde bunca imam nerdeydi

Avatar
hatice 2 yıl önce

100 de 99 u müslüman ülkede dinle diyanetle neden uğraşıyorlar

Avatar
misafir003 2 yıl önce

Adam dogru soyluyor. isinize bakin dinihaberler ekibi.
bir yerlere yalakalanmayı bırak artık. Vurun kahpeye turu filimlere sesini cikartmayan diyanet ve sizlerin simdi mi gozu açıldı

Avatar
İMAM 2 yıl önce

Salih TUNA ya ŞEYTANIN görevini yapmak düşmüş.Yeni görevi hayırlı olsun.