'Ulema arasında vahdet olmazsa ümmet arasında vahdet olmaz'

Tanzanya heyetini kabulde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Bangladeş'teki Cemaat-i İslami partisi lideri Nizami’nin idamının hukuksuz ve tamamen siyasi olduğunu söyledi. Dünyanın bu idam karşısındaki sessizliğini de eleştiren Başkan Görmez, “Mevcut bir toplumun gençlerini baskı altında tutmak için yaşlı insanları bu şekilde haksız yere idam etmek bugünün dünyasına yakışan bir şey değildir. Bu dünyaya yakışmayan bir husus da, başka dünyalarda bir din adamının ayağına diken battığında ayağa kalkan dünyanın bu idamlar karşısındaki sessizliğidir. Herkes biliyor ki, bu idamların hukukla ilgisi yok tamamen siyasi idamlar. Toplumu baskı altında tutmak için başvurulan yanlış yöntemler. Ama buna rağmen çağdaş dünyanın hiçbir yerinden ses çıkmamış olması gerçekten üzüntü vericidir. Biz de büyük bir üzüntüyle karşıladığımızı belirtmek istiyorum” dedi.

Tanzanya Baş Müftüsü Şeyh Ebubekir Zubeyr Mbwana ve beraberindeki alimler heyetinin ziyaret ettiği Diyanet İşleri Başkanı Görmez, duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ziyaretin iki ülke ve dini kurumları arasındaki ilişkilere ivme kazandıracağını belirtti.

Tanzanya’nın sömürgelere karşı verdiği mücadelenin her türlü takdirin üstünde olduğunu belirten Başkan Görmez, son yıllarda Afrika’ya sıçrayan İslam adına işlenen terör ve şiddet olaylarından dolayı duyduğu üzüntüyü ifade etti.

“Eğer ulema arasında vahdet olmazsa ümmet arasında vahdet olmaz…”

Alimlerin fikir ve düşünce birliğinin önemine işaret eden Başkan Görmez, “Eğer ulema arasında vahdet olmazsa ümmet arasında vahdet olmaz. Kalpleri arasında rabıta olmayanlar ümmetin kalpleri arasında rabıta kuramazlar. Bilhassa alimlerin birliği, beraberliği, fikir ve düşünce birliği son zamanlarda büyük önem arz ediyor” diye konuştu.

Afrika’daki İslam medeniyetinin Orta Doğu’daki Müslümanlara örneklik teşkil edebileceğini dile getiren Başkan Görmez, şunları söyledi;

“Modern zamanlarda tasavvuf mekteplerinin bidat ve hurafeyle nitelendirilmesi başlı başına bir bidattir…”

Afrika'da medeniyetler oluşturan İslam’ın kendine özgü birtakım vasıfları var. Afrika'daki İslam’ın içten dışa doğru akan bir İslam olduğunu, bir gönül boyutunun olduğunu, bir irfan ve marifet boyutunun olduğunu unutmamak gerekir. Afrika'da İslamlaşmayı sağlayan tasavvuf mekteplerinin olduğunu unutmamak lazım. Modern zamanlarda tasavvuf mekteplerinin bidat ve hurafeyle nitelendirilmesi İslam dışı gösterilmesi başlı başına bir bidattir. İslam bidati elbette kabul etmez. Ama İslam’ın züht, tasavvuf ve irfan yolu İslam tarihi açısından çok büyük bir önem arz ediyor.





“Bugün Orta Doğu’daki Müslümanların Afrika'daki o dingin, gönül boyutu olan İslam’a ihtiyacı var…”

Bugün Orta Doğu’daki Müslümanların Afrika'daki o dingin, gönül boyutu olan İslam’a ihtiyacı var. Üzülerek belirteyim bilhassa son on yıllarda İslam dünyasında ortaya çıkan bir takım nevzuhur fikirlerin Afrika'ya da sirayet etmesi üzüntü vericidir. Ayrıca bilhassa Afrika'da da muhtelif bölgelerde şiddetin ve terörün İslam adına ortaya çıkmış olması üzüntü vericidir. Bunların üstesinden ancak ilimle, hikmetle ve marifetle gelebiliriz. Yeterki alimler kendilerine düşen vazifeleri hakkıyla yerine getirsinler.

“Afrika'da, cehaletle, tefrikayla ve fakirlikle cihat edilmesi gerekiyor…”

Afrika'da üç şeyle mutlaka cihat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Birincisi cehaletle savaş. Öncelikle cehaleti ortadan kaldırmamız lazım. Çünkü İslam kendisine iman eden herkesin ilimle donanmasını ister. İkincisi, tefrika. Hem ırklar arası ayrımcılığa hem mezhepler arası ayrımcılığa hep birlikte karşı çıkmalıyız. Üçüncüsü de, fakirliğe karşı mücadele. Müslüman yeryüzünü imar etmekle mükelleftir. Allah bizi yerden yarattı ve bizden yeryüzünü imar etmemizi istedi.

“Afrika kıtası insanlığın en büyük günahları işlediği kıtadır…”

Afrika kıtası insanlığın en büyük günahları işlediği kıtadır. Bu günahları Afrikalılar işlemediler. Maalesef başka dünyadan insanlar gidip Afrika’da cürümler işlediler. Nice nesilleri köleleştirdiler. Nice ülkeleri sömürgeleştirdiler. Nice dilleri ve kültürleri yok ettiler. Nice servetleri sömürdüler. Bütün bunlar tarihte kaldı. Biz Müslümanlar olarak bütün bunların üstesinden İslam’ın bize verdiği özgürlük ruhu ile gelebiliriz.

Konuk Müftü Ebubekir Zubeyr Mbwana ise, Başkan Görmez’e kabulünden dolayı teşekkür ederek, Diyanet İşleri Başkanlığının misafiri olmaktan gurur duyduğunu ifade etti. Tanzanyalı Müslümanlardan selam getirdiğini söyleyen Müftü Mbwana, Tanzanya’daki Müslümanların durumunu ve Tanzanya Müslümanları için Türkiye’nin önemini görebilmek için Başkan Görmez’i Tanzanya’ya davet etti. Diyanet İşleri Başkanlığının Tanzanya’daki çalışmalarının son derece verimli olduğunu ve bunun Tanzanya Müslümanları için önemli olduğuna işaret eden Müftü Mbwana, bu ziyaretlerle iki ülke Müslümanlarının birbirini tanıması ve ilişkilerin gelişmesi açısından kendileri için büyük önem arz ettiğini dile getirdi. Tanzanya’daki durum hakkında Başkan Görmez’e bilgi veren Mbwana, her iki ülkenin selameti için dua etti. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
adalet 8 ay önce

ne demişler olmayacak duaya amin denmez... çok samimi olarak soruyorum Allah'ın dilemesi dışında bu insanlarla vahdetin olacağına inanan var mı?