Arap sermayesi Türkiye'ye göç etmeye devam edecek

Bahreyn İslami Bankası Üst Yöneticisi Hassan Jarrar, Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkelerinde istikrarsızlığın sürmesi halinde Arap sermayesinin Türkiye'ye göç etmeye devam edeceğini belirterek, "Çünkü Arap sermayesi güvenli limanlar arıyor. Körfez ülkelerinde bunu bulabilmek imkansız. Bu nedenle daha fazla sermaye Türkiye'ye giriş yapacak" dedi.

Arap sermayesi Türkiye'ye göç etmeye devam edecek

Bahreyn İslami Bankası Üst Yöneticisi Hassan Jarrar, Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkelerinde istikrarsızlığın sürmesi halinde Arap sermayesinin Türkiye'ye göç etmeye devam edeceğini belirterek, "Çünkü Arap sermayesi güvenli limanlar arıyor. Körfez ülkelerinde bunu bulabilmek imkansız. Bu nedenle daha fazla sermaye Türkiye'ye giriş yapacak" dedi.

Raşit Tavus
Raşit Tavus
08 Aralık 2017 Cuma 11:57
Arap sermayesi Türkiye'ye göç etmeye devam edecek
banner221

Bahreyn'de bu yıl 24.'sü düzenlenen İslami Bankacılık Konferansı sırasında Türk gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahreyn İslami Bankası CEO'su Hassan Jarrar, Türkiye ile Bahreyn arasında çok güçlü bir bağ olduğunu ifade etti.

Jarrar, "Aslında bu bölgede ülkeler, Türkiye'yi bir büyüğü gibi görür. Türkiye'nin demokratik ve laik bir ülke oluşu, bölgede rol model oluşturuyor. Çoğu ülke bunu başaramadı" dedi.
Türkiye ile Bahreyn'in ekonomik açıdan güçlü bağlara sahip olduğunu, gelecek dönemde de bunun böyle devam edeceğini belirten Jarrar, "Herhangi bir zayıflama düşünmüyorum. Özellikle bölgedeki istikrarsızlığı göz önüne aldığımızda, Türkiye gibi bir ülkeye ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

'DAHA FAZLA SERMAYE TÜRKİYE'YE GİRİŞ YAPACAK'

Bahreyn, Kuveyt, Umman, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) oluşan GCC ülkelerinde istikrarsızlığın sürmesi halinde Arap sermayesinin Türkiye'ye doğru göç etmeye devam edeceğini bildiren Jarrar, "Çünkü Arap sermayesi güvenli limanlar arıyor. Körfez ülkelerinde bunu bulabilmek imkansız. Bu nedenle daha fazla sermaye Türkiye'ye giriş yapacak" dedi.

GCC ülkelerinin Türkiye'ye ağırlıklı olarak gayrimenkul ve turizm alanında yatırım yapacağını belirten Jarrar, Türkiye'de İslami bankacılıkta da gelişim olacağına işaret etti. Jarrar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Müslümanlara karşı olan söylemleri, Almanya ve Hollanda'nın da bunu destekleyici tutumları nedeniyle Arap turistlerin Türkiye'ye daha fazla kayacağını söyledi.

'KÖRFEZ SERMAYESİ, GIDA GÜVENLİĞİ VE TARIMA YATIRIM YAPABİLİR'

Jarrar, Körfez sermayesinin Türkiye'de gayrimenkul ve turizm dışında gıda güvenliği ve tarım alanında da yatırım yapabileceğini söyledi.

Tarihsel açıdan bakıldığında da Arapların üretim alanında yatırım yapmayı çok benimsemediğini, ağırlıklı olarak ticaret ve hizmetler alanında yatırım yaptığını anlatan Jarrar, geçen ay İstanbul'da 200 milyon dolar cirosu olan bir gayrimenkul, gıda ve otelcilik alanında faaliyet gösteren bir grupla görüşmeler yaptığını belirtti.

'KANAL İSTANBUL'A YATIRIM YAPARIZ'

Arapların Türkiye'den daha fazla gayrimenkul alımı yapacağı öngörüsünde bulunan Jarrar, Kanal İstanbul gibi mega projelere finansman sağlama ve yatırım yapma konusuna ilişkin soru üzerine de, "Arap yatırımcılar, bu gibi projelere devlet tahvili, sukuk gibi enstrümanlarla yatırım yapmak ister" dedi.

'FİKİRTEPE'DE KONUT ALDIM, BEŞİKTAŞ TARAFTARIYIM'

Jarrar, İstanbul Fikirtepe'de bir konut satın aldığını belirterek, "Türkiye'nin geleceğine, tarihine güveniyorum, yemeklerini seviyorum, İstanbul'u seviyorum. Aynı zamanda Beşiktaş taraftarıyım" ifadelerini kullandı.

'ARAPLAR ÇOK KOMİK'

Jarrar, bir gazetecinin "Türkiye kendi otomobilini üretecek. Arap yatırımcılar buna finansman desteği sağlamak ister mi?" sorusu üzerine, "Araplar çok komik. Bunu başka birisi söylese üzülürdüm ama bir Arap olarak ben söyleyebilirim. Araplar tarihlerinde de her zaman ticaret yapmış, gayrimenkule yatırım yapmış, mal alıp satmış. Üretime pek yatırım yapmamış. Bu nedenle otomobile yatırım belki olabilir. Ancak gayrimenkul yatırımının yanında çok cüzi olur" şeklinde konuştu.

HALİD HAMAD: İSLAMİ BITCOİN BİZLERİ BEKLİYOR'

Bahreyn Merkez Bankası Bankacılık Gözetiminden Sorumlu Yöneticisi Halid Hamad da, petrol fiyatlarındaki değişimin bazı hükümetleri diğer sektörlerde yatırım yapmaya ve farklı enstrümanlar üretmeye ittiğini söyledi.

Bahreyn Merkez Bankası olarak FinTech sektörüne daha fazla yatırımcı çekmek için çeşitli çalışmalar yaptıklarını anlatan Hamad, şöyle konuştu:

"Bahreyn olarak FinTech alanında bu bölgenin ana merkezi olmak istiyoruz. Banka kartları ve kredi kartlarının basılması, işlenmesi ve ödeme sistemleri konusunda 2014'te bir düzenleme yaptık. Bankalar bu alandaki maliyetlerini azaltmak istiyor. Kartlı ödemeler alanında lisans vermeye başladık. Bu sayede bu alanda hizmet veren firmalar Bahreyn'e gelmeye başladı. Bankalar, bulut bilişim maliyetlerini azaltmak istiyordu. Bunun için regülasyonlar yaptık. Amazon, bulut bilişim hizmetleri alanında Bahreyn'i bir merkez olarak kullandı. Bulut bilişimi sektöründen sadece bankalar yararlanmıyor, aynı zamanda hükümet ve diğer sektörler yararlanabiliyor."

Sanal para olarak adlandırılan Bitcoin'e de değinen Hamad, Bitcoin'in, gelecek yıllarda yoğun olarak kullanılabileceğini, yıkıcı (destructive) ürünlerden bir tanesi olacağını ve şu anki kağıt paranın yerini alabileceğini söyledi.

Hamad, "Orta ve uzun vadede İslami Bitcoin bizleri bekliyor mu?" sorusu üzerine, "Evet, bekliyor. Tabii bunun bir ön koşulu var. Bütün ülkelerin bu teknolojiyi benimsemiş olması… Gelecek yıllarda tek kullanılacak para birimleri Bitcoin'ler olacak. Önümüzdeki yıllarda kartların da ortadan kalkacağını düşünüyoruz. Operasyonel maliyetleri ve riskleri azaltmak için ATM'lerden kişisel bilgilerinizi girerek işlem yapılacağını öngörüyorum." diye konuştu.

'İSLAMİ BANKACILIK ÇOK DAHA GÜVENLİ'

Bahreyn'de İslami bankacılığın tüm sektörün yüzde 12'sini oluşturduğunu, İslami finansın sadece Müslümanları değil, ticaret yapan herkesi hedeflediğini vurgulayan Hamad, İslami bankacılığın konvansiyonel bankalara göre çok daha güvenli olduğunu ve 2008 küresel finans krizinden sonra bunun daha net ortaya çıktığını kaydetti.

'İSLAMİ FİNANSTA SPEKÜLASYON YOK'

İslami finansta spekülasyon olmadığını, borcun alınıp satılmadığını belirten Hamad, konvansiyonel bankalara göre İslami bankaların daha sağlıklı olduğunu söyledi. Hamad, Bahreyn'de çok Türk bankası olduğu için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile bir mutabakat anlaşması imzaladıklarını anımsattı.

Türkiye'de gayrimenkul ve çeşitli sektörlere yatırım yapan Bahreynli şirketler olduğunu dile getiren Hamad, Bahreyn'de İslami bir bankanın Mado'ya yatırım yaptığını hatırlattı. Hamad, Başaran Yatırım Holding'in Bahrain Middle East Bank'ı 2017'de satın aldığını, iki ülke şirketlerinin de hem Bahreyn hem de Türkiye'de yatırım yaptığını bildirdi.

İslami bankacılığın gelecek yıllarda çok hızlı gelişim göstereceğini düşündüğünü ifade eden Hamad, "Standardizasyon anlamında birlik yok. Kimi 'katılım bankacılığı', bazısı 'İslami bankacılık' ya da 'etik bankacılığı' diyor. İslami bankacılıkta uluslararası alanda bir mutabakatın sağlanması gerekir. Farklılıkları elimine edersek İslami bankacılık dünyada çok hızlı büyür. Riske katılım, ticaretin finansmanı, sukuk sözleşmeleri gibi alanlarda standardizasyon çalışmalarımız sürüyor" şeklinde konuştu.

Ajanslar

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.