Borsa İstanbul'dan iddialara yanıt
Borsa İstanbul'dan son günlerde bazı basın organlarında çıkan haberlere ilişkin bir açıklama yapıldı. Açıklamada "Çeşitli basın organlarında, Başbakanlık müfettişlerince Borsa İstanbul'da gerçekleştirilmekte olan denetim de amacının dışına çekilmeye çalışılmaktadır. Belirtmek isteriz ki, Borsa İstanbul yetkili mercilerce sürekli olarak denetlenen bir kurumdur. Başbakanlık müfettişlerimiz 2012 ve 2013 yıllarında da çeşitli konularda Borsamız nezdinde incelemede bulunmuşlardır. Borsa İstanbul'da işlemlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması, kanun ve ilgili mevzuatta yer alan düzenlemelere aykırı olacak şekilde gerçekleştirilen işlemlerin tespit edilmesi amacıyla, her türlü önleyici tedbir ilk olarak kurumumuz tarafından alınmaktadır. Yine Borsamız, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde Sermaye Piyasası Kurulunun denetimine de tabidir. Ayrıca Şirketimizin hesapları ve işlemleri bağımsız dış denetimden geçirilmekte, denetim sonuçları en ince ayrıntısına kadar faaliyet raporumuzun ekinde yer almaktadır" denildi.
 
TÜMÜYLE GERÇEĞE AYKIRI
 
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı medya kuruluşlarında İbrahim Turhan'ın, maaşına ilave olarak kendisine ayrıca 7.400 TL kira yardımı ödendiğinin öne sürüldüğünü ve iddialara göre 2013 yılında yönetime harcırah ve diğer ödemeler olarak milyonlarca lira ödenek ayrıldığının dile getirildiğini görmekteyiz. Bu iddialar tümüyle gerçeğe aykırı olup, 2012 yılı başında İbrahim Turhan'ın Borsa Başkanı olarak atanması ertesinde teşekkül eden Şirket yönetimince alınan önemli kararlardan birisi, iş yerinde örgütlü Tez-Koop-İş sendikası ile gerekli hukuki müzakereler yürütülerek, haddizatında öteden beri bütün personel için maaşın süreklilik arz eden bir unsuru haline gelmiş olan kira yardımlarını maaşlara eklemek suretiyle kaldırmak olmuştur. Dolayısıyla, Şirket Genel Müdürü de dâhil olmak üzere, hiçbir personele maaş dışında herhangi bir suretle kira yardımı ödenmesi söz konusu değildir.
 
İddiaların aksine, Borsamızın en üst düzey yöneticisi olarak İbrahim Turhan'ın 2012 yılı boyunca yaptığı yurt dışı seyahatlerin toplamında kendisine ödenen harcırahlar toplamı 34 bin lira, 2013 yılında ise söz konusu rakam 39 bin liradır. Uluslararası yatırım çevreleriyle temasta bulunması görevi gereği bir sorumluluk olan Başkanımızın yurt dışında geçirdiği toplam gün sayısı, 2012 yılında yaptığı 20 seyahatte 68 takvim günü, 2013 yılında yaptığı 19 seyahatte ise 76 takvim günüdür. Dahası, 2013 yılı sonunda yine İbrahim Turhan'ın talimatıyla yurt içi harcırahlar tamamen iptal edilmiş, yurt dışı harcırahlar da yüzde 37 oranında düşürülmüştür.
Yine bazı basın kuruluşlarının üzerine vurgu yaptığı konu, insan kaynakları politikaları ve buna bağlı olarak Borsa personel maliyetindeki artışlardır. Oysa ki, Borsa İstanbul'un organizasyonel yapısı sürekli gelişmekte ve maliyetleri düşürmek için azami gayret gösterilmektedir. Bu çerçevede, faaliyet gelirimizin yüzde 16, faaliyet giderimizin ise yüzde 10 artış gösterdiği 2013 yılında Borsamızın personel harcamaları bir önceki yıla göre yüzde 1 oranında azalmıştır. 2013 yılında İstanbul Altın Borsası ve VOB ile birleşmemiz sebebiyle kadromuza 73 kişinin eklenmiş olmasına ve Borsamızın geçirdiği dönüşümün gerektirdiği yeni işe alımların etkisiyle personel sayısında ortaya çıkan yüzde 28 oranındaki artışa rağmen personel giderinin yüzde 1 oranında azalmış olması söz konusu ithamlara verilecek en güzel cevaptır. Bu gelişmenin doğal bir sonucu olarak Borsamızda kişi başına personel gideri önceki yıla göre yüzde 25 oranında azalmıştır. Uygulanan performans yönetimi ve istihdam edilen nitelikli personel sayesinde kişi başına faaliyet kârımız, son iki yılda yüzde 17 oranında artış göstermiştir.
 
KARLILIK DÜŞTÜ MÜ ?
 
Borsamızda 2014 ve sonraki yıllarda personel giderlerinin gerek faaliyet gelirlerine gerekse faaliyet giderlerine oranının daha da düşürülmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, 2011 yılında yüzde 51 seviyesindeyken, 2013 yılında yüzde 46'ya düşmüş olan personel harcamalarımızın faaliyet gelirine oranının 2014 yılında yüzde 34'e düşürülmesi hedeflenmiştir.
Yine basında yer alan gerçek dışı haberlerden biri, Borsa İstanbul'un son iki yıl içinde kârlılığının düştüğüne dairdir. Oysa ki, 2011 yılında 46,8 milyon TL olan faaliyet kârımızın 2012 yılında 57,7 milyon TL, 2013 yılında 78,0 milyon TL olarak gerçekleşmiş olduğunu vurgulamak isteriz. Ayrıca net kârımız 2011-2013 döneminde 61,1 milyon TL'den 80,1 milyon TL seviyesine yükselmiş olup bu rakamın 2014 yılı sonu itibariyle 96,9 milyon TL olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Böylece net kârımızın üç yıllık birikimli artış oranı yaklaşık yüzde 59 olacaktır.
 
Borsa İstanbul'un dışarıdan yaptığı mal ve hizmet alımları, yönetim kurulunun belirlediği usul ve esaslara uygun olarak son derece şeffaf bir biçimde gerçekleştirilmektedir. Satın alma süreçleri, karşılıklı etkin kontrol işlevini mümkün kılacak şekilde bölümler arasında dağıtılmıştır. Ayrıca belli bir miktarı aşan bütün alımlara ilişkin ihaleler, ses ve görüntü kaydı altına alınmak suretiyle ileride de yapılabilecek her türlü denetime açık hâle getirilmektedir. Öte yandan çağdaş yönetim anlayışı işletmelerin kendi uzmanlık alanlarında yer almayan hizmetleri dış sağlayıcılara 'outsource' etmek suretiyle kârlılığı ve verimliliği artırmayı en iyi uygulama örneği olarak kabul etmektedir. Yönetimimiz de yeri geldiğinde ve gerekli görüldüğünde bu yöntemden yararlanmayı kuşkusuz değerlendirebilecektir. Bununla beraber, Borsamızda şu an itibarıyla personel servisleri, temizlik ve bahçe bakımı dışında 'outsource' edilmiş herhangi bir hizmet bulunmamaktadır.
 
HESAP VERMEKTEN HİÇ BİR ZAMAN İMTİNA ETMİYORUZ
 
6362 sayılı Kanun'un 65 inci ve 138 inci maddeleri hükümleri çerçevesinde özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak teşekkül etmiş olan Borsa İstanbul, bu yapısı itibariyle kamu sermayeli kuruluş ve işletmelerin tabi olduğu düzenleme ve kısıtlamalara tabi değildir. Bununla birlikte, rekabetçi bir ortamda faaliyet gösteren ve halka açılma hazırlıklarını sürdüren Şirketimiz çok daha etkin ve güçlü bir denetim olan “piyasa denetimi” şartlarında kurumsal dönüşümünü başarıyla sürdürmektedir. Bu itibarla, belirtilmelidir ki, Şirketimizce her zaman titizlikle üzerinde durulan kurumsal yönetim ve iyi yönetişim ilkeleri doğrultusunda Şirketimiz, paydaşlarımızın ve kamuoyunun denetiminden ancak memnuniyet duymakta ve ilgili taraflara hesap vermekten hiçbir zaman imtina etmemektedir.
2015 yılında halka açık bir şirket olmayı hedefleyen Borsa İstanbul yönetimi, pay sahipleri, çalışanları ve ilişkide olduğu taraflarla ilişkilerini düzenleyen temel yönetim politikasını eşitlik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri üzerine kurmuştur. Borsa İstanbul olarak ülkemizin gelişiminde önemli bir faktör olan sermaye piyasalarının arzuladığımız seviyelere çıkması için çalışıyoruz, bunun için Borsamızın kurumsal olarak gelişimini de hız kesmeden sürdürüyoruz.
Biz bu yolda ilerlerken aslı olmayan, gayriciddi, bazen de kasıtlı olduğunu düşündüğümüz bu tür iddialara kamuoyunun ve siz değerli basın mensuplarının itibar etmeyeceğini düşünüyoruz. Sözünü ettiğimiz açıklık politikası çerçevesinde gerekli her türlü bilgiyi kamuoyumuzla paylaşmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyoruz."
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.