Başbakan Erdoğan'dan Yılmaz Özdil'e sert cevap!

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:





Türkiye derin bir matem yaşarken bazı ülkelerde de büyük felaketlerin yaşandığını üzüntüyle öğrendik. Bosna ve Sırbistan'da son 120 yılın en etkili yağışları nedeniyle şehirler sular altında kaldı.

 

Bosna Hersek Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Kendilerinin talepleri oldu. Bu sabah o talepleri Sarayevo'ya ulaştırdık.

 

TİKA işin başından beri işin içierisinde desteklerini sürdürüyor. 44 kişi sel baskınlarında hayatını kaybetti. Can kaybı ve maddi kayıp artabilir.

 

TİKA'ya tekrar mücadele sebebiyle teşekkür ediyorum. Gerek Bosna'da gerek Sırbistan'da desteğini sürdürüyor. AFAD ve Kızılay da afet bölgesinde aktif durumda.

 

Bosna ve Sırbistan halkına başsağlığı dileklerimi özellikle iletiyorum. Gürcistan'da da enkaz altında kalanlar olduğu haberini aldık. Bir başka Facia'da Laos'da yaşandı. Askeri bir uçağın düşmesi sonucu Başbakan yardımcısı ve bakanların olduğu 20 kişi öldü. Başsağlığı diliyoruz.

 

TİKA'nın tamamladığı beş ilçedeki beş projeyi anlamlı bir günde hizmete alıyoruz. Bugün 19 Mayıs. Gazi Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkarak 95 yıl önce milli mücadelenin ateşini yaktığı o anlamlı günün yıldönümünü idrak ediyoruz.



"19 MAYIS'TA ÖNEMLİ BİR AÇILIŞ YAPIYORUZ"

 

Gazi Mustafa Kemal doğum garihi sorulduğunda 19 Mayıs demişti. Anlamlı bir açılış yapıyoruz. TiKA Makedonya'da Gazi Mustafa Kemal'in babası Ali Rıza Efendi'nin yerini tespit etti. Makedonya'da, Kocacık köyünde bu evi aslında uygun şekilde inşa etmeyi projelendirdi.

Kendi ifadesiyle doğum gününde milli mücadeleyi başlattığı günde 19 Mayıs'ın 95'inci yıldönümünde bu büyük ve anlamlı eseri vücuda getirmenin iftiharını yaşıyoruz.



BÖLGELERLE BAĞLANTI

 

Sayın Emrullah İşler şu anda Kocacık köyünde. Birazdan kendisine bağlanıp açılışı birlikte yapacağız. Bir başka TİKA projesi de Filistin'de... Ramallah'da TİKA eliyle son derece modern bir kız ortaokulu inşa ettik. Bu okul 450 Filistinli öğrenciye hizmet verecek. Bu en modern okulun Filistinli kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum. 

 

Üçüncü projemiz Gürcistan'da. TİKA Tiflis'te bir engelli merkezinin tadilatını tamamladı. Bu merkez eğitime önemli katkılar sağlıyor. Bu önemli projenin de hayırlı olmasını diliyorum. Bursa Mİlletvekilimiz Hüseyin Şahin orada. Ona da bağlanacağız ve açılışı yapacağız.

 

Dördüncü projemizi Somali'de tamamladık. Mogadişu'da şehir içi yollar kullanılamaz haldeydi. Bu yolla için proje talimatı vermiştik. TİKA çalışmaları başlattı ve Mogadişu'ya 23 km uzunluğunda çift yönlü aydınlatmalı sosyal imkanlı örnek bir yol kazandırdı. Güvenlik sorunu nedeniyle zaman zaman duran projeyi bütün zorluklarına rağmen tamamladık. Somali'de Afyon vekilimiz Halil Ürün bulunuyor.

 

Beşinci ve son olarak Tunus'ta önemli bir tarım projesini yine TİKA eliyle tamamladık. 2012 yılından itibaren Tunus'un yeniden yapılandırılması kapsamında kalkınma ve teknik desteği veriyoruz. Tunus İçiişleri bakanlığına 292 araç ve 42 bin 480 güvenlik malzemesi teslim ettik. 92 belediye hizmet aracı ve 50 iş makinesi teslim ettik. 12 iş makinesi ve 70 traktörü de ayrıca teslim ettik. Bu projelerin de kardeş Tunus halkına hayırlı olmasını diliyorum. Tunus'ta İstanbul milletvekilimiz İbrahim Yiğit bulunuyor. Birazdan ona da bağlanacağız.

 

Beş önemli projeyi beş ülkeye kazandırıyoruz. 19 Mayıs'ı bu açılışlarla tam da özüne uygun şekilde idrak ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal'in babasının evini yeniden ihya etmek değil sadece, bu beş projenin beşi de 19 Mayıs ruhuna denk düşen projelerdir. Projeler doğrudan doğruya 19 Mayıs ruhuyla örtüşmektedir.

 

Sevgili gençler... 19 Mayıs 1919'da başlayan ve devam eden süreç, ulusal sınırlarımız içine hapsolunacak bir süreç değildir. Bize çoğu zaman şunu anlattılar. Türkiye saldırıya maruz kaldı. Toprakları işgal edildi. Tüm dünya Türkiye'nin aleyhine tavır takındı. Türkiye yalnız bırakıldı. Hayır... Türkiye o zor süreçte asla yalnız değildi. 19 Mayıs 1919'un kapılarını aralayan Çanakkale zaferimizde Anadolunun evlatları kadar Makedonya, Bosna, Filistin, Suriye, Irak'ın evlatları da dedelerimizle birlikte şehit oldular.



"ECDADIN EL ATTİIĞI DÜNYA..."



Senegal'den bize karşı savaşmak için getirilen kardeşlerimiz Çanakkale'ye gelip ezan sesini duyunca, bize karşı savaşmayacaklarını ifade edip silahlarını bıraktılar. Çok anlamlıdır. Erzurum işgal edildiğinde dünyada bir çok halk gözyaşı döktü. İzmir işgal edildiğinde İstanbul işgal edildiğinde inanın çok geniş bir coğrafyada kardeşlerimiz ağladı. Afganistan, Hindistan, Pakistan'dan toplanan yardımları hiçbir zaman unutmadık. Ta Arjantin'den ve hemen her ülkeden gelen yardımları ve duaları unutmadık unutmayacağız. Kurtuluş savaşımız şehitlerimizin fedakarlığı kadar dünya sathına yayılmış dost ve kardeşlerimizin desteğiyle dualarıyla zafere ulaştı. Ecdad dünyada el uzattığı gönüller fethettiği için o ecdadın torunları olarak o fethedilmiş gönüllerin muhabbetine mazhar olduk.



"BIRAKIN SADECE FELAKETLERİ"

 

Kanuni Sultan Süleyman nerelere hangi anlayışla gitmişti. Abdülhamid-i Sani nerelere hangi anlayışla gitmişti. Bırakın sadece felaketleri.. Bir yerde zulüm varsa oraya gittiler. Biz tarih boyunca hele hele  güçlü olduğumuz dönemlerde zayıflara mazlumlara el uzattık. İhtiyacımız olduğunda da yardımlarını gördük. Irk din dil mezhep ayrımı yapmaksınız el uzatmak bizim milli kültürümüzdür.



"TÜRKİYE ALAN EL KONUMUNDAYDI"

 

Bugün burada bir şeyin altını çizerek ifade ediyorum. İktidara geldiğimizde 2002'den önce Türkiye alan el konumundaydı. Büyüyen ekonomiyle birlikte o dönemi kapattık. Artık veren el konumuna yükseldik. Yıllık bu noktada yaptığımız yardım hamdolsun 2 buçuk milyar doları aşmış vaziyette. Neden? Çünkü biliyoruz ki veren al alan elden üstündür.



"TİKA KURULDUĞU GÜNDEN BU YANA..."

 

Sadece TİKA'ya 1 milyar liranın üstünde kaynak aktardık. Yüzde 335 artış kaydettik. TİKA kurulduğu günden bu yana 15 bin proje gerçekleştirildi. Bunun 13 bin adedini son 11 yılda başlattık ve bunlar bitti. Kalkınma yardımları açısından dünya birincisi olduk. Dünyada ilk beşte yer alıyoruz. 2013 yılında resmi ve özel yardım miktarımız 2 buçuk 3 milyar dolara ulaştı.

 

Kızılay, Yunus Emre Enstitüsü, Yurt dışı Türkler başkanlığı gibi kurumlarımız dünyanın her yerine ulaşırken, TİKa ile her alanda dost ve kardeşlerimzin yanında olduk. Kazakistan'dan Makedonya'ya Pakistan'dan Zambiya'ya kadar bir çok ülkede 148 okul inşa ettik. 32 ülkenin üniversiteleri ile işbirliği yaptık. 12 Türk Dili ve Edebiyatı bölümü açtık. 5 kıtada 49 sağlık merkezi inşa ettik. Moğolistan'dan Etiyopya'ya kadar ata yadigarı eserleri restore ettik. Su kuyuları açtık, tarımı destekledik, mesleki eğitim verdik...



"SOMALİ'Yİ BIRAK SOMA'YA BAK..."

 

Büyük ülke olmak büyük millet olmak neyi gerektiriyorsa o büyüklüğün gereğini yerine getirmenin mücadelesi içinde olduk. Zaman zaman bizim bu yardımlarımız eleştiri konusu yapılıyor. En son bunu üzülerek ifade ediyorum. Somaliyi bırak Soma'ya bak tarzında insaf ve vicdan dışı ifadeler dile getirildi. Acımız daha çok sıcakken yaralarımız tazeyken yüreklerimiz hala kanarken bu eleştiriler üzerinde durmayacağız. Ama şunu ifade edeyim. Biz Allah'ın izniyle milletin desteğiyle Soma'ya da ulaştık ve oradaki yaraları sarıyoruz ama Somali'ye de ulaşacak güçte bir devletiz.

 

"ESER ORADA GİTMEK İSTEYEN GİDER"



Bingöl depreminde bir yılda şehri inşa ettik. Eser orada gitmek isteyen gider görür. Öyle lafla değil, ilgili bakanlarım şahsım 24 saat içinde hepimiz orada yerimizi aldık. Kütahya Simav'da deprem oldu. Anında... Bir yılda yeni Simav'ı inşa ettik. Şimdi Simav'ı tanıyamazsınız. Arkadan büyük bir felaket. Van depremi... Bir yılda biz yeni Van'ı inşa ettik. Erciş'iyle merkeziyle çevresiyle hepsini inşa ettik. Beş katrilyon harcadık biz Van depreminde. Bizden öncekiler gibi deprem felaketinin altında kalan bir iktidar olmadık hamdolsun biz. Bizden öncekiler depremden sonra iktidarı bırakıp kaçıp gittiler. Biz tam aksine orada daha modern bir şehir nasıl inşa edilir bunun gayreti içinde olduk.



"HER TÜRLÜ TEDBİRİMİZİ ALDIK"

 

"Şimdi de Soma'da biz o 371 kardeşimizin tüm aileleri için her türlü tedbirimizi aldık." (Galiba az önce bir dil sürçmesiyle 371 demişim, 301)  Kendilerine istismara fırsat vermeyecek şekilde bu konuda AFAD devreye girmiştir ve yapacağı çalışmalar olacaktır. Bununla ilgili istismarlar olabilir. AFAD sadece bu iş için hesap açmıştır. Kimse bu oyuna gelmesin. Herhangi bir yardım yapacak olan AFAD'daki özel hesaba yatırsın. Orada gerek şehitlere gerek yakınlarımıza dağıtımı yapılacaktır.

 

Sel baskınlarına yangınlara tıbbi destek ihtiyacı olanlara ulaştık. Şu anda Bosna'da varız, Sırbistan'da varız Afganistan'da da varız. Evet biz Türkiye'yiz... Sadece afetlere ulaşan değil en keskin tedbirleri alan da biz olduk. 



"BİZ VİCDAN SAHİBİYİZ"



Biz vicdan sahibiyiz. Fakat insanlıktan nasibini almamış zerre kadar vicdanı olmayan ahlak değerleriyle yakından alakası olmayan bazı tipler de bizim mitinglerimize geldi diye onlar buna müstehaktır diyecek kadar seviye kaybından mahrumdurlar. Bakıyorsunuz bir diğeri de ona kalkıyor maalesef çok çok ahlaksızca bir ifade kullanıyor. Şimdi ben soruyorum. Bu yazıyı yazanların patronları acaba bunları kendi gazetelerinde nasıl barındırıyorlar. Diyorum ki sen bir patron olarak aynı zihniyete mensupsun. Eğer bunları hala tutuyorsan sen de aynı zihniyettesin.



"MÜSTEHAKTIR DEME HAKKINA SAHİP DEĞİLDİR"

 

Benim şehit vatandaşlarıma bu ölüme müstehaktır deme hakkına bunlar sahip değildir. Bunlar ne gazidir ne şehittir nokta nokta niyazidir diyenleri yanında barındıranlar bunu söyleme hakkına sahip değildir. Barındıranlar da aynı şeyi düşündürüyor demektir. Zaman zaman gelip kalkıp da bazı eylemlerde bulunanlar önce bu ifadeyi kullananlara karşı tavırlarını koysunlar da samimiyetlerini görelim.

 

"İLK DEFA O GÜN ORADA GÖRDÜM"

 

Dediler ki bu patron AK Partilidir... İlk defa o gün orada gördüm. O güne kadar kendisiyle hiç görüşmedim tanımam bilmem. Bu müfteriler bu ülkede benim milletimden zannediyorlar ki bir şey sağlayacaklar. Sağlayamazsınız. Benim milletim müfterileri bu ülkede çok iyi tanır. Utanmadan sıkılmadan.. Yandaşlarına orayı peşkeş çekti diyecek kadar alçaldılar.



"RABBİM HİÇ YAŞATMASIN"

Bunlar ne derse desin. Biz ellerini Allah'a açıp bütün bu şehitlerimize fatihaları gönderenlere Allah razı olsun diyorum. Bu milletin dininden vicdanından çıkan sese bence rehberlik ettiler. Onlar diğerlerinin düştüğü seviyeye düşmediler. Bir şehit neyi beklerse onlar da onu gönderdiler. Onun için ben özellikle meydanlarda camilerimizde o şehitlerimize fatihalar gönderen yasinler gönderen hatimler gönderen o yavrularımıza çok teşekkür ediyorum. Onlar da sağolsunlar. Rabbim hiç kimseye hiçbir ülke ve halka acılar yaşatmasın.

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zeki 3 yıl önce

Bazı insancıkların söylediklerini çok ciddiye almak, o insancıklara önem vermek olur. "cık" ekini atmayı becerdikten sonra önem verilebilir.