Kıbrıs'taki İlahiyat Koleji Kapanıyor mu?
Hala Sultan İlahiyat Koleji Müdürü İsmail Kaşot, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (K.K.T.C.) 5. Milli Eğitim Şurası’ndaki Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin kapatma kararı ve Kuzey Kıbrıs’taki din dersleri ile alakalı ilk değerlendirmelerini Yeni Asya’ya yaptı.
 
Geçmişten günümüze KKTC’deki okullarda verilen din dersleri ve son yapılan 5. Milli Eğitim Şurası’nda Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin kapatılma kararı hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?
 
Öncelikle şöyle başlamak istiyorum: Hala Sultan İlahiyat Koleji 2. yılında. KKTC Milli Eğitim Bakanlığı mesleki teknik öğretim dairesi çatısı altında kurulmuş olan bir okulumuzdur. Öyle ki, 2. yılında halktan gelen büyük talepler doğrultusunda 52 öğretmen ve 405 öğrenci sayısına ulaşmıştır. Görüldüğü üzere, hızlı büyümesi devam edecektir.
Din eğitimi ile ilgili geçmişten günümüze bir değerlendirme yapacak olursak; bu gün Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin müfredat programları içerisinde özellikle lise kısmında Türkiye’deki Anadolu İmam Hatip Liseleri ve imam hatip liseleriyle örtüşen bir yapısı söz konusudur. Kolej bölümünde ise, Kur’an-ı Kerim ve Arapça dersleriyle desteklenen bir yapısı bulunmaktadır. Diğer kolejlerde okutulan 38 saatlik haftalık ders programının 32 saati birebir örtüşmekle beraber 3 saati de 2. yabancı dil olan Arapça dersine denk düştüğünü hesaplarsak, 35 saatle birebir örtüşen programımız mevcuttur. Diğer kolejlerden farkımız 3 saat Kur’an-ı Kerim dersi okutuyor olmamızdır. Din eğitimi ile ilgili şu anda tek merkez olarak görülen okulumuz bu özelliğini uzun yıllar devam ettirecektir. Çünkü adından da anlaşılacağı gibi burası bir İlahiyat Koleji ve bu değerlendirme içerisinde olması da tabii ve gereklidir.
 
Din eğitimi ile ilgili benim çok geniş bilgim olmamakla beraber araştırmalarım sonunda 1955 yıllarından beri, Türk okullarında ilkokuldan başlamak suretiyle öğretmenlerin verdiği maneviyat dersleri yani din dersleri söz konusudur. Hatta 1960’lı yıllarda genellikle camilerin yakınlarında olan okullardan bahsedebiliriz. Yani okul ve cami birbirine çok yakındı. Okullarda okuyan öğrencilerin ibadet ve maneviyat anlamında camilerden, okulda teorik olarak aldıkları bilgilerin pratik desteklerini aldılar.
 
KKTC ORTAOKULLARINDA DİN DERSİ VAR
 
Barış Harekatı’ndan sonra bakıldığında KKTC’de kurulan bütün okulların içerisinde orta kısımlarında da Din Kültürü ve Ahlak bilgisi dersinin verildiği görülmektedir. Sadece lise bölümlerinde din eğitimiyle ilgili herhangi bir dersimizin olmadığını biliyorum. Şu anda bütün ortaokullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri mevcuttur. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Talim ve Terbiye Dairesi müfredat programları içerisinde 6. sınıftan 8. sınıfa kadar, Din Kültürü ve ahlak bilgisi dersini haftada 1 saat olarak vermiş bulunmaktadır. Lise bölümlerinde hiçbir okulun lise bölümlerinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi okutulmamaktadır. Bu anlamda eksiklik hisseden veya beklentileri olan vatandaşlarında büyük bir ihtimalle liselerde de bu dersleri kendi evlatlarının görebilmesini sağlamak istiyorlar. Dolayısıyla daha derin bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisine sahip olmak bakımından ve manevi değerlerini arttırmak anlamında daha yoğun bir ders programımız olan Hala Sultan İlahiyat Kolejini tercih etmektedirler. Bu da göstermektedir ki, toplumumuz içerisinde yaşayan insanımız Hala Sultan İlahiyat Koleji’ni özellikle evlatlarının maneviyat değerlerini arttırmak istemeleri için önemlidir. Yani bu öncelikli bir talepleridir. Bu taleplerin doğrultusunda da okulumuz doğmuştur. Şu an gözlemlediğim kadarıyla okulumuza olan ilgi ve alaka üst düzeydedir. Bu okulun nüfusuyla bütün düzeyler oluşturulduğunda yaklaşık 800-900 civarında bir öğrenci potansiyeli olabilecektir.
 
İLAHİYAT KOLEJİ KAPATILACAK MI?
 
Bu çalışmalarınız devam ederken 5. Milli Eğitim Şurası’nda alınan bazı kararlar var. Mesela İlahiyat Koleji’nin kapatılması kararı... Bu kararla alakalı olarak düşünceleriniz nedir?
 
Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin kapatılması ile ilgili şura kararlarını şöyle değerlendirmekte yarar var; 5. Milli Eğitim Şurası kısa bir süre önce tamamlanmıştır. Şurada alınan kararlar tamamıyla tavsiye kararlarıdır. Sayın Bakanımızın da bu konuda açıklamaları bulunmaktadır. Kararların bazılarının Milli Eğitim Bakanlığınca uygulanamayacağını dillendirilmiştir. Basın yoluyla da bütün kamuoyuna duyurulmuştur. Kararların, tekrar söylüyorum, tavsiye karaları olduğu ortadadır. Yani 5. Şura’da ortaya çıkan kararların birebir uygulanması şu an mümkün değildir. Sayın Bakanımız da bunu basın açıklamalarıyla teyid etmiştir.
 
Bu şekil tepkiler Güney Kıbrıs Rum tarafında da oluyor mu? Okullarında dinlerini öğrenmeleri, kilisede ibadet etmelerine karşı sendikalar veya başka kuruluşların karıştıkları vaki mi? Yoksa bu KKTC’ye has bir durum mu?
 
Her ülkenin kendi içerisinde manevi değerlerini koruma anlamında bir takım tedbirleri vardır. Bu açıdan bakıldığında bütün ülkede manevi değerleri arttırma anlamında gerek ilköğretiminde gerek ortaöğretiminde gerekse diğer eğitim-öğretim okullarında, bireyleri desteklemek her devletin ana hedeflerinden biri olmuştur. Rum tarafında kiliselere insanların gitmemesi konusunda bir yaptırımın sendikalar tarafından yapıldığını ben hiç duymadım veya başka ülkelerde maneviyatın engellenme çalışmalarının çok yoğun bir şekilde olduğunu işitmedim. Bizim ülkemizde de okulumuzla alakalı, kısa veya uzun süreli bir takım tartışmalar yaşanmasına rağmen, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin yeni bir değer olmasına bağlıyorum. Bu anlamda bazı çevrelere tekrar hatırlatmak isterim; belki okulun iç yapısını bilmediklerinden ya da okulun içerisinde okutulan ders yapılarını çok iyi tetkik etmediklerinden dolayı veya bu okulun ürünlerinin ne olacağını ön göremediklerinden dolayı bir takım tepkiler oluşabilir. İnananlar olabilir, inanmayanlar olabilir. Biz okul olarak, inanana da inanmayana da saygı duymaktayız. Dolayısıyla inananlara da saygı bekliyoruz. Bu anlamda çalışmalarımızı yine Milli Eğitimin bize vermiş olduğu çerçeve içerisinde devam ettireceğiz. Rum tarafında o yapıldı, bu yapıldı veya başka ülkelerde o yapıldı, bu yapıldı şeklinde değil de, biz kendi ülkemizi esas alarak, Milli Eğitim’in vermiş olduğu yetkiler ve görev çerçevesi içinde okulumuzun gelişim sürecini devam ettireceğiz.
 
Karşı olan grupla, okul idaresi olarak itiraz ettikleri meseleleri görüştünüz mü?
 
Tabii ki... Yani sendikalar bizim okulun da öğretmenlerin de sendikasıdır. Şu anda benim öğretmen arkadaşlarımın yüzde sekseni sendikalı elemanlardandır. Zaman zaman sendika başkanları veya yetkililer buraya gelip öğretmen arkadaşa, kendi üyelerine birtakım açıklamalarda bulunur. Tabii olarak ben kendilerine okulun eğitim müfredat programları çerçevesinde nereye yönelik bir çalışma yaptığımızı, burada okuyan öğrencilerin nasıl öğrenciler olarak yetişeceklerini, burada esas hedefimizin din adamı yetiştirmek olmadığını, elbet aralarından din adamı da çıkacak olan çocuklarımızın olacağını, ama genellikle, her üniversiteye her fakülteye her mesleğe insan yetiştirmek arzusunda olduğumuzu açıklıyorum. Bütün bunları yaparken de hangi mesleğe giderse gitsin bu öğrencilerimizin manevi değerlerini arttırmaları anlamında bir destek verdiğimizin altını çiziyoruz. Bu şekilde anlatıyoruz, çünkü realite bu, gerçek bu. Bunun dışında bir şey söylememe zaten gerek yok veya bunun dışında bir şey yaptığımız söz konusu değildir.
 
Peki bu ısrarın sebebi ne? İlahiyat Koleji’nin burada istenmemesi ve kapatılması ısrarını neye bağlıyorsunuz?
Şimdi bakınız! Bütün söylemler bir takım siyasi düşüncelerin ürünüdür. Tabii olarak farklı düşünceler, farklı bir siyasi beklenti de olabilir. Dolayısıyla onların da söylemini kendilerince doğru olduğunu düşünüyorum. Siyaset sahnesine çıkarsınız sağcısı vardır solcusu vardır, İslami değerlere bağlı olanı vardır. Bütün bunları değerlendirdiğimizde herbiri kendi misyonunu ortaya koymaya çalışıyor. Bu çok tabiidir, demokrasilerde böyle bir durum söz konusudur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.