Kamu sektörü ve özel sektörden birçok kurum, önemli pozisyonlara o işin niteliğine uygun personeli seçmek için yazılı sınavın yanında mülakatı da zaruri olarak görür. Mülakat, adayın pratik zekasını, ifade kabiliyetini, düşünme melekesindeki mantıksal tutarlılığı, özgüvenini, temsil kabiliyetini, beşeri münasebetlerde sergilediği tarzı ve işin niteliğine göre ses, seda, eda dil, üslup vd hususiyetlerde sahip olduğu nitelikleri ölçmeyi amaçlar. Ülkemizde özellikle kamu kurumlarında mülakatlar bu güne kadar bir çok yerde “hamili kart yakınımdır.” yazan bilgi notuna yada “Sayın ……..(büyüğümüz)’ün selamı var, A. B isimli adayın değerlendirilmesini rica ediyorlar.” Şeklindeki telefon, fax veya e- mail mesajına göre yapıldığından mülakat deyince torpil, adam kayırma, haksızlık akla geliyor.
 
Denilir ki bir işte yükselmenin üç yolu vardır:
 
  Cevher-i has,
 
  Yakın temas
 
  İltimas,
 
Bir mülakatta, komisyon üyeleri Allah’tan korkan, vicdan sahibi kimselerden oluşuyorsa cevher-i hasa, yani kişisel birikime, donanıma ve liyakate göre karar verirler, tabi karar kendilerine bırakılırsa. Eğer komisyon üyeleri, bir kurumda kadrolaşmayı hedeflemişse adayın komisyon üyeleriyle yakın teması yeterlidir.
 
Bugüne kadar görülen mahzurlarından dolayı, torpil ve kayırmacılığı önlemek için mülakatın işe giriş ve yükselme sınavlarında tamamen kaldırılması isteniyor. Bu durumda daha büyük sıkıntıların ortaya çıkabileceği ise hiç akla gelmiyor. Bundan 15 sene kadar önce idi. Devlet memurluğuna giriş sınavı yeni çıkmıştı. İmam Hatip lisesi mezunu olan tanıdığım iki arkadaştan biri o zamanki adı DMS olan sınavdan biri 99 diğeri 97 almıştı. Her ikisi ile de yapılan beş dakikalık sohbette bu kişi imamlık yapamaz, kanaati kolayca oluşuyor. 99 alan N.B ile bulunduğum bir ortamda yanımıza gelen üçüncü şahısla bir iki kelamdan sonra hemen kavgaya tutuştu. N.B’nin yakın arkadaşları, bu kafayı bozdu, sen de uzak dursan iyi edersin, diye beni ikaz ettiler. N.B’yi geçenlerde bir caminin önünde dilencilik yaparken gördüm ve üzüldüm. KPSS’den 97 alan H.A da imam olamadı ama öğretmen oldu. Kaç okul değiştirdiğini sayamadım. H.A’nın sınıfına girdiği öğrencilere gerçekten yazık oluyor. H.A ile karşılaşmamak için dua ediyorum, zira her karşılaşmamızda beni sözlü taciz ediyor. Bu ve benzer yapıdaki kişilerin bir de amir ve üst düzey görevli olduğunu düşünebiliyor musunuz?
 
Bir çoğumuz, göz, diş, baş, karın vd uzuvlarımızda meydana gelen rahatsızlık sebebiyle hakime gideriz. Beyninden rahatsız olanı psikologa götürmek ise oldukça zordur. “Ben deli miyim?” der. Oysa psikologa sadece deliler gitmez, zihinsel bir rahatsızlığı olan herkesin gitmesi gerekir. Ömrünün bir aşamasında girdiği bunalım sebebiyle ruh ve sinir hastalıkları polikliniğinde tedavi olup, normal hayata ve işine devam eden, başarılı işler çıkaran binlerce kişi mevcut aramızda. İşe girerken sağlıklı olduğu halde bir sebeple ruh sağlığı bozulan şahıslar da olabilir. Benim gözlemime göre, her kurumda % 5 oranında dengesiz diyebileceğimiz argo tabirle çatlak kişiler bulunuyor. Bu durumda olanların önemli pozisyonlarda bulunmaları mutlaka engellenmelidir.
 
Milli Eğitim Bakanlığı da kendi bünyesinde gördüğü bazı aksaklıklardan hareketle geçtiğimiz aylarda şube müdürlüğü sınavında yazılı sınava mülakatı da ekledi ve atamayı, mülakat sonuçlarına göre yaptı. Danıştay da yazılı ve mülakatın birlikte değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek atamayı iptal etti.
 
Diyanet’te mülakat işe giriş şartlarının olmazsa olmazıdır bence. İmamlık ve müezzinlikte, adayın kıratını, ses ve sedasını hatta kıyafetini değerlendirmek gerekir. İmamlık sınavına giren bir aday, ilahiyat mezunu olabilir, hatta yüksek lisans ve doktora da yapmış olabilir. Milli Eğitime gitmesi halinde başarılı bir öğretmen hatta üniversitede başarılı bir öğretim üyesi de olabilecek birinin dilinde sorun varsa, kelimeleri yanlış telaffuz ediyorsa, yada aldığı Kur’an eğitimi oldukça zayıfsa imam olmaması gerekir. Bu durum mülakatta tespit edilir. Şef, müdür, müftü, uzman vd görevde yükselme sınavlarında da yazımın başında mülakatın amacını açıkladığım cümlede belirttiğim hususların aranması gerekir.
 
Titiz bir mülakat yapmadan sadece yazılı sınav sonucuna göre yapılan atamalarda ortaya çıkacak birkaç isabetsiz atama, hem o birimin çalışanları, hem o birimden hizmet alma durumunda olan vatandaşlar açısından bir zulüm olur. Kurumun bir biriminde, yetkili şahıstan kaynaklanan sorun, zincirin zayıf halkası gibi işlev görür, kurumu, kurumun hizmet politikasını ve imajını bütünü ile etkiler. Bunun için mülakat olmadan olmaz, diyoruz.
 
Peki mülakatta yukarda değindiğimiz torpil ve iltimas nasıl önlenecek? Buna karşı da tedbir alınabilir. Komisyonunun çalışma yaptığı odaya, mülakatları kayıt altına alan bir kamera konulabilir. Mülakat soruları da yazılı soruları gibi önceden hazırlanarak kapalı zarflardan birini seçmesi istenebilir. Komisyona bir psikolog yada en azından bir PDR öğretmeni alınabilir. Mülakatın dışında, adayın hastane kayıtları, adli sicil durumu, okul ve arkadaş çevresi objektif kriterlere göre araştırılabilir.
 
Kurumların vicdanlı üst düzey yöneticileri, ehliyet ve liyakate göre seçim yapmak için ne kadar çaba harcasalar da içimizden iyi niyetli olmayanlar bir şekilde aradan sıyrılmak ve hak etmediği göreve atanmak için arayışlarını sürdürür. Hile icat etmede gösterilen maharet, sınavı kazanmak için gösterilse muhtemelen sınav hakkı ile kazanılacak. Fakat nedense bazılarının kafası sadece hileye odaklanmış.
 
Mülakat olmasın deniliyor. Sanki yazılılar çok mu objektif. Bu ülkede polislik sınavları, KPSS sınavları belli guruplara avantaj sağlamak için önceden çalınmadı mı? (Vatan haini paralelciler)
 
Mükemmel bir sınav ve değerlendirme sistemi belki kurulamaz ancak iyi niyetle, mükemmel yakın, vicdani bir değerlendirme sistemini hayata geçirmek için sorumluluk sahibi herkesin samimi olarak çaba sarf etmesi gerekiyor.


YAZILI SINAVDAN YÜKSEK NOT ALMAK İÇİN SİZE ALTIN GİBİ BİR FIRSAT SUNUYORUZ...

DHBT 1 KİTABI: İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Önlisan Mezunları için Ortak Çalışma....
DHBT 2 KİTABI: İmam Hatip Lisesi Mezunları İçin...
DHBT 2 KİTABI: Önlisan Mezunları için
 



DHBT 1 ve 2 Soru Bankası Hakkında Detaylı Bilgi almak ve sipariş için: TIKLAYINIZ…


Sipariş Tel:
 
0 506 428 2 428
0 232 343 03 02
0 542 524 84 87 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.