15 Temmuz gecesi ülkemizin alçakça bir saldırıya uğramasını müteakip,bu hainliğe cüret edenlerle ilgili operasyonlar tam gaz devam ediyor. Gözaltılar, tutuklamalar, memur olanlarda açığa almalar ve ihraçlar. Cumhurbaşkanımız “inlerine gireceğiz” demişti, inlerine girildiğinden eminiz. Yine Cumhurbaşkanımız valilerle yaptığı bir toplantıda “Açığa alma yarışına girmeyin” demişti hatta bir başka konuşmasında, operasyonlarda yapılan hatalara işaret etmek üzere “At izi it izine karıştı.” demişti. 

15 Temmuz gecesi umduğunu bulamayan bu alçaklar, 16 Temmuz’dan itibaren facebook profillerinde Türk bayrağı paylaştılar. Demokrasi nöbetlerinde en önde yer aldılar ve o anı da yine sosyal medyada paylaşarak kendilerini kamufle etmeye çalıştılar. 
 
Bu hain yapıyı çözmenin en etkili yolu, ihbar mekanizmasını etkili bir şekilde işletmek oldu. Devletini, milletini, vatanını ve dahi Cumhurbaşkanını seven herkes, fetöcü olarak bildiği kimseleri öz kardeşi bile olsa hiç tereddüt etmeden ihbar etti. Bu ihanette her kimin ne kadar kusuru varsa cezasını çeksin, diye düşündü. 

Peki bu arada deşifre olmayan fetöcüler ne yaptı? Bunlar da hiç alakası olmayan kimseleri fetöcü olarak ihbar etmeye başladılar. Fetöcüler, toplumda saygınlığı ile tanınan kişilere fetöcü iftirası atmakla bir taşla birkaç kuş vurmayı hedefliyorlar. 

1-Yapılan soruşturmaları sulandırmak, yürütülen soruşturmalarda olması gereken ciddiyeti, inandırıcılığı ortadan kaldırmak ve halk nezdinde operasyonlara verilen desteği azaltmak 

2-Alakasız kimseleri öne sürerek, asıl fetöcülerikamufle etmek

3-Cumhurbaşkanının davasına gönül vermiş olanları göz altılarla taciz ederek  Cumhurbaşkanımıza ve hükümete verilen desteği azaltmak.

4-Alakasız kimseleri taciz ederek devletle, vatanperver halkı karşı karşıya getirmek ve kaos ortamı oluşturmak. 

5-Oluşacak kaos ortamında farklı bir yüzle ortaya çıkarak toplum nezdinde yeniden zemin bulmak ve meşruiyyet kazanmak. 

6-Operasyonun her aşamasında karar vericiler, yıl sonu Fetö ile mücadele raporu yazacaklar, şu kadar açığa alma, şu kadar tutuklu yargılama, şu kadar tutuksuz yargılama vb. yukarıdakiler de aferin, iyi mücadele ettin, diyecekler. 

Bir ara resmi yetkililer, kimse mağduriyet edebiyatı yapmasın, mağdur falan yok, şeklinde bir açıklama yapmışlardı. Söylenenin doğru olmasını en çok ben temenni etmek isterim ancak, açığa almalarda ve göz  altılarda az da olsa ciddi hatalar yapıldığını da artık konuşmak gerekiyor. 

FETÖ soruşturmalarında FETÖ ile irtibatı ve iltisakı olanlar tespit edilirken 17-25 Aralık sonrası ilişkiler baz alınmıştı değil mi? Öyle de olması gerekiyordu. Bu tarihten önce beşeri ilişkileri iyi, çevresi geniş ve temsil yönü olan herkesin yolu bu hain fetöcülerle bir şekilde kesişmiştir. Toplumda saygınlığı olanlar FETÖ ile iritbat kurmasa da onlar bir yolunu bulup bu saygın insanlarla temasa geçmişlerdir. Nitekim, Cumhurbaşkanımızı da 2011 ya da 2012 yılında Fetöcüler tarafından yapılan Türkçe Olimpiyatlarına davet ettiler ve konuşma imkanı verdiler. Sayın Cumhurbaşkanımız Pesilvanya’ya selam gönderdikten sonra “Artık ülkene  gel, bitsin bu hasret” dememiş miydi? Bu ortamı gören, vatandaş, memur ve amir, daha rahat bir şekilde bu adamların organizasyonuna katılmaz mı? 

İki hafta önce, daha önce ilçe müdürü olarak görev yaptığım bir ilçede 19 kişiyi göz altına aldılar. 12 gün hiç sorgu sual yok. Dün emniyette yapılan sorgu ve gece yapılan savcılık sorgusundan sonra 12 kişi serbest kaldı, yedisi tutuklandı. Hepsini tanıyorum. Tutuklamalar isabetli. Ancak basit bir ihbarla ilçe müdürü düzeyinde 12 kişinin 12 gün sorgusuz süalsizgöz altında tutulmasına ne demeli? Bu arkadaşlardan biri her gün makamına Milli Gazete ile giden, son iki mahalli seçimde Ak Parti’den Belediye Başkan aday adayı olan kişi. Bir diğeri, çekirdekten Milli Görüşçü, halen Ak Partiye bütün varlığı ile çalışan bir ilçe müdürü. Suçlama nedir peki? 2011 yılında Fetöcülerin düzenlediği kermese neden katıldınız? Kermese katıldığınıza dair çekilmiş fotoğraflarınız var.  O bahsi geçen kermeste Kaymakam, Belediye Başkanı, Jandarma komutanı, müftü, bütün ilçe protokolü vardı. Sorgulamada benim adım da geçmiş. Arkadaşlar sağ olsun, bizim gibi onun da hiçbir alakası yok, demişler. 

Küçük bir ilçede üst düzey kafadar 20 kişi zaten zar zor bulunur. Eğer, operasyonu yapanlar 19’u 20’ye tamamlayalım demiş olsalardı benimde göz altı ekibine katılmam işten bile değildi. Küçük bir ilçede ileride ne olur ne olmaz diye teenni ile hareket edip kimse ile görüşmeyen bir müdür, zaten faydalı olamaz, faydalı bir iş de yapamaz.

Bu FETÖ denilen ihanet çetesinin çok sinsi olduğunu biliyoruz. Bu sebeple belki de henüz tam olarak çözülemedi Bu yüzden bazı karanlık noktaların açıklığa kavuşturulması için masum kimseler de sorgulanabilir. Devletin, içindeki habis urlardan temizlenmesi için her ihbarı itina ile değerlendirmelidir. Fakat bunu yaparken sapla samanı birbirine karıştırmamak gerekir. Yine geçen hafta, altı polise gece 03.00 sularında meslektaşları baskın yapıyor, eşleri ile birlikte alıp götürüyorlar, ufak bebekleri de Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün himayesine bırakıyorlar, beş gün sonra da hepsini serbest bırakıyorlar. Alın size ömür boyu unutulmayacak kabus gibi bir anı. Bu polislerden birinin abisi yemin ediyor, ne biraderimin ne de gelinin Fetö ile hiçbir alakası yok, diye. Bakın ciddi ve samimi bir şekilde uyarıyorum. Eğer mağdurlar zümresi oluşturursanız, bunların hikayesi zamanla efsane olur ve rüzgar hainlerin lehine esmeye başlar. 

Emniyetin % 70’şinin FETÖ'cü olduğu söyleniyordu. Peki bunların yüzde kaçı temizlendi? Emniyette hala görevde olan kripto fetö'cülerinde zonformasyon yaparak fetö soruşturmasını sabote etmeyeceğinden ne kadar emin olabiliriz? Fetöcüler, zamanla Ergenekon soruşturmasında kumpaslarla suçlu masum bir çok kimseyi tutuklatarak haddi aşmışlardı. Aslında onları, kumpaslarla mağdur ettiği mazlumların ahı çarptı. Yeni mağdurların ahını alarak süreci tersine çevirecek tasarruflardan titizlikle kaçınmak gerekiyor. 




 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İmam hatip 3 hafta önce

görevinden ihraç olmuş çevresi tarafından fetöcü olaraktan bilinen bir kişi ihbarcı adı altında feföyle mücadele ettiğim için ismimi vermiş 10gün gözaltı 11.gün adli kontrol şartıyla bırakıldım.çektiğim sıkıntıyı ben ve ailem bilir

Avatar
imam 3 hafta önce

nihayet anlamaya başladınız. madurların ne çektiğinide bir anlasanız .

Avatar
mansur 2 hafta önce

Gercekten fetocu olup cevresi ile iryibati kurup diyanete geri donenlere ne diyecegiz..
bir sorum inonu universitesinde hic fetocu yokmu gercekten