Prof. Dr. Alpaslan Ceylan:

Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Kerkük’te Türkmenlere karşı yeni bir sindirme ve asimilasyon politikası uygulamaya çalışıldığını belirtti.Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, yıllardır Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı, tarihi...

Prof. Dr. Alpaslan Ceylan:

Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Kerkük’te Türkmenlere karşı yeni bir sindirme ve asimilasyon politikası uygulamaya çalışıldığını belirtti.Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, yıllardır Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı, tarihi...

05 Nisan 2017 Çarşamba 09:18
Prof. Dr. Alpaslan Ceylan:
banner221

Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Kerkük’te Türkmenlere karşı yeni bir sindirme ve asimilasyon politikası uygulamaya çalışıldığını belirtti.

Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, yıllardır Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı, tarihi ve kültürel yapı bakımından Türkmen başkenti olan Kerkük’te sinsi planların ortaya konulduğunu kaydederek, “28 Mart 1991 tarihinde, Kerkük ile Erbil arasında kalan Altınköprü kasabasında Saddam ordusunun yüzlerce Türkmen’i öldürdüğü olayın yıl dönümünde, bu sefer bölgesel yönetim tarafından kamu binalarında bölgesel yönetimin paçavrasının asılması uygulamasına geçilmiştir. Sözde Kerkük Valisinin politik ve sinsi emri ile ortaya çıkan bu hadiseye kılıf olarak, Kerkük İl Meclisi’nin kararı hazırlanmıştır. Uygulama öncesinde yapılan oylamada ise Türkmen ve Arap üyeler yer almamıştır. Buna karşılık, Türkmen soydaşlarımız milli hissiyatını ve tepkisini ortaya koyarak Kerkük’ün caddelerini ve sokaklarını Türkmen bayrakları ile donatmıştır.” diye konuştu.

Kerkük Türkmenlerinin her şeyi göz önüne alarak milli varlıklarını savunma gayretinde olduklarını ifade eden Ceylan, şöyle konuştu:

“Bu da, çok net bir şekilde göstermektedir ki, Kerkük, uygulamaya çalışılan bu girişimleri kabullenmemekte ve işgale karşı direnmektedir. Geçtiğimiz yüzyıldan beri süregelen ve Saddam tarafından uygulanan asimilasyon ve soykırım politikaları günümüzde söz konusu aşiret tarafından devam etmektedir. Gerek uluslararası kamuoyu tarafından, gerek bu coğrafyada yaşayan tüm etnik gruplar tarafından bilinmektedir ki, Türkmen soydaşlarımız, bölgedeki mezhep, din ve etnik savaşların önündeki son engel, barışın ve huzurun teminatı olan son unsurdur. Kerkük merkezli bu coğrafya, tarihte Türk hâkimiyetinde huzur ve barış içerisinde varlığını sürdürmüş, Türk hâkimiyeti zayıfladığı dönemlerde ise kan ve gözyaşı bu coğrafyanın kaderi olmuştur. Kerkük ecdat yadigarı, Türkmen soydaşlarımız milletimizin bir parçasıdır. Telafer’den Mendeli’ye Türkmeneli, Türkmen yurdudur. Kerkük’ü türkülere, Türkmenleri Kerkük’e hasret bırakabilecek kuvvet ve kudrete sahip hiç bir fani yeryüzünde yoktur. Kerkük Türk’tür ve Türk kalacaktır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner274

banner273