Benim sağım, solum, önüm, arkam her yanım Diyanet’tir. En önemlisi gönlüm Diyanet’tir. Diyanet’e atılan taş, benim evime atılan taştan daha çok beni yaralar. Diyanet’in başarısı ile övünür, bir kendini bilmez Diyanet personelinin hatasına üzülür, kahrolurum.

Atamalarda isabetli tercih yapmanın ne kadar zor olduğun bilenlerdenim. Kimsenin fikrini, zikrini, gönül dünyasını tam olarak bilemezsiniz. Yazılıda sorulara verdiği cevaplara bakarsınız. Mülakatta ise sözüne, kıyafetine, oturup kalkmasına, özel dosyasına, bir de onu tezkiye eden yakınlarının beyanına bakar bir karar verirsiniz. Bazı önemli makamlara yapılacak atamada komisyonun isabeti ya da isabetsizliği çok önemlidir. İsabetli bir değerlendirme ile yapılan atama neticesinde bir makamı işgal eden bir zatın daha sonra psikolojisinde, özel dünyasında meydana gelebilecek değişim sebebiyle de sıkıntı yaşanabilir.

Benim idari tecrübeme göre her kurumda sorunlu ve arızalı personel, ortalama % 10 civarındadır. Bazı stresli mesleklerde ve idari kadrolarda bu oran daha da yükselebilir. Zira idari kadrolarda görev yapmak, zor ve bir o kadar stresli bir iştir. İdareci olduktan sonra stres sebebiyle ülsere, şekere, yüksek tansiyona, kalple ilgili rahatsızlıklara yakalananların sayısı az değildir. Bir yerde idareciler, kimi evini geçindirmek için, kimi makamla tatmin olmak için, kimi samimi olarak hizmet etmek için adeta kendini işine ve topluma feda etmektedir. Bu sebeple de idareciler, asgari düzeyde de olsa saygıyı hak ediyorlar.

Ben, sıradan kurumlarda üst düzey alt düzey fark etmez duyduğum problemleri “İnsanın olduğu yerde böyle şeylerin olması mümkünattandır” derim ama Diyanet’te idarecilerden kaynaklanan bir sorun olmuşsa için burkulur, önce keşke bu sorunu bertaraf edebilecek bir inisiyatifim olsa derim, sonra da hem o idareciyi hem de onun maiyetindekileri koruyabilecek bir yetkimin olmasını temenni ederim.

Ben, atamalarda ehliyet ve liyakatin birinci şart olduğunu düşünenlerdenim. “Hamili kart yakınımdır, parti yönetiminden arkadaşımızın yakınıdır, hemşehrimizdir, bizdendir, örgüttendir vb kayırmaları adaletin düşmanı olarak görürüm. Adaleti yok etmek, memleketin temeline dinamit koymaktır. Bir göreve atanan kişi, önce o göreve ehil olmalı, kişilikli olmalı, basiretli ve enerjik olmalıdır. Ne yazık ki, siyasiler seçmenini ve partilisini kıramadığından, üst düzeyde görev yapanlar da kendilerini o göreve getirenleri kıramadığından, adaletli ve isabetli kararlar tam olarak alınamıyor. Ondan sonra, “Burası Türkiye, olur böyle şeyler.” diyerek hoşlanmadığımız kararları tolere etmeye çalışıyoruz.

2010 yılının Temmuz ayında Diyanet’in kuruluş yasasında yapılan değişiklerle gidilen yeniden yapılanma süreci bizi çok heyecanlandırmıştı. Üst düzey görevlendirmelerde eskisiyle kıyası kabil olmayan yenilikler ve görevlendirmeler de oldu çok şükür fakat, paralelcilerin hala etkin bir şekilde varlığını sürdürüyor olmaları Diyanet hakkında kaygılanmamız için yetiyor, artıyor da. Ben, paralelci yaftası ile kalifiye personel kıyımının zulüm olacağına inananlardanım. Halen işini iyi yaptığı halde sırf bir zamanlar hasbel kadar paralelle yolu kesişmiş olanların kızağa alınması, işine son verilmesi gibi tasarrufların da zulüm olacağını düşünürüm. Lakin paralelle ilgili bu kadar şayia ortaya dökülmüşken eğer bir bürokrat hala paralelle bağını devam ettiriyorsa, paralelcileri himaye ediyorsa, murakıplık, şeflik, vaizlik, şube müdürlüğü, ilçe müftülüğü, yırt dışı görevi gibi önemli hizmetlere yapılacak atamalarda paralelciler korunuyorsa, paralelci olmak kişiye avantaj sağlıyorsa bu da zulmün daniskasıdır.

Türkiye’de, paralelin yıpratmaya çalıştığı kurumların başında Diyanet geliyor. Türkiye de paralelden mağdur olanların başında da Sayın Başkanımız Mehmet GÖRMEZ gelir. Hal böyle iken paralelcilerin önemli görevlerde tutulmasının ve atamalarda etkin olmasının izahını ben yapamıyorum. Bırakın istihbarat raporlarını, basit bir iki yoklama ile bile tespit edilebilecek hususlar ya gözden kaçıyor ya da Diyanet’te hala paralelcileri hassaten koruyan birileri var. Ciddi duyumlarım var, elimde belge olmadığı için isim vererek yazamıyorum ama bazı kişilerin sosyal çevresindeki bağlantılarını bir arada değerlendirdiğimde, benim gördüklerimi Diyanet’in üst düzey yetkilileri neden görmez demekten kendimi alamıyorum.

Bana göre Diyanet, Milli İstihbarat, yargı ve Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye’nin asla düşmemesi gereken sağlam kaleleri olarak kalmalıdır. Türkiye, 78 milyon vatandaşın ülkesidir, belli bir zümrenin, oligarşik yapıların tekeline bırakılamaz. Eğer Türkiye, belli bir örgütün eline geçerse kaos olur. Bir derin yapıdan kurtulurken başka bir derin yapının ortasına düşmek akıl karı değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın PKK ve FETÖ örgütlerine karşı yürüttüğü amansız mücadelenin sebebi de budur.

Benim şimdilik konuya kenarından temas etmekle yetineyim. Sıradan bir müdür olarak benim gördüklerimi, eğer görmek isterseler üst düzeydekiler de pekala görebilirler.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fenomen 12 ay önce

sadece diyanet de değil buraya yorum yazanlarda da var parelel fettoşun şakirtleri.israil kahpesi abd çocuğu fetoş'un köpekliğini yapan diyanet de o kadar çok var ki cumhurbaşkanı ve başbakana rağmen hala direnç gösteriyorlar.bu yazıyı yazanın ellerine sağlık yakında bu konuda di̇n bi̇r sen adina açiklama yapacağiz.özelli̇kle di̇yanet-sen ve türk di̇yanet vakif sen de kamufle oluyorlar ve bu sendi̇kalarin i̇l ve i̇lçe yöneti̇mi̇nde onlarin eli̇nde.di̇yanet sen yöneti̇ci̇leri̇ hem di̇yanet i̇şleri̇ başkaninin yanindayiz di̇yor hemde bunlari sendi̇kada barindiriyorlar.yaziklar olsun 3-5 krş uye parasi gelecek di̇ye memleketi̇ peskeş çekenlere.

Avatar
imam 12 ay önce

diyanette paralel artı birtakım diğer örgütlenmeler cirit atıyor. ve bunların sayıları da gün geçtikçe çoğalıyor. yetki bunlarda kimse de onlara müdahale edemeyecektir. ki bunlar -ne yazık ki- ak parti döneminde daha da çoğaldılar ve şımardılar. astıkları astık kestikleri kestik. ne zamana kadar devam eder Allah bilir.

Avatar
imam 12 ay önce

kdz.ereğlideki paralelciler cirit atıyor havalarından yanlarından geçilmiyor hemde merkezde görev yapıyorlar eşleride kapı kapı geziyorlar gazete abonesi için

Avatar
Ibrahim Unver 12 ay önce

Söz paralelde cirit atiyorlar

Avatar
aaa 12 ay önce

Saçma sapan kuruntular iftiralar

Avatar
imam 12 ay önce

yeni bir buluş gibi sunmuşsunuz bunu bilmeyenmi var bunu nedense diyanet görmez ona el atacak babayiğit lazım 80 den günümüze hiç diyanete dokunulduğu görüldümü cevap tabiki hayır

Avatar
OKUMAK FİİLİ. 12 ay önce

yurt disi teskilati diyorum. susuyorum. anlayan anladi.

Avatar
Bilen 12 ay önce

bu yazıdan anlaşıldığına göre sende %10 ların arasına giriyon yazık..