Yunanistan’da, 2007’de kabul edilen ancak Türk azınlığın tepkisi nedeniyle 6 yıl yürürlüğe konulmayan “240 İmam Yasası”nın, kanuni düzenlemenin ardından uygulanmaya başlaması huzursuzluk ve endişeye neden oldu.

Geçen yıl yapılan ek düzenlemenin ardından kısa bir süre önce fiilen uygulanmaya konulan yasa uyarınca devlet okullarındaki Türk azınlık mensubu öğrencilere Yunanca din dersi vermek ve Kuran-ı Kerim öğretmek üzere okullara "din öğretmeni" (İerodidaskalos) kadrosunda atama yapılması, Türk azınlık tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Yunanistan'daki Türklerin seçimle işbaşına gelmiş dini ve siyasi liderleri yaptıkları açıklamalarda, tüm itirazlara rağmen başlatılan bu uygulamanın, Müslümanların uluslararası antlaşmalarla belirlenmiş din özgürlüğüne vurulan bir darbe olduğunu, dini alanda Türklerin rızası alınmadan yapılacak her türlü değişiklik ya da uygulamanın kabul görmeyeceğini belirtti.

BİZDEN HABERSİZ HAZIRLANAN KOSTÜM BİZE GİYDİRİLMEK İSTENİYOR

Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, yaptığı açıklamada, "240 İmam yasası" olarak bilinen yasanın, Türk azınlığın itirazlarına rağmen uygulanmaya başlamasının kendilerini "derinden sarstığını" söyledi.

Söz konusu yasanın Türk azınlığın görüşü alınmadan tek yanlı hazırlanarak uygulamaya konulduğunu belirten Şerif, "Sırf kendilerini ilgilendiren bir konuda azınlığın görüşleri dikkate alınmıyor. Bizim hiçbir talep ya da isteğimiz olmaksızın hazırlanan bir kostüm bize giydirilmek isteniyor. Bu, bir şekilde camilerimize el koymak anlamına geliyor. Adalet, insanlık, demokrasi bunun neresinde? Bu nedenle azınlık toplumu huzursuz ve bu uygulamayı kabul etmiyor" dedi.

Müftü Şerif, uygulanmaya başlanan yasa uyarınca, Müslüman Türk öğrencilerine İslam dinini Yunanca olarak okutmak üzere devlet okullarına "din adamı" (İerodidaskalos) sıfatıyla bazı kişilerin atandığını, açıklanan listelerde yer alan isimler arasında eğitim konusu ve din bilgisiyle ilgisi bulunmayan kişilerin de yer aldığına dikkati çekti.

TÜRK ÖĞRENCİLERE BASKI VAR

Devlet okullarındaki azınlık öğrencilerinin bu kişilerin verdiği derslere girmeye zorlandığına dair duyumlar alındığını ifade eden Şerif, şunları söyledi:

"Yunanistan’da din dersi, okullarda zorunlu ders olarak yer almamasına rağmen, devlet okullarında bizim çocuklarımıza baskı yapılarak bu derslere girmeye zorlandığı duyumlarını alıyoruz. Bu da halkın üzerinde bir baskı oluşturuyor. Bu konuda çok sayıda şikayet geliyor. Toplumun bu konuda büyük tepkisi var."

240 İMAM YASASI'NI KABUL ETMEDİK VE ETMEYECEĞİZ

Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği (BTCDGD) Başkanı Ahmet Sarıcalı da 240 İmam yasasının, azınlığın uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş haklarının ihlali anlamına geldiğini, böyle bir uygulamayı reddettiklerini ve hiçbir zaman kabul etmeyeceklerini söyledi.

Din görevlileri olarak yasaya başından beri itiraz ettiklerini ve bu konuda Türk azınlık kamuoyunu bilgilendirdiklerini ifade eden Sarıcalı, yasanın itirazlara rağmen uygulanmasının Müslüman halkın büyük tepkisine neden olduğunu kaydetti.

Sarıcalı, "Yasa bir kılıfına uydurularak önce devlet okullarında uygulanmaya başladı. Edindiğimiz izlenimler, verilen dersler Yunan dilinde yapıldığı yönde. Ayrıca, görev listelerinde isimleri bulunan bazı kişilerin köylerdeki camilere Kuran Kursu öğretmeni olarak atandığı duyumları alıyoruz. Bu uygulama halkımız nazarında itibar görmedi. Bu sorunun, Türk Azınlığın seçtiği müftülerin Yunan devleti tarafından resmen tanınmasıyla çözüleceğini düşünüyoruz" dedi.

UYGULAMA İYİ NİYETLİ DEĞİL

Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi (DEB) Başkanı Mustafa Aliçavuş da söz konusu yasanın "iyi niyetli bir uygulama olmadığını" vurguladı.

Aliçavuş, Türk azınlıkla ilgili yapılacak her türlü uygulamanın anlaşmalar temelinde, azınlıkla diyalog sonucunda ve azınlık toplumunun rızası alınarak yapılması gerektiğini söyledi.

Yasanın uygulamaya konulmasının Türk azınlığa devlet eliyle yapılan bir dayatma olduğunu ifade eden Aliçavuş, "240 İmam yasası gibi dayanağı olmayan, akıl ve mantığın kabullenmediği bir yasayı dayatmaya kalkışmak ve bunun istenmediğini bile bile sırf azınlığı huzursuz etmek adına uygulamaya koymak, demokrasi, insan hak ve hürriyetleri çerçevesinde açıklanamaz" değerlendirmesinde bulundu.

TEK BEKLENTİMİZ LOZAN'IN UYGULANMASI

Türk azınlığın, Yunan devletinden Lozan Antlaşması’nın uygulamasından başka beklentisi bulunmadığını ifade eden Çavuş, şunları kaydetti:

"Türk azınlık, bu yasaya tüm kurum ve kuruluşlarıyla açık bir şekilde karşı çıkmaktadır. Azınlık insanı kendi çocuklarının dini eğitimi konusunda söz sahibi olmak istemektedir. Bu azınlığın en doğal demokratik hakkıdır. Azınlığın bu haklı talepleri dikkate alınmaması, Yunanistan demokrasisini geri götürmektedir. Bu durum sadece Batı Trakya Türkü için değil tüm ülke için kayıptır. Yetkililerden yasanın toplumumuz içerisinde neden olduğu huzursuzluğun ortadan kalkması için bir an önce keyfi uygulamalardan vazgeçmesi ve sorunların çözümü için Türk azınlık ile samimi ve özlü diyalog içerisinde olmalarını istiyoruz."

240 İMAM YASASI NE İÇERİYOR?

Yunanistan’da, 2007’de kabul edilen ancak Türk azınlığın tepkisi nedeniyle yürürlüğe konulmayan "240 İmam Yasası" olarak da bilinen yasa, 2013’te yapılan düzenlemenin ardından fiilen uygulanmaya başladı.

Yunan medyasına yansıyan haberlerde, ocakta uygulanmaya başlanan yasa uyarınca ilk aşamada Türk azınlık mensubu 87 kişinin, "din öğretmeni" (İerodidaskalos) sıfatıyla göreve alındığı, bunlardan 9’unun İskeçe, 9’unun Gümülcine, 5’inin de Evros (Meriç) ilindeki ilk ve ortaokullara atandığı belirtiliyor.

Batı Trakya\'daki camilerde görev yapan din adamlarının, Yunanistan Eğitim ve Dinişleri Bakanlığı’nın onayı ile aralarında Hristiyan Yunan vatandaşlarının da bulunduğu 5 kişilik kurul tarafından atanmasını ve bunlara devlet tarafından maaş verilmesini öngören yasaya ek olarak getirilen düzenleme, bu imamların Yunan devlet okullarında İslam dini dersi vermelerini de getiriyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol