Atatürksüz Cuma hutbesi olur mu?
 
CHP  İstanbul Milletvekili Avukat Mahmud Tanal Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaklaşık dört yıldır 18 Mart Çanakkale Zaferi için hazırladığı Cuma hutbelerinde Atatürk’ün adının geçmemesini saygısızlık olarak niteleyip başbakanın cevaplaması için meclise bir soru önergesi  vermiş. 
 
İlk soru, “Cuma hutbesinde Atatürk’ün adının geçmediği iddiaları doğru mudur?” diye bitiyor. İkincisinde hutbeyi kimlerin hazırladığı üçüncüsünde ise sebepleri sorulmaktadır.
 
***
 
Sayın Tanal’a sormak gerekir, laik bir ülkede devlet din işlerine karışmalı mıdır? Dolayısıyla Laik Türkiye’de Cuma hutbelerini devletin belirlemesi doğru mudur?
 
Cuma hutbesi Cuma namazının yani ibadetin bir parçasıdır. İbadet kişi ile Allah arasındaki kulluk görevidir. Devlet hangi laiklik kavramına göre kul ile Allah arasına girebilir?
 
Ayrıca devletin Diyanet İşleri Başkanı’nı tayin etmesi laikliğe ne kadar uygundur?
 
Asıl sorulması gereken soru “Madem laiklik var öyleyse  Diyanet İşleri neden özerk değil, başkan neden hizmet alanlar tarafından seçilmiyor da devlet tarafından atanıyor?” sorusudur.
 
Sorsanız sayın Tanal laikliği savunur. Ama bu soru önergesiyle devletin dine müdahalesini talep ederek  laikliği bizzat kendisi ihlal etmektedir.
 
***
 
Bir diğer husus sayın Tanal’ın bu soruyu bir iddia olarak gündeme getirmesidir. Yani emin değil. Soru şeklinden anlaşılıyor ki sayın Tanal dört senedir hiçbir Cuma namazına gitmemiş ve hiçbir hutbeyi dinlememiş!
 
Ayrıca Atatürk’ün dua istediğini ve dua umduğunu da zannetmiyorum.
 
Atatürk’ün devrimlerden sonra yaptığı hiçbir konuşmada hiçbir açıklamada müminlerden dua istediğini veya hutbelerde adının anılmasını istediğini hatırlamıyorum, hatırlayan varsa yazsın da biz de öğrenelim.
 
Aksine  Atatürk agnostiktir, dine mesafelidir. Bu sebeple ömrünün son yıllarında Mustafa ismini bile hiç kullanmamış Kemal ismini de eski Türkçede burç ve kala anlamına gelen Kamal olarak değiştirmiştir. Sayın Tanal’a en azından Taha Akyol’un  Atatürk’ün İhtilal Hukuku veya Turhan Utku’nun Tarihi Başka Okumak kitaplarını okumasını tavsiye ederim.
 
Atatürk’ün istemediği bir şeyi Tanal’ın istemesi kraldan fazla kralcılıktır.
 
Kaldı ki dualarda tüm gazi ve şehitler rahmetle anılmaktadır. Atatürk de gaziler arasında olduğu için duaya dâhildir.
 
***
 
Atatürk isminin bizzat anılması ise hem istismar olur hem de diğer gazi ve şehitlere haksızlık olur.
 
 
Çünkü Şubat 1915’te başlayıp Ocak 1916’da biten Çanakkale savaşında Yarbay Mustafa Kemal sadece üç ay bulunmuştur. Yüzlerce subaydan biridir.
 
 
Eğer Çanakkale savaşlarında görev yapan subayları anmak gerekirse Alman General  Liman Von Sanders’ten başlayıp diğer bütün general ve albayları zikrettikten sonra Yarbay Mustafa Kemal zikredilir ki çok sayıda isim zikretmek gerekir, bu da lüzumundan fazla uzatacağı için hutbelerin iradına uygun değildir. Çünkü Hz. Peygamberin koyduğu esas  hutbelerin kısa namazların uzun tutulması şeklindedir.
 
 
Öte yandan Hz. Peygamber dışında hiç kimsenin anılması hutbenin sıhhatinin şartlarından değildir.
 
***
 
Sayın Tanal’a bir de teşekkür borçluyuz. Çünkü CHP kendi iktidarı döneminde Çanakkale’yi bir Osmanlı savaşı olarak gördüğü için hiç değer vermemiştir. 1950 yılına kadar Çanakkale şehitliklerine ve muharebe alanlarına ilgisiz kalmış nisyana terk etmiştir.
 
Çanakkale savaşına ve bölgesine verilen değer ve ilgi Demokrat Parti iktidarıyla başlar.
 
CHP’nin Atatürk vesilesiyle de olsa Çanakkale Zaferlerini hatırlıyor  ve değer veriyor olması sevindiricidir. Bu açıdan Tanal’a ilgisi için teşekkür edilmeli, bilgi eksikliği de takviye edilmelidir.
 
Sayın Tanal’a bir de tavsiyemiz var, daha inandırıcı olabilmesi için hiç değilse Cuma namazlarına katılıp hutbeleri bizzat dinlemesidir!
 
Yoksa bu şekilde soru önergesi şecaat arz eden merdi  kıptiyi hatırlatır!
 
Cumanız mübarek olsun.
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
imam 2 yıl önce

Ağzına sağlık cok isabetli olmuş

Avatar
imam_10 2 yıl önce

Katılmamak elde değil. Güzel cevap olmuş....

Avatar
adem alp 2 yıl önce

Chp'ye güzel kapak olmuş.

Avatar
asilzade 2 yıl önce

Alkışĺıyorum

Avatar
Ali 2 yıl önce

Gerçek den de güzel olmuş süperin ötesi

Avatar
celal 2 yıl önce

Elhamdulillah camilerimiz bid'alardan temizleniyor. Ehli iman kalemini kullansın ilminin zekatını versin ve çok güzel cevap verilmiş. Hem camiye gelmezler hem de atalarına dua isterler. اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ الْمَس۪يحِ الدَّجَّالِ وَ السُّفْيَانِ
diyoruz merak etmesinler. Herkes duadan hissesini alır.

Avatar
k.k.ö. 2 yıl önce

çok doğru kalemine sağlık....

Avatar
tarafsız 2 yıl önce

Değerli hocalarım; Evvelen, sizi Allah'ın selamı ile selamliyorum.
saniyen, din hizmetkarları tarafsız davranmakla mükelleftir. çünkü bu ülkrde sadece dinime hakaret edenle sert konuşuruz geri kalan butun herkes ile güzel sözle munakaşa edilmeli. ayrıca din görevlileri olarak birbirimize saygılı olmalıyız.
salisen, diyanet başkanına hakaret etmek hiç kimsenin haddine değil hele kılıçdaroğlunun haddına hiç değil o terbiyesini takınsın yoksa daha ağır şeylere maruz kalır. vesselam......