TBMM kurulduğunda 3 araçtan biri Diyanet'teydi!

Şahin: TBMM kurulduğunda 3 araçtan biri Diyanet'teydi

TBMM kurulduğunda 3 araçtan biri Diyanet'teydi!

Şahin: TBMM kurulduğunda 3 araçtan biri Diyanet'teydi

02 Haziran 2015 Salı 10:16
TBMM kurulduğunda 3 araçtan biri Diyanet'teydi!
banner221
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Cumhuriyet kurulduğunda 3 makam aracından birinin diyanet işleri başkanlığında olduğunu söyleyip "Peki dolmuşla mı gitsin Diyanet İşleri Başkanı makamına?" dedi.
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin,  Cumhuriyet kurulduğunda sadece Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi'nin makam arabası olduğunu belirterek, "Bazı siyasi partiler ve liderlerinin Diyanet İşleri Başkanının makam arabasını siyasi polemik yapmaları bana göre ne kadar ayıp bir şeydir. Peki dolmuşla mı gitsin Diyanet İşleri Başkanı makamına?" dedi.
 
Cumhuriyet kurulduğunda 3 kişide makam aracı vardı
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Karabük'ün Eflani İlçesi'nde esnafları ziyaret etti ve Kaymakamlığa ziyarette bulundu. Burada gazetecilerin sorularını cevaplandıran Şahin, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in makam aracıyla ilgili tartışmaları değerlendirdi. Cumhuriyet kurulduğunda 3 kişinin makam arabası olduğunu, bugünkü protokolde Diyanet İşleri Başkanı'nın 3 numaraya denk geldiğini bu araçlardan  birinin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, ikincisi Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve üçüncüsünün de Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi olduğunu belirten Şahin, "Bazı siyasi partiler ve liderlerinin Diyanet İşleri Başkanının makam arabasını siyasi polamik yapmaları bana göre ne kadar ayıp bir şeydir. Peki dolmuşla mı gitsin Diyanet İşleri Başkanı makamına? Taksi mi çağrısın yoksa yürüyerek mi gitsin? Bu beyler ne demek istiyorlar? Sayın Kılıçdaroğlu, Demirtaş açıklama yapsın, neyle gitsin Diyanet İşleri Başkanı makamına? Görevine neyle gitsin?" dedi.
 
Peygamberimizin zamanında uçak var mıydı?
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu duruma üzüldüğünü ve Diyanet İşleri Başkanı'na Cumhurbaşkanlığı havuzundaki araçlardan birisi ile yurt dışı seyahatleri için de bir uçak tahsis edilebileceğini söylediğini hatırlatan Şahin, şöyle konuştu:
 
"Cumhurbaşkanımız bunu deyince, 'Vay siz Diyanet İşleri Başkanını nasıl Papa'yla, Vatikan'la kıyaslarsınız, neden Peygamberimizle kıyaslamadınız?' dediler. Konu binek uçak. Peygamberimizin zamanında uçak var mıydı, otomobil var mıydı? Sayın Kılıçdaroğlu şunu mu söylemek istiyor; Sevgili Peygamberimizin zamanında seyahatler sadece deveyle yapılırdı. Diyanet İşleri Başkanı'na da çağrıda bulunarak 'Bundan sonra seyahatlerini deveyle yap' mı demek istiyorsunuz. Söylemek istediğiniz nedir? Bunu açıklayın. Halkımızın saygı duyduğu görevlerde, makamlarda bulunan kişilerin seçimler öncesi hala polemik konusu yapılması nedeniyle eski bir Diyanet mensubu olarak fevkalade üzüntü duyorum."

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hadim 2015-06-02 12:00:31

Diyanete laf yetistirenler önce kendilerine baksınlar

Avatar
berkant 2015-06-02 15:32:14

ilk dönemde devletin resmi dini islam idi.

Avatar
İtibar 2015-06-03 10:46:22

Diyanetin itibarını makam aracında, uçakta, lojmanın konforunda arayanlar çok hata yapıyorsunuz. Ben ilk imamlığa başladığımda toprak bacalı tek odalı bir kulübede oturdum. Yağan yağmur üzerime akıyordu. Hz. Peygamber hasır üzerinde yattı. Ondan daha itibarlı bir kul mu var. İtibar ilimde, irfanda, hikmette, tevazuda, sabırda. şükürde, ihlasta, isarda (başkasını nefsine tercih etmede) aranmalı. Devletteki israfın meşrulaştırılacağı mekan değildir diyanet teşkilatımız.

Avatar
Selami Şahin 2015-06-03 16:53:55

Atatürk, diyanete çok önem verdiğini bu haberden anlıyoruz. Çünkü tarikatlar, cemaatler şirk yuvasıydı. Bu şirk illetinden insanlarımızı korunmanın yolu, hakikatı anlatacak ve öğretecek bir din kurumu ile halkın aydınlatarak şirk durumuna düşmemesi ve dinini doğru bilgiler ile donanarak, öğrenerek yaşaması idi. İşte diyanetin ve hizmetinin önemi,