Sünnileri şeytanlaştırmak, Diyanet'i itibarsızlaştırarak!

Kimi yazarlar konuya böyleymiş gibi Diyanet'e kılıçlarını çekerek dahil olmuş ama emareler pek öyle değil. Aydın, yazar veya kanaat önderi olmak “her acurum var diyene tuzlukla koşturmak” olmamalı.

Hele Türkiye gibi henüz gündemi doğal biçimde oluşmayan, algı mühendisliklerinin siyaset kurumunu rehin almaya çalıştığı ülkelerde, fikir erbabı işini çok daha ciddiye almak durumunda. Eğer bir Lapon 2013'ün başında bu ülkeye yerleşmiş olsaydı, sadece gözlem yaparak şu üç yılda Türkiye'nin şahsına münhasır zor kimyasını anlamış olurdu.


Biliyorsunuz son fetva meselesinden önce de Diyanet İşleri Başkanı Görmez makam aracı üzerinden itibarsızlaştırılmak istenmiş, Sayın Cumhurbaşkanı da tavizsiz şekilde kuruma sahip çıkmıştı. Böyle saldırılarda, en yüksek perdeden tavır konmaz da tereddüt edilirse, operasyon amacına ulaşır. Söz konusu şahıslar değildir. Bu nedenle de Cumhurbaşkanı Sayın Görmez'e en iyisinden zırhlı bir araç tahsis etmiştir.

Söz konusu fetvanın 2003 yılına ait olduğu ve bunun hacklenerek siteye konduğu açıklandı.


Dün Cumhuriyet gazetesi “Diyanet'ten bir fetva skandalı daha” diye ateşe benzin taşıdı. Kürtajın dini hükmü nedir sorusuna verilen cevabı beğenmemiş Cumhuriyet'in cemaatçi “imamları”...

Fetvaların doktrinsel kısmına son günlerdeki yazılarımın ışığında yarın girmeyi planlıyorum, o yüzden bunu burada kapatalım şimdilik. Çünkü asıl mesele o değil.

Sayın Görmez'in İran ve Suudi Arabistan ziyaretlerinden ve yine bu iki ülke arasındaki idam krizinden sonraya gelen bu haberlerin anlamı ne olabilir?

Türkiye kendi iç barışını kurmaya, ekonomisini düzeltmeye, devlet aygıtını demokratik ve fonksiyonel hale getirmeye çalıştığından beri, ülkenin manevi topraklarına gömülmüş mayınları patlatmaya başladılar kendilerince.
Türkiye oyuna döndükçe, oyun içinde oyunlara maruz kaldı. Önce kendisine cemaat diyen bir paralel yapılanma kazan kaldırdı, sonra da diğer bir paralel örgüt PKK hendekler açarak mayınlar patlatmaya başladı.

Türkü Kürde, Sünniyi Aleviye, laikleri muhafazakarlara düşürmek için, Suriye'deki durum bir manivela olarak kullanıldı. Diyanet ve başkanına yapılan bu operasyonun da İran/Suud kapışması ve yine Suriye'den bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Türkmenlerin Cerablus'a doğru ilerlemeye başlamasından da…

Daha açık diyelim, bu operasyon Alevileri sözde kışkırtmak için toplumsal altyapıyı ima ediyor. Türkiye'de bir mezhepsel fay hattı yaratmaya çalışıyorlar. Sünnileri şeytanlaştırmak ve Diyanet'i itibarsızlaştırarak, mesela Alevilerin sorunlarını çözmede oynayacağı rolün şimdiden önünü almak, toplumsal barışı zedelemek için.
PKK ve HDP, Kobani ırkçılığı ile dindar Kürtleri dindar Türklerden koparmak istedi.
Paralel, Sünnileri bölmek için çabaladı.

Paralel, PKK ve beş benzemez ittifak, Suriye, DAEŞ üzerinden ülkede bir Sünni/Alevi, muhafazakar/laik kapışmasını kışkırttı.
Diyanet'e dönük operasyon da bunun hamlelerinden birisi gibi gözüküyor.

Türkiye, yanıbaşındaki Suriye'de 21. yüzyılın oyun kuralları belirlenirken, bu yüzyılı da ıskalaması için amansız bir kapana alınmaya çalışılıyor. Diyanet üzerinden açılmaya çalışılan cepheye karşı Sünni Alevi, Türk Kürt kim varsa tüm vatandaşların uyanık olması lazım.

Genelde ülkemizde devlete çok fazla rol atfedilir ve ona insanüstü bir güç vehmedilir.
Ama bir devleti asıl güçlü yapan, o ülkenin vatandaşlarının bilinçli olması ve birbirine muhabbetidir.


Markar Esayan
Kaynak: Yenişafak

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
İkra23elaziz 12 ay önce

Ne kadar gülünç demi PKK HDP nin kürt dindarlarla ne gibi bi bağı var bu dindarlar aptallarmı PKK HDP Peygamberimiz hakaretlerini diyarbakirdaki bilbordlarla ilan etmedilermi kabeyi yasaklayacaklarini vaad etmedilermi dinsiz hedef kitlesine kürt dindarlari onlarla bağı olamaz zira PKK HDP dinsizdir en çok PKK nin HDP nin karşısında olması gerekenler kürt dindarlar olmalı degilmi onlar üzerinden siyaset yapmiyolarmi bu dinsiz kafirler ayrıca İslamda türk kürt acem......vs. Varmıdır islamin kendisinin temeli zaten bunlara yanı ırkçılığa karşı değilidir ki veda hutbesi bunun delili degilmidirki mustafa kamalak duyarlı vs her zaman sevgi ve birleştirici bi politikanın temsilcisi genel başkanı olmuştur merhum Necmettin Ernakanin partisi emanet ettiği ülkesini dinini seven bi insandır keşke herkes milli iradenin yanında olsaydı geçen seçimde o dinsiz HDP bile ülkesini dinî seven bu partiden daha çok Oy almamış mıdır bizler dinimizi ülkemizi ve hattahatta insanlığı seven milli gorusculeriz tek gayemiz dinimize ülkemize hizmet etmektir PKK yani HDP oy veren dinsizlere öbür tarafı hatırlatıp Allahın kahhar olduğunu tekrardan hatırlatıp yaptıklarının yanlarına kalmayacağını Allahın Adil sıfatına güvenerek diyorumki ayeti celilede bize bunu hatırlatır kim zerre şer kimki zerre hayır işlerse karşılığı verilecektir vs......