Obama’nın DAEŞ stratejisinin bir yılı
ABD'nin DAEŞ ile mücadelesi ilk yılında, düzenli başarılardan ziyade "iniş-çıkışlı" bir seyir izlese de yönetim, zaman geçtikçe bu stratejinin başarılı olacağına inanıyor.
 
ABD Başkanı Barack Obama, bir yıl önce, 11 Eylül saldırılarının arifesinde, akşam saatlerinde Beyaz Saray’da kameralar karşısına geçerek DAEŞ stratejisini açıklamıştı.
 
"Amerika’nın bu terörist tehdidi etkisiz hale getirmek için geniş bir koalisyona liderlik edeceğini açıklıyorum. Hedefimiz çok açık, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir terörle mücadele stratejisiyle DAEŞ'in gücünü azaltacağız ve tamamen yok edeceğiz” ifadesini kullanan Obama’nın DAEŞ’e karşı başlattığı bu strateji bir yılını tamamlarken, örgütle mücadele de “iki ileri bir geri” şekilde ilerledi.
 
Dünya genelinde 60’dan fazla ülkenin katılımıyla koalisyon kurmayı başaran Obama yönetimi, koalisyonla örgüte hava saldırıları düzenlerken, sahada da yerdeki DAEŞ karşıtı güçleri eğitim, ekipman ve danışmanlık sağlama gibi yöntemlerle destekledi. Bunun yanında, ABD öncülüğündeki koalisyon, DAEŞ’in finansal kaynaklarını kesmeye, yabancı savaşçı akışlarını önlemeye ve örgütün sosyal medyadaki etkinliğini kırmaya çalıştı.
 
Bir yılda 7 bine yakın hava saldırısı
 
ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, bugüne kadar Irak ve Suriye’de toplam 6 bin 745 hava saldırısı düzenlerken bunların 2 bin 515’i Suriye, 4 bin 230’u Irak’a oldu. Bu saldırıların 5 bin 240 sadece ABD uçakları tarafından gerçekleştirilirken, koalisyon uçaklarınca bin 505 saldırı yapıldı.
 
ABD ve koalisyon güçleri, Irak ve Suriye’deki operasyonları desteklemek için önceki güne kadar toplam 53 bin 278 sorti gerçekleştirdi.
 
Çok uluslu koalisyonun devam eden saldırılarında bugüne kadar 6 bin 700’den fazla nokta hedef alındı. 
 
Bunlarda, 119 tank, 340 yüksek kabiliyetli çok amaçlı vasıta (HMMWV), 510 depolama alanı, örgütün kullandığı 3 bin 262 bina ve 2 bin 577 muharebe pozisyonu imha edildi. Ayrıca örgütün 196 petrol altyapı tesisi ile 3 bin 680 farklı hedefleri vuruldu.
 
Bunun yanında, ABD, DAEŞ’in iki numarası "Hacı Mutaz" olarak da bilinen  Fadıl Ahmet el-Hayali'yi hava saldırısıyla ortadan kaldırdı. 
 
Türkiye de hava saldırılarına katıldı
 
Irak’taki hava saldırılarına Avustralya, Kanada, Danimarka, Fransa, Ürdün, Hollanda ve Birleşik Krallık, Suriye’dekilere ise Bahreyn, Kanada, Ürdün, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri katkıda bulunurken, Türkiye de geçen haftalarda İncirlik Hava Üssü'nün kullanımını koalisyon uçaklarına açtı ve DAEŞ'e karşı Suriye'deki hava operasyonlarına katılmaya başladı. 
 
Hava saldırılarının ABD'ye maliyeti ise giderek artıyor.
 
Pentagon, hava saldırılarının günlük maliyetini 9,9 milyon dolar olarak belirlerken, Irak’ta hava saldırılarının başladığı 8 Ağustos 2014’ten bugüne kadarki toplam maliyet yaklaşık 4 milyar dolar.
 
Irak’ta ilerlemeler var ama Suriye ayağı hala zayıf
 
Bir yıl içinde DAEŞ ile mücadelenin Irak ayağına bakıldığında, Irak Başbakanı Haydar El- İbadi hükümetinin de göreve başlamasıyla, DAEŞ’e karşı sahada Irak güvenlik güçleriyle etkin işbirliği yapılarak, Yezidilere yönelik kuşatma kaldırılırken, Iraklı güvenlik güçleri Tikrit'in kontrolünü geri kazandı. 
 
ABD, örgütle mücadelede Irak’a ek askeri danışman gönderirken, ülkedeki ABD personellerinin sayısı 3 bin 500’e ulaştı. Bazı koalisyon güçleri de Irak güvenlik güçlerinin eğitilmesine katkı sağladı. Geçen hafta sonu da ilk defa Irak, ABD’den aldığı F-16 uçaklarını DAEŞ’e karşı kullanmaya başladı.
 
Obama'nın DAEŞ stratejisinin Suriye ayağı ise bu ülkede hava saldırılarına başlanmasına ve Kobani'deki elde edilen başarıya rağmen, genel anlamda daha zayıf kalmayı yıl boyunca sürdürdü.
 
Stratejiye Esed yönetimini dahil etmeyen ABD yönetiminin ülkedeki kriz noktasında siyasi çözüm arayışlarında da henüz bir başarıya ulaşılamadı.
 
DAEŞ ile mücadelede Suriye’de sahada etkili partnerler bulamadıklarını belirten ABD yönetimi, bu noktada Suriyeli ılımlı muhaliflere eğitim programına başlama kararı alırken, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan programlara ev sahipliği yapmayı kabul etti. Ancak, eğit-donat programı şu ana kadar istenilen şekilde ilerleyemedi. 
 
Özellikle geçen ay, eğitimleri tamamlanan ilk grubun El Nusra Cephesi tarafından alıkonulmasının ardından da eğitim programına dair soru işaretleri artarken, ABD yönetimi yaşananlardan ders çıkarıldığını ve bu programın devam ettirileceğini bildirdi.
 
Dolayısıyla ABD için Suriye’de hala sahada DAEŞ ile mücadele edecek düzenli bir güç bulunmaması, stratejinin bu ayağının ilerleyen dönemlerde nasıl ilerleyeceğini belirsiz kılmayı sürdürüyor.
 
DAEŞ'in gücü tam kırılamadı
 
Bir yılın sonunda gelinen noktada Obama yönetimine göre, DAEŞ, Irak’ta geçen yıl sahip olduğu toprakların yüzde 30’unda artık özgür biçimde hareket edemiyor.
 
Suriye’de de örgütün 17 bin kilometrekarelik alanı kaybettiği belirtiliyor.
 
Obama yönetimi, DAEŞ’in 965 kilometre uzunluğundaki Türkiye-Suriye sınırındaki mevcudiyetinin, 100 kilometrelik kısmı hariç sona erdirildiğine işaret ediyor.
 
Ancak DAEŞ, Suriye’de varlık gösterdiği alanlarda etkinliğini büyük ölçüde korumayı sürdürüyor. CENTCOM’a göre örgüt, hala Süveyda, başkent Şam’ın kırsal kesimleri, Humus ve Haseke etrafında etkin durumda. Irak'ta da Musul Barajı, Ramadi, Beyji rafinerisi gibi önemli noktalarda DAEŞ’in nüfuzu devam ediyor. Ayrıca, örgütün Libya, Afganistan gibi ülkelerde de etkisini artırmaya çalıştığı görülüyor. 
 
ABD yönetimi, ilk günden itibaren DAEŞ ile mücadelenin uzun yılları alacak bir süreç olduğunu belirtirken, örgütün bir yılda bazı kayıplar vermesine rağmen hala gücünü sürdürüyor olması, sosyal medyadaki etkinliği ve hala eleman çekmeyi başarması, bu tehdidin kısa sürede ortadan kaldırılamayacağını ortaya koyuyor.
 
“Gerilemeler de oldu ama önemli ilerlemeler kazandık”
 
Obama yönetimi, bu bir yıl içinde DAEŞ'e karşı "önemli kazanımlar" sağlandığını belirtiyor ama yönetim mücadelenin devamlı yükselen bir ivmeyle gitmediğini de kabul ediyor.
 
Bu noktada Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, “Bu kampanyada ilerleme dönemlerinin yanı sıra gerileme zamanlarının olduğunu da inkar etmiyoruz. Askeri operasyon yapmak da böyle bir şeydir. Ancak şu da inkar edilemez ki, geçen yıl önemli ilerlemeler kazandık” dedi.
 
Bu nedenle yönetim, şimdilik savaşta "kazanan" veya "kaybeden" tanımlaması da yapmıyor.  Earnest’ın “DAEŞ’e karşı savaşı kazanıyor muyuz?” sorusuna doğrudan yanıt vermeyerek, hem kazanımlar hem de geri tepmeler olduğunu belirtmesi de bu noktada Obama yönetiminin hala örgüte karşı mücadelede “başarı” kazandığını söyleyebileceği bir duruma ulaşamadığını gösteriyor.
 
Ancak ABD, bu stratejinin hala "doğru strateji" olduğunu düşünüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, "Stratejinin doğru bir strateji olduğuna inanıyoruz ve bu, zaman içerisinde de başarılı olacaktır" ifadesini kullandı. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol