Başörtüsü hakkında şok bildiri
Fransa’da Nicolas Sarkozy’nin İçişleri Bakanı olduğu dönemde kurulan ve bir “Fransa İslamı” oluşturmayı amaçlayan Fransa İslam Konseyi, haddini aşan bir bildiri yayınladı.
 
19 maddeden oluşan 15 sayfalık “Fransa Müslümanlarının Bir arada Yaşamak için Vatandaş Sözleşmesi” başlıklı metinde, İslamiyet’te “başörtüsünün bir emir değil, tavsiye olduğu” ifadesi  ön plana çıktı.
 
REFORM ÇAĞRISI CÜRETİ
 
“İslamiyet’te reform” çağrısında bulunan metinde, İslamofobi başlıklı bölümde, “Müslümanlar toplumda verdikleri imaj nedeniyle kendilerini sorgulamalıdırlar” ifadesi yer aldı. Fransa’da Müslümanlar’ın dinlerini rahatça yaşayabildikleri vurgulandı ve İslam karşıtı eylemlere ve Müslümanları rahatsız eden olaylara yer verilmedi.
 
Bildiride laiklik ve cumhuriyetçi ilkelere bağlılığın altı çizildi.
 
Sonbaharda, Fransa’da “cihad” kavramının tartışılacağı bir toplantının düzenleneceği de konuyla ilgili haberlerde yer alan bir başka önemli ayrıntı oldu. Geçtiğimiz haftalarda Belçika’da bir Yahudi müzesine yönelik gerçekleşen saldırı nedeniyle bir Fransız’ın zanlı olarak gözaltına alınmasının hemen ardından bu bildirinin yayınlanması dikkat çekici bulundu.
 
Fransa İslam Konseyi, Fransa İçişleri Bakanlığı’nın koordinasyonunda oluşturulan ve çoğunlukla Fas, Cezayir ve Tunus kökenli Müslümanların temsil edildiği bir kurum. İslam Konseyi’nde bir Türk üye de yönetici  olarak görev yapıyor.
 
KELİME OYUNLARI
 
Star’a konuşan kaynaklar, bildiride kelime oyunları yapıldığını kaydederek, bildirinin son halinin tüm üyelere gönderilmediğini söylediler.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Sözün Doğrusu 3 yıl önce

Fransa İslam Konseyi veya Belçika müslümanları temsil kurumu (Executif) gibi yapılar ilgili devlet politikalarının bir gereği olarak yapamayacakları şeyleri bu kurumlar vasıtasıyla yapmaya çalıştıkları maalesef bu ülkelerde yaşayan çoğu kardeşlerimiz de farkında olmadan bunlara alet olmaktadırlar. Bahsettiğiniz gibi Fransa İslam Konseyi Türk üyesinide çok iyi tanımaktayım. Ülkelerinde yaşayan müslümanların oy'ları ile seçilenlerin bir çoğu kayda değer bir İslami eğitim almalarıda söz konusu değildir. Hemşehrisi veya köylüleri bulunduğu bölgede çoğunlukta iseler istedkleri adayları seçebilmektedirler. Her şeye rağmen buralarda yaşayan müslüman toplumun kahır ekseriyeti de bu tip kurumların beyanlarını ciddiye almamaktadırlar. Bu da sevindirici bir durumdur. .