Türkiye düşerse Ortadoğu düşer
Suriye ve Irak merkezli gelişmelerle ilgili Yeni Akit’e değerlendirmelerde bulunan Suriye Geçici Hükümeti eski Başbakanı Ahmed Salih Tuma, Suriye ve Irak meselesinde ABD ve Batı’nın çözüm üretmek yerine kaos ortamını körüklediğini belirterek, “Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğü için Türkiye bir tehdit değil aksine birlik ve bütünlüğün teminatıdır. Suriye ve Irak üzerinden Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak istiyorlar. Türkiye düşerse bütün Ortadoğu düşer” dedi.

BATI İNSANLIĞA KÖR

Batı’nın Suriye’de yaşanan insanlık dramı için harekete geçmediğini vurgulayan Tuma, “Masum insanlar kuşatma altında ancak Batı çözüm yerine çözümsüzlük meydana getiriyor. Bir mülteci planları olmadığı gibi mültecilere ön yargılı yaklaşıyorlar. Suriye halkının yanında bir tek Türkiye var. Türkiye tüm samimiyetiyle Baas, DAEŞ ve PYD eliyle açılan yaraları sarmaya gayret ediyor” dedi.

MEZHEP SAVAŞI İSTİYORLAR

Batı’nın terörizmle mücadele söyleminin samimiyetsiz ve ciddiyetten uzak olduğunu kaydeden Tuma şöyle devam etti: “Batı daha da ilginci terörizmle de mücadele etmiyor. Terörizmle mücadele ediyor gibi gözükerek Suriye’de, son süreçte de komşumuz Irak’ta da sorunları derinleştiriyor. Yeni mağduriyetlerin önü açılıyor. Coğrafya mezhep savaşının içerisine çekilmek isteniyor. Türkiye bir taraftan mazlumların yanında duruyor bir tarafta ise terörizmle mücadele ediyor. Bir taraftan savaş ve terör mağduru insanlara ensar oluyor, bir taraftan mağduriyeti meydana getiren yapılara karşı direnç gösteriyor.”

TÜRKİYE OLMASA BÖLGE YANGIN YERİNE DÖNER

Halep’te ve Musul’da küresel aktörlerin gerek askeri ve istihbarat güçleri, gerekse destek verdikleri terör örgütleriyle büyük bir operasyon gerçekleştirdiğine dikkat çeken Tuma, sözlerini şöyle sürdürdü: “Esed’e açık destek veriyorlar. Kıtaları aşarak coğrafyamızda kanlı operasyonlar yapıyorlar. Onlar bunları kendinde hak olarak görürken, kardeşimiz Türkiye’ye bölge ile ilgilenmemesini öğütlüyorlar. Oysa Türkiye olmasa savaş yayılacak, mezhep krizi büyüyecek, etnik katliamlar başlayacak. Türkiye bölgemizdeki en büyük denge. Bu dengeyi hedef alıyorlar. Bu denge geri adım atarsa bölgeyi topyekûn sömürecekler. Bizim ‘kardeş kardeşi öldürmesin’ çağrımıza, Suriye halkının bu çığlığına sadece Türkiye kulak veriyor. Türkiye bizim gibi savaş değil kalıcı barış istiyor. Bunun için sorumluluk alıyor. Türkiye olmasa bölge yangın yerine döner. Türkiye hem Halep’te hem de Musul’da olmalı. Kalıcı barışı tesis etmek için buna ihtiyacımız var.”

ERDOĞAN’IN HAYKIRIŞI MAZLUMLARIN ÇIĞLIĞIDIR 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Dünya beşten büyüktür’ haykırışının bütün mazlumların çığlığı olduğunu vurgulayan Tuma, “Bu haykırış mazlumları kurtaracak bir tekliftir. Bu teklif sömürü sistemine isyan, adil bir dünya sistemi kurulmasına öncülük etmektir. Bu öncülükten rahatsız olanlar 15 Temmuz kanlı darbe girişimine sessiz kaldılar. Demokrasi derken darbeyi destekler hale geldiler. Biz oyunun farkındayız. Suriye halkı kanlı darbe girişiminde Türkiye’nin yanındaydı. Dualarını hiç esirgemedi” şeklinde konuştu.

FIRAT KALKANI MAZLUMLARIN UMUDU OLDU 

Türkiye’nin başlattığı Fırat Kalkanı operasyonunun, Batı’nın DAEŞ’le mücadele ettiği yönündeki iddiasının bir yalandan ibaret olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Tuma, şöyle devam etti: “Aylardır, hatta yıllardır DAEŞ’e karşı mücadele ettiğini açıklayan ülkelerin tüm tezleri, tespitleri yanlış çıktı. Türkiye, muhaliflerle hareket ederek 24 saat içerisinde Cerablus’u terör unsurlarından temizleyerek tüm dünyaya ders verdi. İki hafta içerisinde ise Türkiye seferberlik ilan ederek, Cerablus’ta yaşam koşullarını iyileştirdi. Okul açıp, eğitim çalışmalarına bile başladı. İnsani yardımı en üst seviyede gerçekleştirdi. Ve Cerablus’tan göç eden kardeşlerimiz anında evlerine yurtlarına dönmeye başladı. Suriyeli ve Iraklı sığınmacılar yurtlarına dönmek için sabırsızlanıyor.”


Yeni Akit


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.