FETÖ darbesi ve DAİŞ örneği vesilesiyle laikçilere ve kemalistlere gün doğdu.

Diyorlar ki: "Laiklik farklı dinler karşısında tarafsızdır. Farklı din mensuplarına, inançlarının gereğini yapma hürriyeti tanır vs. O halde herkesin rahat nefes alması için Laikliğin tahkimine ihtiyaç vardır. Bu yaşıma geldim laikliğin, iddia ettikleri gibi böyle bir rahatlığı sağladığını görmedim."  

Laiklik gündeme geldiğinde İslamcıların bir kısmı, "Gerçek laiklik olursa hiçbir problemimiz kalmaz" derler.

İslamcı kesimin bir kısmı “gerçek” kelimesini kullanmaktan pek hoşlanır. “Gerçek İslam”, “gerçek tasavvuf”, “gerçek milliyetçilik”, “gerçek laiklik” ve nihayet son Din Şuramız “sahte mehdicilik”ten söz ederek ister istemez “gerçek mehdi”ciliği zihinlere getirmektedir.

Beşeri sistem ve din yorumlarının gerçeği-sahtesi olmaz.

Uygulamalarından söz edilir. Uygulama ne ise o odur. Sözünü ettiğim hususlar arasında belki “gerçek İslam”dan söz edilebilir ama o da Kur’an’da olandır. Âlimlerin veya mezheplerin yorumda ve Müslümanların uygulamalarında değil. Zaten “gerçek İslam” diyenlerin çoğunun zihinlerindeki İslam, gerçek İslam’dan ne yazık ki çok uzaktır.

Ayrıca İslam’ın kitabı Kur’an ortadadır. Ona aykırı yorum ve uygulamalar delil getirilerek eleştirilir. Belki eleştiren de nihayetinde yorum yapmaktadır ve o da gerçeğin ta kendisi değildir, diyeceksiniz ama taraflar İslam’a bağlılıklarında samimi iseler gerçek İslam’da yahut daha tutarlı bir ifadeyle ona yakın bir yerde buluşurlar. 

“İslam Devletler Hukuku”nda verilen hükümlerin birçoğu Kur’an’dan değil dönemin şartlarından ve o gün için örften kaynaklanan hükümlerdir.

Bu sebeple katılmam mümkün olmayan pek çok hüküm vardır. Buna rağmen hem tarihteki diğer Müslüman imparatorluklarında ve Osmanlı’da diğer din mensuplarına laik cumhuriyet döneminden daha iyi davranıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Laik cumhuriyetten önce Anadolu’da yaşayan Yahudi ve Hristiyanların nüfusu Müslüman nüfusla kıyaslandığında, oranı bugünkü orandan çok çok daha fazladır. 

Bu konuda İslam tarihi Avrupa ve Amerika’nın tarihleri ile kıyaslandığında İslam tarihi onlarınkinden çok daha üstündür. Endülüs’te Müslümanlar yedi asırdan fazla hüküm sürdüler.

Bugün o dönemlerden kalma yedi Müslüman aile zor bulursunuz.

Oysa on dört asırdır Müslümanların hâkim oldukları topraklarda diğer din mensuplarının oranı hatırı sayılır derecede yüksektir.

Sonuç olarak farklı inanç mensuplarına hürriyet İslam’dadır.

Belki iddiamızı daha çok delille desteklemek ve birçok meselede ayrıntıya girmek gerekir ama kısa bir yazı çerçevesine anlattıklarımız ancak sığar.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Acizane 6 ay önce

tek mehdi vardır o da hidayetin kaynağı olan yüce kitabımız kuran'dır. diyanet bu tarz söylemlerle yeni fetölere ve yeni mehdi ! lere kapı aralamaktadır. hidayet isteyen kurana yönelsin.

banner205