Başbakan açıkladı: Yeni Türkiye Yolunda

Başbakan salona eşi ile birlikte geldi. Sahnede katılımcıları selamladı, sahneden indiğinde de ön sırada oturan konuklarla tokalaştı. Bu sırada 30 Mart yerel seçimlerinde Ak Parti'nin seçim şarkısı da olan 'Dombra' çaldı.
 

Daha sonra saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı söylendi. Ardından sinevizyon gösterisine geçildi. 


Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

- İlk olarak Uğur Işılak kardeşimize teşekkürlerimi iletiyorum. Son bestesi ile bizim gönlümüzü yine fethetti.

- Hanımefendiler, beyfendiler, çocuklar, gençler, hepiniz hoşgeldiniz. 

- Birazda detaylarını kamuoyu ile paylaşacağımız viyon belgemizin vatanımıza milletimize hayrolmasını diliyorum.

- 10 ağustos'ta millet cumhurbaşkanını kendisi seçecek. Ak PArti Genel Başkanı ve Başbakan olarak , anayasa değişikliği ile birlikte bu düzenlemenin getirilmiş olmasıyla gurur duyuyorum. 

- Bu anayasa değişikliğinin gerçekleşmesini sağlayan TBMM'ye teşekkürler. 

- Yapılan referandumla bu anayasa değişikliğine yüzde 69 oyla "evet" diyen halkımıza bir kez daha buradan teşekkür ediyorum. 

- Bir kez de 1 Temmuz'da beni cumhurbaşkanı adayı gösteren grubuma bir kez daha teşekkür ediyorum. 


Gelişimi Sizlerle Paylaşmak İsterim...


- Ben öncelikle bugünlere geldiğimiz sürece biraz değinmek isterim. 28 Haziran'da çok önemli bir tarihi idrak ettik. 28 Haziran 1914'te Avusturya- Macaristan veliahtının öldürülmesiyle I. Dünya Savaşı başladı. Bağlı bulunduğumuz Osmanlı Devleti'nin hezimeti ile sonuçlanan bu savaşın ardından, Gazi Mustafa Kemal önderliğinde Kurtuluş Savaşı verildi. 

- Hemen akabinde bu topraklarda Türkiye Cumhuriyeti devleti kuruldu. illetimiz yorgundu. Uzun zamandır savaşıyordu. Gerek Kurtuluş Savaşı gerek Cumhuriyetin ilanı halkımıza bir kez daha umut aşıladı. 

- II. Dünya Savaşı'nda neredeyse dümdüz olan ülkeler değişimin ruhunu anlayarak en büyük ekonomilerden olmayı başardılar. Almanya, Japonya gibi ülkeler bu değişimin örnekleridir. Fakat maalesef Türkiye bu değişimi izlemek zorunda kaldı. 

- Çok partili hayat döneminde ülkenin yaptığı sıçrama 60 darbesi ile kesintiye uğratıldı. 60-70'leri kayıp yıllar olarak yaşadık. Cumhurbaşkanı'ın yapmaya çalıştığı reformlara rağmen 80 darbesi ile karşılaştık. 

- işte 2000'lere böyle ulaştık.

- Bu dönemlerin ardından halk bir değişim istedi fakat bu gözardı edildi. Halkın değişim isteği, kanla, baskılarla, zorbalıkla sindirildi. 2000'li yıllarda bu değişim arzusu görmezden gelinemez halde devleti zorlamaya başladı. 

- Geriye dönüp cumhuriyet tarihine baktığımızda elbette milletçe gurur duyacağımız bir tablo ile karşılaşıyoruz. Millet olarak değişim umudumuzu hep diri tuttuk. Zorbalığın ilelebet sürmeyeceğine inandık ve bu inancın umuduyla ayakta kaldık. 

-Halkın arzu ve talep ettiği değişimi istisnai durumlar dışından bizim haricimizde karşılanmadı. Halkın isteği görmezden gelindi.

- Bu süreçte yaşadıklarımız sistemin değişime direncinin eseridir. Dersim, başörtüsü sorunu, kapatılan camiler, milletin değerlerine duyarsızlık, sistemin değişime olan direncinin eseridir. 

- Mamak cezaevi, Metris cezaevi, Faili meçhuller, devlet özgürlükten korkmuştur. Statüko değişimden korkmuştur. Statüko özgürlüğü kendisine bir tehdit olarak görmüştür. 

- Bu ağır baskı, yasak ve zulümlere rağmen toplumda değişim arzusu hiçbir zaman kaybolmamıştır. 

- Biz AK Parti'yi yalnızca kendimi için kurmadık. 81 vilayette 42 bin denek üzerinde yaptığımı kamuoyu araştırması sonucunda adım attık. Kısacası 'damdan düşen'lerin aramızda olduğu bir yapıydık...

- Biz insana bakarken yaradılanı severiz, yaradandan ötürü anlayışıyla yaklaşıyorduk. İnsanların inançlarının gereğini yerine getirmeli tezini savunurken kimseyi ayırmadık. 

- Başörtüsü özgürlüğü kadar ifade özgürlüğünü de savunduk.

- En başta şunu söyledik; kendisini korumaya alan devlet, milletine baskı üretir. Milletin hak ve taleplerine sessiz kalan devlet, milletine zarar üretir. 

- Devletin değişim mücadeledisini verdik. Dünün mağdurlarıyken bugünün mağrurları olmadık. 12 yıl boyunca her türlü vesayet girşiminin karşısında durduk, her türlü çeteyle mücadele ettik. Devlete ve millete karşı duran çetelere karşı mücadele verdik. 

- Bütün çeteler temizlendiği anda Pensilvanya'dan idare edilen ve Türkiye'ye yeni bir vesayet anlayışı getirmeye çalışan çeteye de eyvallah demedik.

- Elbette ki çok iyi bir yerde değiliz. Daha yapacak çok işimiz var. Eğer Türkiye milletin değişim taleplerini daha önce görebilseydi, devlet 1940'lardan itibaren farklı bir yerde olurdu. Eski Türkiye aktörleri direnmeseydi bugün çok daha farklı bir yerde olabilirdik. Ama yine de yılmadık. Bakın ben!

- Defalarca ölüm tehditleri aldım, yılmadım. Hala da alıyoruz. Bakın aday olamaz mışım! Bunu kim diyor, muhalefet. Yav bu ülkede anayasa varsa kimin nasıl aday olabileceği orada yazıyor, açın okuyun. Ama bunlar yasaları da bilmiyor. Kendileri aday olamadılar, ısmarlama adaylarla işte bu kadar...

- İktidardayken tehditler aldık, Danıştay saldırısı üzerimize yıkılmak istendi. 

- 17 ve 25 Aralık başarılı olsaydı, şimdi Yassıada benzeri mahkemelerde yargılanıyor olacaktık. Biz, sandığa giden yolu her zaman açık tuttuk. Bu çok öneml.

- Basına bu kadar özgürlük verdik. Baskıcı bir Başbakan kendisine hergün her mecradan hakaret edilmesine izin vermez. Eski Türkiye, devletin etrafına kümelenmiş seçkinler dışında herkes için kötüydü. 

- Şunu büyük bir memnuniyetle buradan söylemek isterim; Eski Türkiye eskide kalmıştır. Eski Türkiye artık eskide kalmıştır. Eski Türkiye’nin kapıları kapanmıştır. Kaçınılmaz değişim başlamış ve güçlenerek devam etmektedir. 

- Eski Türkiye'den yeni türkiye'ye çok az mesele kalmıştır. Terör, eski Türkiye’nin sorunu idi. O sorunu da çözdük ve çözüyoruz  'Çözüm meselesi' bu konuda adımlarımız devam ediyor.   'Anayasa' yeni bir anayasa yapmak içinde elimizden geleni yapıyoruz.

- Türkiye'de en büyük sorun muhalefet sorunudur. Eski Türkiye'den bugüne aktarılan ve değişime direnen bu muhalefet, inanıyorum ki muhalefetpartilerine gönül vermiş kardeşlerimiz bu değişimi kendi elleriyle gerçekleştirecektir. 

- Eski Türkiye'den bugüne ulaşan bir başka sorun da cumhurbaşkanlığı makamıdır. Gazi Mustafa Kemal'in ölümünün ardından bu makam statükoyu koruma makamı oldu. Abdullah Bey'den önce buraya yüklenen anlam, devleti halktan korumaktı. 

- Cumhur-başkanı: cumhur halk demektir, başkanı da onun başkanı. Burayı incelese meseleyi yakalayacak. Cumhurbaşkanı halktan aldığı güç ve irade ile yürütmenin başı olacak.

- Ben, 'Halka başkan'ını seçecek dedim, bu beyefendilere rahatsız oldular. 

- Bu vizyon belgesinde eğer cumhurbaşkanı seçilirsek, 5 yıl içerisinde neler yapacağımızı bu belge ile kayıt altına aldık. 

 VİZYON BELGESİ - YENİ TÜRKİYE YOLUNDA

-Demokratik yönetim - Refah toplumu- Öncü Ülke


- Bu başlıkların altında bugüne kadar statüko ile verdiğimiz mücadeleyi, ve ülkenin refahı için yapılan çalışmalar yer almaktadır. 

- Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yılı olan 2023 ülkemiz için önemli bir tarihtir. İnşallah gayretimiz çabamız bu ideale ulaşmak içindir. 

- Bizim yeni Türkiye hedefimiz, insana saygıyı esas alır. Demokrasinin daha da güçlendirmesi ile yönetim anlayışımız her türlü vesayete karşıdır. 

- Bizim demokrasimiz, eşitlikçi, çoğunlukçu ve katılımcıdır. Biz demokrasi peşindeyiz. Bu ülkenin her bir vatandaşı bizimdir. Onlar bizim güvencemiz altındadır. Türkiye'nin geleceğine sahip çıkan herkes ile bir aradayız. Anaysanın değişimi sürecinde de kararlıyız. 

- Yeni Anayasa yeni bir gelecek demektir. Cumhurbaşkanı seçilirsek, bu anayasa değişikliğini yapmak bizim ilk maddelerimiz arasındadır. 

- Farklı din mensupları arasında ayrım yapmadan 77 milyon vatan evladının sorunlarını çözmek, devletin asli görevidir. 

-  Bizim muhatabımız gelecektir, millettir. Bizim mayamız birliktir. Bizim çağrımız inş davetidir. Bizim davetimiz çoğulcu eşitlikçi, katılımcı demokrasi davetidirBiz taş üstüne taş koymuş herkesi kucaklıyor, kimseyi reddetmiyoruz. 

Cumhurbaşkanı seçilirsek, 'çözüm süreci'nin en yakın takipçisi ve destekçisi olacağız. Gerekn bütün birimlerin oraya aktarılmasında öncülük edeceğiz. 

- Din istismar eden örgütlerin devleti kendi çıkarları için kullanmasına izin vermeyeceğiz. Devlet, din ve inanç etrafında örgütlenen vatandaşlarının özgürlüğüne müdahale edemez. Bu özgürlükleri koruyan hukuk, aynı zamanda bu özgürlüklerin suistimal edilmesine de engel olur. Nasıl devlet, din üzerinde tahakküm kuramazsa, dini topluluklar da devlet ve diğer dini gruplar üzerinde tahakküm kuramaz.

- Dini istismar eden örgütlerin devlet içinde yapılanmasına, paralel devlet yapıları kurmasına, devletin gücünü kendi çıkarları için kullanmasına elbette izin verilemez.

- Demokratik devlet bunun güvencesidir.Devletin görevi STK'ların serbestiyetini güvence altına almalıdır. Toplum kendi dini yaşantısını kendisi uygulamalıdır. Devlet din ilişkisini belirleyen unsur sivilliktir. 

- Yargı, yeniden yapılandırılmalıdır. Cumhurbaşkanlığı devlet kurumlarının uyumlu çalışmasını sağlamak yanı sıra, vatandaşa güven veren adalet sistemini birlikte inşa edeceğiz.

- En büyük payı eğitime ayırdık.2002 yılında eğitim bütçesi 11 milyar lira iken bu rakanm2014yılında 78 milyar liraya yükseldi. Biz buyuz. Bu süreci daha da güçlendirerek devam edeceğiz. Artık 81 vilayetimizde üniversitemiz var. Aile hekimliğini başlattık. Dev şehir hastanelerini başlattık.

-Artık sedye üzerinde taşınan hastalar göremeyeceksiniz.Yurt yatak kapasitemizi 2 katına çıkarttık. Artık kat, koğuş sistemi yok. Gençliğimizle yaptığımız çalışmaları daha ileriye taşımalıyız. Gelişime açık gençlik için çalışmalar hazırlıyoruz. Kadınlarımız olduğu kadar kız çocuklarının da niteliklerini geliştirmek için çalışmalar yaptık.

- Kadınlar gelecek vizyonumuzun en önemli unsurudur. Kadınlarımızın olduğu kadar kız çocuklarımızın da niteliklerinin geliştirilmesi için çok önemli işler yaptık. Seçilmemiz halinde kadnın bireysel ve toplumsal olarak daha da güçlenmesi için mücadele edeceğiz.  Aile… Evlilik anlayışını her türlü olumsuzluktan koruyan, aile bütünlüğünü muhafaza eden politikalar geliştireceğiz.

- Sosyal devlet ilkesini güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Ekonomi.. Milli gelirimizi yaklaşık 4 kat artırdık. Paramızdan altı sıfırı attık. Affınıza sığınıyorum, İstanbul’daki gibi bir yerde delikli iki buçuk kuruşla tuvalete giderdik, hatırlayın bir milyona tuvalete giderdik. Eskiden milyoner zengine denirdi. Zengin rakamıyla bize tuvalete gitmeye mahkum ettiler. Düşürdük ortan altı sıfırı. Enflasyon çatladı, tek haneye düştü. Paramız itibarlı bir para haline geldi. 

Avrupa Birliği katılım sürecinde kararlılığımız hız kesmeden devam ediyor. 2014'ü Avrupa Birliği yılı ilan ettik. Yunanistan devri kapandı, şimdi İtalya devri. Umuyorum ki, 2-3 faslı bu dönemde kapatırız. 

- Türkiye, Suriye için gerekli bütün çabalarını gösterecektir. Ecdadımızın bize yüklediği sorumlulukla, kapılarımız herkese açık olacaktır. Diyorlar ki, Ortadoğu'da tarafsız olmalıyız, Filistin'de tarafsız olmalıyız. Filistin davası bizim davamız. Biz bu davayı dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. 

- Bizim uluslararası sularda üç gemimiz vuruldu. Bir ilişkilerimizi maslahatgüzar seviyesine indirdik. Fakat, arabuluculara araya girdiğinde ben üç şart öne sürdüm. Bakıyosun hiçbirini yerine getirmiyorlar. Filistin'de, Gazze'de kardeşlerimiz ölürken biz normalleşmeye bakamayız. İsrail'in süratle ateşkesi sağlaması lazım, hayatları yalan üzerine kurulu, dürüst değiller. 

- Irak'ta IŞİD diye bir örgüt 49 vatandaşımızı esir aldı. Ben onlara sesleniyorum; eğer müslümansanız, bundan size fayda yok, bırakın. İsalm dünyasını paramparça ediyorlar. 

- Arkadaşlarım, 10 Ağustos yalnızca cumhurbaşkanlığı seçimi değildir. Kimsenin kendini yabancı hissetmediği yeni Türkiye'nin başkanı seçilecek. Bütün yoldaşlarımızla, yan yana can cana yeni Türkiye umudunu gerçekleştireceğiz. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol