banner222

Saygıdeğer bakanım görevi devraldığınız günlerin üzerinden pek fazla zaman geçmemiş olmasına rağmen, eğitimdeki sorunları çözmeye azmetmiş, hareketli,gayretli duruşunuz ve gelir gelmez yaptığınız revize işlemleri Milli Eğitim konusunda bize ümit vermişti. Lakin on üç yıl öncesinden kalma bir enkazı ve sorunların Arap saçına döndüğü bir kurumu devraldığınızın fakındasınızdır. Bunun yanısıra hiç aşılmayacak zannettiğimiz, artık ümidi kestiğimiz pek çok sorunun bu hükümet döneminde aşıldığı da su götürmez bir gerçektir. Başörtüsü yüzünden okulun bahçesindeki çimenleri gözyaşlarımızla sulayıp büyüten biri olarak hak ve hürriyet kavramlarının hakkını veren bu hükümete minnet ve şükranlarımızı ne kadar yazsak az gelir. Zira ikinci sınıf muamelesi gören bu ülkenin inançlı kesimine kimliğini, kişiliğini, izzetini, itibarını sizler iade ettiniz minnettarız.

Okul köşelerinde ağlayan örtülü kızların yerini, kürsülerden hak ve hukuku haykıran donanımlı kişilere dönüştürdüğünüz kesim, eski günleri unutursa vefasızlık yapmış olur.

YÖK’ün Gestapo tavırları, acımasız dayatmaları, mantıkdışı yasakları, canımıza tak etmişti. Başını açtığı için depresyona giren arkadaşlarımın sayısı hiçte azımsanmayacak kadar çoktu. Eğitimin bel kemiği olan üniversitelerin önü, kedi gibi dışarı atılan, okulunu, ders yapan arkadaşlarını gözyaşları ile imrenerek izleyen, sabahtan akşama kadar okul önünde nöbet tutan örtülü kız çocukları ile doluydu.

Hülasa yaptığınız reformlar icraatlar pek mühimdi. Lakin başörtüsü sorunlar aysberginin görünen yüzüydü, bir o kadarda suyun altında sorunlar vardı. Atanamayan öğretmenler, eğitimin ezberciliğe iten kof müfredatı, ahlaki değerlerden ve kendi kimliğimizden uzak başka ülkelerden aparılmış sistemi, farklı ideolojilerin eğitimimiz üzerinde yaptıkları kirli yalan bilgilerle dolu öğretim bilgileri… Eminiz sizin döneminizde bu sorunların pek çoğunu aşacağız.

Saygıdeğer bakanım mesela atanamayan öğretmenler… Okullarda yaşanan ek ders kavgaları… Bütün bu sorunları “ek ders” sistemini kaldırarak aşabileceğinizi düşünüyorum. Ek ders kalkıp mecburi saatler 16 dan 20’ye çıkarılsa hem öğretmenlerin gücünün fevkinde, sadece para kazanmak için fazla ders almış olmasının önüne geçilir hem de yeni kadrolara yer açılır. Bu ek ders konusunda okullara öyle haksızlıklar yaşanıyor ki anlatamam. Okul idaresi ile öğretmen arasında,  ahbap çavuş ilişkisine dönüyor.

Hele bir sorun varki çıban gibi kanıyor da kimse farkına varmıyor. Öğretmen yığılması yüzünden atanamayan başka iş yapamayan işçi statüsünde ama ülkedeki en az maaş alan işçiden bile daha az maaşa bir ay çalışan “ücretli öğretmenler” yani ücretli işçiler.

Kadrolular tam maaş, artı ek ders, artı hafta sonu kurs alırken, kendini ilime bilime vermiş başka iş yapamayan ailesine nafaka götürmekle yükümlü “ücretli öğretmenlik” yapanların hali ülkemizdeki en az maaş alan işçilerden bile vahim. Okulda ve milli eğitimde öğretmenlik onur ve gururunu ayaklar altına alan tavırlara maruz kalmak, 800-1000 tl maaş için  bir ay çalışmak, yılın ortasında kadrolu istedi diye elinden dersleri alınıp kadrolunun ve okul idaresinin keyfine kalmış ders paylaşımında ikinci plana atılmak, öğretmen mi değil mi kimlik bunalımı yaşamak, kadrolunun maaşının dörtte birinin alamadığı halde aynı işi hatta en zor sınıfları alarak işçi muamelesi görmek, ve daha nice haksızlıklar ücretli öğretmenlere reva görülen muamelelerdendir.  Full derse girse bile alacağı maaş 1200 lirayı geçmiyor. Zaten full derse de giremiyor. Zira kadrolular, güçleri yetmese de, verimsiz olsalar da, ek ders alma konusunda yarış halindeler. Bu yüzden “ücretli öğretmenler”  çok komik rakamlar karşılığında aynı işi yapmak zorunda kalıyor.

Lütfen dershanedeki öğretmenleri,  kadroluları düşündüğünüz kadar ücretlileride unutmayınız. Atanamamış olmayı toplum bir ayıp bir eksik gibi görürken sizler de biliyorsunuz ki, bazı bölümler p121 puanı 60 ile atanırken bazı bölümlerde atanmak için nerede ise KPSS de full yapmak bir iki soru kaçırmamak gerekiyor. Mesela tarih bölümü tam bir fecaat…  82 P121 puanı  ile açıkta kalınıyor.

Diğer biri soru…Tarihçiler neden ders bulamıyor? Neden atanamıyor? 31.900 tarih öğretmeni KPSS’ye girdi ve sadece 98 kişi mülakata alınacağı duyuruldu. KPSS de bir iki yanlış yapanlar, çan eğrisi, standart sapma ile 82 puan alarak 2.000 oldu ve zaten ilk yüze bile giremedi. Yani tarih bölümünde atanmak kalan 31.000 kişiye hayal oldu..Lisede haftada iki saat tarih dersinin çok yetersiz olması ders saatlerinin artırılmasını elzem kılıyor. Lisede iki saat tarih görenlere KPSS de sözle sınavın büyük bir bölümünün tarih olması öğrencileri zorluyor ve tarih dersinden nefret etmelerine sebep oluyor.
Tarih, sosyal bilgiler ve İnkılap tarihi  ders kitaplarına gelince o başlı başına fecaat.

Halbuki milli şef döneminde yazılan tarih kitapları tashih edilse, tarih gibi önemli bir ders liselerde beş saate yükseltilse, ayrıca Osmanlıca dersi orta kademenin hepsinde mecburi ders olsa zira lisede bir iki saatle değil bir belge okumak, öğrenciler Osmanlıcanın neolduğunun bile farkına varamıyorlar. Ayrıca dil bilimcilere edebiyatçılara Osmanlıca ders öğretmenliğini vermek lise öğrencisine etimoloji gibi detay bir tarzda Osmanlıca öğretmek olur ki,  lise öğrencisini Osmanlıcadan soğutacaktır. Osmanlıca dersini İlahiyatçı hocalarımıza vermek hepten haksızlık  olur zira onlar tarihçiler kadar okumaya vakıf değillerdir. Osmanlıca tarih bölümüne verilerek hem ders saati haksızlığı izale edilmiş olur hem iş ehline verilmiş olur.

Ve en önemlisi tarih ders kitaplarından milli şef dönemi dayatmaları, yanlış bilgiler, yalan tarih anlatımından uzak bir şekilde revize edilmeli, çocuklarımıza kendi gerçek tarihimiz öğretilmelidir. Zira hakikati bilerek sırf kanuni dayatmalar yüzünden öğrencilerimize yalan tarih öğretiyoruz. Bu durum ne demokrasi kurallarına uyuyor ne de milli manevi yerli bir eğitim vermemize imkan tanıyor.

Son bir husus okullarda gayrı ahlaki fiilere “çağdaşlık ve modernitenin gereği” diyerek çanak tutan eğitimcilerin, öğrencilerin manevi değerleri ile alay eden öğretmenlerin, film sahnelerini aratmayan liseli gençlerin ulu orta sergiledikleri ahlaka mugayyir tavırları takdir ederek hatta teşvik ederek karşılayan eğitimcilerin sayısının da hiç azımsanmayacak kadar çok olduklarını bildirmeyide bir vecibe olarak addediyorum.

Binaenaleyh, ülkesini yabancı ülkelere entegre etme çabasından uzak, milli manevi yerli donelerle donanımlı, öğretim kadar eğitime de önem veren, sevgi merhamet dolu, örnek öğretmenler yetiştirmek için evvela Milli Eğitim sistemi ıslah edilmeli.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
meftun 5 ay önce

ah kardeşim ah güzel hizmet eden ahlaklı nesil yetiştirmeye çalışanlara destek yok ki. ben manisanın ahmetli ilçesinde bi̇r veli̇yi̇m,bizim ahmetli anadolu lisesine yeni bir ilahiyatçı müdür atadılar adam gece gündüz demeden çalışıyor o kadar gayretli ki anlatamam resmen okulun çehresini herşeyini değiştirdi ama ona solcu bir öğretmen musallat oldu eski kulağı kesiklerden okula sabah bir müfettiş akşam yine bir müfettiş geliyor müdürü sorgulamaya , bütün solcular hatta chp millet vekilleri olaya dahil oluyor basın olayın içinde müdür hakkında iftiralar havada uçuşuyor ammmaaa müdürü savunan bir Allahın kulu yok garibim müdür boğuşuyor hani partimiz nerde bu ülkede hala chp zihniyetinin sözümü geçiyor. düşünebiliyormusunuz müdür bu öğretmeni şikayet ediyor gelen müfettiş te solak çay içip geri gidiyor bu gidişle müdürü yiyecekler yazık çok yazık hala muktedir olamamak.

Avatar
Şinasi Müftü 5 ay önce

teşekkürler... ankara müftülüğünün hemen yanında kocatepe mimar kemal anadolu lisesi var. orada hz. peygamberin hayatı dersine dini yaşayış veya inanç ile alakası olmayan bir bayan tarih öğretmeni girdi geçen yıl. çocuklara içi boş bir tarih dönemi gibi sunulan derste peygamber sevgisi, mesajı falan hak getire... bu sene de farklı olacağını zannetmem. buna acil çözüm bulunmalı. mevzuatta belli kriterleri olmalı.

Avatar
KEMAL SARI 5 ay önce

değerli̇ kardeşi̇m, yazininizin bişinda kullandiğiniz ve bi̇ze dişaridan dayatilan "arap saçina dönmek" tabi̇ri̇ni̇ kullanmazsaniz i̇yi̇ olurdu.

banner220