Yeni İmam Hatip müfredatının artı ve eksileri üzerine bir değerlendirme...

Eski Din Eğitimi müfredatı öğrenciyi edilgen bir varlık olarak algılıyor. Buradan hareketle ezberci bir mantıkla hareket eden öğrenci hurafecilerin avı olmaktan kurtulamıyordu. Yeni müfredat artık öğrenciyi edilgen değil etken bir varlık olarak algılıyor ve öğrenciyi araştırmaya, akletmeye sevk ediyor.

Yeni İmam Hatip müfredatının artı ve eksileri üzerine bir değerlendirme...

Eski Din Eğitimi müfredatı öğrenciyi edilgen bir varlık olarak algılıyor. Buradan hareketle ezberci bir mantıkla hareket eden öğrenci hurafecilerin avı olmaktan kurtulamıyordu. Yeni müfredat artık öğrenciyi edilgen değil etken bir varlık olarak algılıyor ve öğrenciyi araştırmaya, akletmeye sevk ediyor.

Hacı Ali Ekber
Hacı Ali Ekber
17 Ekim 2017 Salı 00:46
Yeni İmam Hatip müfredatının artı ve eksileri üzerine bir değerlendirme...
banner221

Eski müfredat kapsamında 2 bin 500 ile 3 bin saat arasında mesleki din eğitimi alan bir İmam Hatip Lisesi mezunu, lider olarak yetiştirilmesine rağmen kendisinin onda biri bile bilgiye sahip olmayan hurafecilerin algı operasyonunun kurbanı olup baş olacağı yerde ayak olmaya razı oluyordu.  

Öğrenciyi dini anlamak ve güncellemekten uzak tutan şey elbette  öğrenciyi sorgulamaktan uzak tutan eski eğitim sistemimizdi. Yeni müfredat öğrencinin akletmesi, sorgulaması, araştırması, bilgiyi güncellemesi, kıyas yapıp bilgiyi gündeme transfer etmesi noktasında oldukça başarılı...

İşte yeni müfredatta ne gibi değişikliklerin olduğunu kaleme alan İmam Hatip okulu meslek dersi öğretmeni Mustafa Doğan'ın o inceleme yazısı: 

Eğitim, bir ülkenin değişmesi ve gelişmesi için en önemli konudur. Gençlerimizi bedenen ve ruhen geliştirebilirsek yarınlarımız için ümit besleyebiliriz. 
Aklın nuru fen ilimleri olduğu gibi kalbin ve vicdanın ışığı da din ilimleridir. İkisi bir araya gelirse gerçek ilim yani hakikat ortaya çıkar. Bu şekilde yetişen gençleri, imam hatip sevdalısı merhum Celaleddin Ökten Hoca; ‘çift kanatlı nesiller’ diye isimlendirir. Din ilimlerinden mahrum yetişen birisinin dinsiz ve ateist, fen ilimlerinden habersiz yetişen bir kimsenin de yobaz, mutaassıp ve hurafeci olması kaçınılmazdır.


Kainattaki her varlığın hayatını devam ettirmek için ayrı bir gıdası olduğu gibi insan vücudundaki her bir organın da ayrı ayrı gıdası vardır. Gözümüzün gıdası güzel manzaralar, kulağımızın güzel sesler, akciğerimizin temiz hava ve oksijen, midemizin sebze-meyve ve hakeza… Aklımızı besleyen ve geliştiren ilim, mantık, bilim ve fenlerdir. Kalbin ve vicdanın hayatiyetini sağlayan da yaratıcısını bulmak (iman), O’nu tanımak (ma'rifet), O’na ihtiyaçlarını arz etmek(dua), O’na ibadet etmek (namaz) ve O’nu anmak (tesbih, zikir) gibi mânevî unsurlardır. Bunlardan sadece biri olura o insan eksik olur.


Eğitim sistemi yöneticilerimizin ve sahada eğitim öğretim faaliyetinin mimarı olan öğretmenlerimizin bu konudaki duyarlılıkları, fedakarlıkları ve gayretleri bu işin başarı şansını ortaya koyacaktır. Ya millet olarak ‘dininin, dilinin, ırzının, namusunun bekçisi bir gençlik’ yetiştireceğiz ya da her gün uyuşturucu, kumar, fuhuş, alkol ve cinayet haberleriyle sarsılacağız.


Tarihin bu önemli kavşağında eğitim sistemimizde kapsamlı bir müfredat değişikliği yapıldı. Eğitim öğretim yılımız büyük oranda değişen bu yeni müfredat ile başladı. Kuşkusuz bu değişiklikleri yapan siyasi irade tamamen iyi niyetlerle ve milletimizin geleceği için büyük ümitlerle bu çalışmaları yaptı. Bu vesile ile bu zor ve önemli çalışmayı yapanları tebrik ediyor, emeği geçen herkese gönülden şükranlarımızı arz ediyoruz. Ancak bu değişikliğin başarıya ulaşmasında başta öğretmenler olmak üzere öğrencilerin, idarecilerin, velilerin, kültürel unsurların, ekonomik şartların ve ülkemizin diğer sorunlarının olumlu veya olumsuz etkileri olacağı unutulmamalıdır. Bu etkenlerin azami gayret ve iş birliği ile çalışmaları o hep söylediğimiz ‘medeniyet tasavvurumuzu’ ortaya çıkarabilecektir.


Müfredat değişikliğine ilişkin getirilen eleştiriler, süreci baltalamak ve tıkamak için değil de çözüme katkı sağlamak amaçlı olursa ülke ve millet olarak bu işten çok kazançlı çıkabileceğimizi söyleyebiliriz. Milletimizin tümünü ilgilendiren böyle bir konuda, kendinde sorumluluk hisseden her kişi ve kurumun yapıcı, inşa ve ihya edici tavsiyeler getirmesi, yönetici ve idarecilerin de bu eleştirileri dinlemesi eğer varsa yanlış ve eksik hususları tamir yoluna gitmesi programın başarısına katkı sağlayacaktır.


Basın yayın organlarında bu mevzular epeyce tartışıldı. Ekranlarda her konunun uzmanı olup her konuda bir şeyler söyleyenlerin eğitim sistemimize nasıl bir katkı yaptığını takdirlerinize bırakıyorum. Bu tartışmalar sonucunda hayırlı bir neticeye pek de ulaşamadığımız görülüyor. Sahada yani bu işin mutfağında çalışan birinin, bir öğretmenin gözüyle özellikle İHL meslek derslerinde yapılan değişiklikleri dinlemek isterseniz bu yazıyı okumaya devam edebilirsiniz. Böyle bir niyetiniz bulunmuyorsa daha fazla zahmete girmeden okumayı burada kesebilirsiniz.


KİTAPLAR ÜZERİNDEN GENEL DEĞERLENDİRMELER


İmam hatip liselerinde okutulan İHL meslek derslerine ait kitapların tamamında az veya çok değişiklik yapıldı. Bu kitaplarda olumsuz olan birkaç husus dışında genel olarak olumlu diyebileceğimiz değişiklikler yapıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 


Kitaplarda yapılan değişikliklerden olumlu gördüklerimizi şu şekilde sıralayabiliriz:


- Ders kitaplarına barkod sistemi getirilmiş. Kitabın ön kapağındaki barkodu akıllı telefonda okuttuğunuzda kitabın tamamı pdf olarak karşınıza geliyor. Ünite başlarındaki barkodu okuttuğunuzda o ünite telefonunuza geliyor. Siyer kitabında 42. sayfadaki barkodu okuttuğunuzda Nurullah Genç’in Peygamberimize olan özlem ve sevgisini işleyen ödüllü şiiri ‘Yağmur’, İbrahim Sadri’nin okuyuşuyla karşınıza geliyor. Bu uygulamayı çok sevdiğimizi söylemeliyiz. Eğer bu barkod sistemi geliştirilirse çok güzel ve faydalı uygulamaları, video ve filmleri, kitap ve haritaları öğrencilerimizle rahatça buluşturabiliriz.


- Kitaplarda yer alan ayet ve hadîsler genel olarak Arapça metinleriyle beraber verilmiş. Öğretmenin o konuyu öğrenciye doğru bir şekilde açıklaması, öğrencinin de ayet ve hadislerin aslını bizzat görmesi ve duyması için bu gelişmenin güzel bir adım olduğunu söyleyebiliriz.
- Kitaplarda görsellik belirgin bir biçimde artmış. Resimler bolca kullanılmış. Kitaplar günümüz gençliği için okunması daha zevkli hale getirilmiş.
- Kitaplarda tablolar eskiye nazaran daha fazla kullanılmış. Konuların daha rahat anlaşılmasına katkı yaptığını söyleyebiliriz.
- Önemli terim ve tanımların sayfa kenarına kutucuk şeklinde çıkarılarak verilmesi öğrencinin dikkatini çekme açısından güzel olmuş. 
- Ünite sonlarında yer alan değerlendirme sorularının kalitesi daha iyi olmuş. Eski kitaplardaki soruların özensiz, hatalı, bazen yanlış bazen de bilgi hataları içerdiğini görüyorduk.
- Ünite sonlarında yer alan bulmacaların öğrenci için konuları daha zevkli bir biçimde öğretici hale getirdiğini söyleyebiliriz.
- Sayfa altlarında yer alan dipnotların o bilgileri daha güvenilir hale getiriyor. Eski kitaplarda bu hususa çok dikkat edilmemişti. Yeni kitapların bir akademik yayın gibi kaynak eserlere atıf yapılarak hazırlandığını görüyoruz.
- Kitapların sonlarına konulan kaynakçaların (bibliyografya) güzel hazırlandığını, ilgili temel kaynakların zikredildiğini, o alanla ilgili geniş bir literatürü içerdiğini söyleyebiliriz.

Bu kadar güzel ve olumlu değişiklikler yanında görebildiğimiz birkaç küçük olumsuz değerlendirmemizi de buraya kaydedelim:


- Yazı karakterleri küçük tutulmuş. Kitaplardan günden güne uzaklaşan ve okumayı pek sevmeyen günümüz öğrencileri için bunun okumayı zorlaştıracağını düşünüyoruz.
- Sayfaların bol bol ve çeşit çeşit renkte kullanılmaları bazen gözü yorucu sayfaların ortaya çıkmasına sebep olmuş. Resim kullanmanın biraz abartıldığını düşünüyoruz.
- Aynı sayfaya ‘Değerlendirelim’, ‘Tartışalım’ ve ‘Paylaşalım’ bölümlerinin hepsinin konulmasını biraz abartılı ve öğrenci için yorucu olduğunu düşünüyoruz. Ne dediğimizi daha iyi anlamanız için Hadîs kitabının 24. sayfasına bakmanızı öneririz.

Bu genel değerlendirmelerden sonra ders ders olarak özel değerlendirmelerimize geçmek istiyoruz.


9. SINIF TEMEL DİNİ BİLGİLER DERSİ


- Öncelikli olarak kitabın sayfa sayısının azaltılması iyi olmuş. Haftada 1 saat olarak okutulan bir ders için eski kitap oldukça hacimli kalıyordu. Öğretmenler genel olarak konuların yetiştirilemediğinden ve kitabın bitirilemediğinden şikâyet ediyordu.
- Önceki kitapta oldukça ayrıntılı bir şekilde yer alan, kabile ve uzak doğu dinlerini anlatan bölümün tamamen çıkartılması gayet isabetli olmuş.
- İslam’ın beş şartından biri ve dinin direği olan namaz ibadetinin bu derste geniş olarak işlenmesi imam hatip lisesine yeni başlayan gençler için iyi olmuş. Gençlere namaz bilinci kazandırabilmek için bu sayede iyi bir zemin oluşturulduğunu söyleyebiliriz.
- 4. Ünite ile getirilen ‘Ahlaki Davranışlar’ ve 5. Ünite ile işlenen ‘Adab-ı Muaşeret’ konularının günümüz gençliği için ne kadar gerekli ve hayati olduğunu belirtmeye bilmem gerek var mı? Bu konular güzelce işlenebilirse umarım gençlerde çok güzel değişimlere vesile olacaktır.


10. SINIF SİYER DERSİ


- Kitabın ‘İslam Öncesi Arabistan’ ünitesi ile başlayıp kronolojik olarak konuları işlemesi isabetli olmuş.
- Bu kitapta herhangi bir liderin değil, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (sav) hayatının anlatıldığının vurgulanması siyer dersinin öğrenci tarafından daha dikkatli bir şekilde takip edilmesini sağlayacağı unutulmamalıdır.
- ‘Risaletin Medine Dönemi’nde ‘Nifak ve Münafıklar’ (sayfa 117) konusuna yer verilmesi, nifakın ve münafıkların kişiye, topluma, müslümanlara ve İslâm'a vereceği zararlara dikkat çekilmesi çok yerinde bir değişiklik olmuş.
- Sayfa 99’da ‘Savaşa İzin Verilmesi’ ve ‘Cihad’ konularının işlenmesi günümüzde gittikçe yaygınlaşan, yaptıklarıyla İslâm'ın güzelliğine, ulviyetine ve safiyetine darbe vuran şiddet yanlısı sapık ve sapkın gruplara karşı gençleri uyarmak adına isabetli olmuş. Cihad kavramının ders kitaplarına girmesi belli çevrelerce oldukça sert bir şekilde eleştiri konusu yapıldı. Halbuki cihadın gerçekte ne olup ne olmadığı, herkesin kafasına göre birilerine savaş ilan edemeyeceği, maddi savaşın ancak devlet izin verirse olabileceği aksi halde kaos, terör ve anarşi olacağı öğrencilerimize güzelce anlatabilirse bu değişiklik çok faydalı olacaktır. Eğitimciler olarak bizler bu mevzunun doğrusunu öğretemezsek gençler, bir yerlerden yalan yanlış olarak öğrenme yoluna gideceklerdir. Cihad kavramının gençlere okulda öğretilmesine karşı çıkanlar, olaya bu yönüyle bakarlarsa kendilerinin de bu değişikliği isabetli göreceklerinden kuşku duymuyoruz.


10. SINIF FIKIH DERSİ


- Fıkıh ders kitabı en çok değişiklik yapılan kitap olmuştur. 
- Fıkıh ders kitabını İslam Hukuku denilince ülkemizde otorite kabul edilen Prof. Dr. Orhan Çeker, Prof. Dr. Saffet Köse, Prof. Dr. Abdullah Kahraman ve Prof. Dr. Servet Bayındır gibi değerli hocalarımızın yazmış olması ders kitabına olan güvenimizi artırmıştır.
- Fıkıh ilminin günlük pratik hayatımızdaki öneminin vurgulanması öğrencilerin bu derse ilgisini artıracaktır.
-  İbadet konuları anlatılırken Şafiî mezhebinin görüşlerine de yer vermesi isabetli olmuş. Caferilik ve Zeydilik mezheplerine de yer verilmesi, öğrenciyi ‘mezhebi, din gibi algılama’ sorunundan kurtarabilir. Farklı mezheplerin tanıtılması ve görüşlerine yer verilmesi öğrenciyi mezhep taassubu hastalığından kurtaracaktır.
- Ders kitabında çizim ve şekillere yer verilmesi konuların öğrenilmesini kolaylaştıracaktır.
- Cihad konusu; ‘cihadın tanımı, kapsamı, kavramları, hükümleri, savaşı meşru kılan sebepler, savaşta uyulması gereken kurallar, ayetlerde cihad’ başlıklarıyla kapsamlı bir şekilde işlenmiş (sayfa 172-175). Yukarıda da belirttiğimiz gibi eğer gençler, cihadın doğrusunu konunun uzmanlarından öğrenemezlerse başka bir yerlerden öğreneceklerdir. Bunun sonucunda da Harici ve Selefi temelli, kafasına göre hüküm veren, kafasına göre sağa sola savaş ilan eden, terör, anarşi ve isyanı cihad olarak gören gençlerin çıkması kaçınılmaz olacaktır. Bu tehlikeyi önleme ve İslâm'ı terör ve anarşiden arındırma yolunda, cihad kavramının doğru bir şekilde anlatılması çok faydalı olacaktır.
- Günümüz ekonomik kavramlarının ders kitabına girmesini faydalı olarak görüyoruz. Ancak, ‘karz, sarf, borsa, sigorta, enflasyon, tefrik, ihtikar, mesalih-i mürsele, havl-i havelan, …’ gibi alt başlıkların günümüz gençliği için fazlaca ayrıntı olduğunu düşünüyoruz.


10. SINIF HADİS DERSİ


- Hadîs ilmi ve hadisle ilgili temel kavramların ilk ünitede işlenmesi Hadîs ilmine temel oluşturması açısından isabetli olmuş.
- Hadîs ve sünnetin Kur’an ile bütüncül bir bakış açısıyla işlenmesi çok önemlidir.
-  Ders kitabını, Hadîs denilince ilahiyat camiamızda otorite kabul edilen Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, Prof. Dr. Raşit Küçük ve Prof. Dr. Zekeriya Güler gibi değerli hocalarımızın yazmış olması ders kitabının kalitesini ve kitaba güveni artırmıştır.
- Ünite sonlarına hadîs şerhi mahiyetinde okuma parçaları konulmuş olması, hadislerin anlaşılması ve hayata tatbik edilmesi için çok faydalıdır.
- Teknik ve küçük bir eleştiri: Râvî sayısına göre hadîs çeşitleri, temel hadîs kaynaklarında ve eski ders kitabında; ‘mütevâtir ve ahâd’ şeklinde iki kısma ayrıldığı anlatılırken yeni ders kitabında ‘mütevâtir, meşhûr ve ahâd’ olarak tasnif edilmiş. Ayrıca ahâd hadîsin çeşitleri olarak yine meşhûr terimine yer verilmiş (sayfa 90). Kıymetli hocalarımızın affına sığınarak, bunun hem teknik bir hata hem de öğrencide kafa karışıklığına neden olacak bir bilgi karmaşası olduğunu düşünüyoruz.  


11. SINIF AKAİD DERSİ


- Akaid dersi ile Kelam dersinin ayrılmıştır. Böylece Akaid konuları 11. Sınıfta, Kelam konuları 12. sınıfta anlatılacaktır.
- Yeni kitapta ayet ve hadislerin Arapçaları ile birlikte verilmesi faydalı olmuştur.
- Ders kitabında güncel inanç problemlerine yer verilmiştir.
- Cinler ve şeytanlar anlatılırken yanlış ve batıl inanışlar hakkında bilgi verilmesi, üfürükçü ve cinci hocalara karşı öğrenciyi uyarması çok önemli bir adımdır.
- Peygamberlerin tevhid mücadelesinin geniş bir şekilde işlenmesi (sayfa 108-113) öğrencilerimize tevhid şuurunu kazandırma adına öğretmenlerimize önemli bir kaynak olacaktır.
- ‘İman’ ünitesi ‘İman ve Mahiyeti’ şeklinde değiştirilerek öğrencilerin sorgulama ve düşünme becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmiş.
- Kader konusu en temel kavramlar esas alınarak basit bir şekilde anlatılmaya çalışılmış.


11. SINIF TEFSİR DERSİ


- Kitapta öğrencilerin Kur’an’ı bütüncül bir şekilde kavraması ve Kur'ân merkezli bir bakış açısı geliştirmesi hedeflenmiş.
- Kur'ân’ın sadece bir ‘iki kapak arasında bir metin’ değil, insan hayatını şekillendirme hedefi olan bir hayat kitabı olduğunun vurgulanması dersin başarısını artıracaktır.
- Ayetler temel alınarak Kur'ân’ın ana konularına dikkat çekilmiş.
-  Her ünite sonuna ‘Tefsirden Tefekküre’ isimli bölümler konulmuş. Burada çok bilinen Kur'ân bölümlerinin tefsirlerine yer verilmiş. Bu bölümler öğrenciyle müzakereli bir şekilde işlenirse tefsir şuuru ve bilgisinin kazandırılması noktasında çok faydalı olacağını düşünüyoruz.
- Tefsir usûlü ile ilgili ayrıntı olarak görülebilecek bazı konular çıkarılmış.
- Ayet ve sureler önceden kitabın sonunda yer alıyordu. Çeşitli nedenlerle konular yetişmediğinde bu tefsir bölümleri işlenemiyordu. Şimdi her ünite sonunda tefsir örnekleri görebiliyoruz.


11. SINIF HİTABET DERSİ


- Eski programda 12. sınıfta yer alan Hitabet dersi şimdi 11. Sınıfa alındı. Üniversite sınavlarına hazırlanmakla kafası meşgul olan son sınıf öğrencileriyle bu dersin verimli işlenemediği şeklinde serzenişler vardı. Bundan sonra 11. sınıfta işlenecek olan Hitabet dersinde öğrencilerimize imamlık, müezzinlik, vaizlik ve Cuma imamlığı gibi konularda daha rahat uygulama yapabileceğiz.
- Her imam hatip öğrencisi mutlaka uygulama yapmalıdır. Öğrenciler mümkün mertebe kürsü veya minbere çıkmalı, mihraba geçip imamlık yapmalıdır.

 

12. SINIF KELAM DERSİ


- Kelam dersi Akaid dersinden ayrılmış, bu konudaki kafa karışıklığı giderilmiştir.
- Yeni kitaba ‘Akıl-Vahiy İlişkisi’ eklenerek, öğrencinin düşünme, sorgulama yapma ve eleştirme gücü kazanması hedeflenmiş.

 

12. SINIF DİNLER TARİHİ DERSİ


- Dersin adı eskiden ‘Karşılaştırmalı Dinler Tarihi’ şeklindeydi. Şimdi ‘Dinler Tarihi’ olarak değiştirildi.
- Misyonerlik faaliyetlerine dikkat çekilerek misyonerliğin tehlikeleri konusunda uyarı yapılmış.
- Uzun süredir eleştirilen ‘Diyalog ve Dini Çoğulculuk’ konuları kitaptan tamamen çıkarılmış.
- Farklı dinlerin inanç, ibadet ve ahlaki yönleri objektif olarak o dinlerin kendi metinleri esas alınarak anlatılmış.
Sonuç olarak yapılan müfredat değişikliği gençliğimiz için önemli kazanımlara ulaşma imkanlarını içinde barındırıyor. Siyasi irade ve eğitim bürokrasisindeki karar alıcı mekanizmalar üzerine düşeni yapmıştır. Programın başarıya ulaşması; kafa-kalp-beden uyumunu yakalamış, kendini yetiştirmek adına yeni bir şey yapamadığı her günü ziyan olarak gören, milletimizin geleceği için bir sevda ile çalışan öğretmenlerimizin azim ve gayretine bağlı olduğu izahtan vârestedir.

Mustafa DOĞAN / Cihanbeyli İmam Hatip Lisesi Meslek Dersi Öğretmeni
 

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner274

banner273