Başkanlık sistemi nedir?
Adil Gür, "AK Parti hükümeti şayet terörle mücadelede sürdürdüğü bu kararlılığı sürdürürse gerçekten bu ülkede terör meselesini hallederse başkanlık sistemi konusunda da toplumu aydınlatabilirse halk diliyle topluma anlatabilirse sandıktan evet de çıkabilir. Başkanlık veya parlamenter sistem konusunda toplum çok fazla bilgi sahibi değil" dedi.
 
Mesele biraz da 1 Kasım seçimlerinin sonucunu daha seçim olmadan önce bilen araştırmacı Adil Gür'ün bu cümlelerinde saklı... Gelecek günlerin en önemli başlıklarından biri başkanlık sistemi...
 
Ama her şeyden önce topluma sistemin ne anlama geldiğini anlatmak, anlatmaya başlarken de Türkiye'nin neden yeni bir Anayasa'ya ihtiyacı var sorusuna yanıt bulmak gerekiyor... A Haber'de yayınlanan Toplumsal Hafıza programına katılan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Anayasa profesörü Burhan Kuzu ve A&G Araştırma şirketi sahibi Adil Gür konuyu geniş bir perspektifte ele aldı. İşte o çok önemli açıklamaların satırbaşlarını derledik:
 
TÜRKİYE'NİN NEDEN YENİ BİR ANAYASAYA 'YA İHTİYACI VAR?
 
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Anayasa profesörü Burhan Kuzu, 7 Haziran'da çıkan koalisyon tablosunun ardından Türkiye'de yaşanan sıkıntının bir daha yaşanmaması, istikrarın devamlılığı için Başkanlığın şart olduğunu söyledi.
 
Kuzu, "7 Haziran gibi bu tür temel meseleler yaşayacaksa bu memleket parlamenter modelden kurtulmadıkça bunu her zaman yaşar. Türkiye'yi şu hale sokan parlamenter model İngilizlerin dolaşıma soktuğu kokuşmuş İngiliz sistemidir. 2019'u atlatırsın 2023'te başına gelir onu atlatırsın başka bir zaman başına gelir böylece 10 yılda birinin yaptığını 6 ayda biri bitirir. Dolayısıyla da yapacağın model sürekli istikrar sürekli istikrar gerektiren bir modelse bunu da ancak başkanlık yapabilir başka çaren yok" dedi.
 
Yani anayasa gerekli... Çünkü anayasa koalisyonların sonu demek... Yani bir anlamda istikrar demek... 
 
YENİ ANAYASA 'İSTİKRAR'I GETİRİR Mİ?
 
Adil Gür soruyu şöyle yorumladı: Bugün Türkiye'de yüzde 52 oyla seçilmiş bir cumhurbaşkanı var yarın 10 yıl sonra 5 yıl sonra yüzde 60'la seçilen bir cumhurbaşkanı da olabilir. Yüzde 60'la seçilen bir cumhurbaşkanı olduğu zaman yapılan genel seçimde bir başbakan daha fazla oy almadığı müddetçe hep problem doğacaktır bugün aynı siyasi gelenekten gelen bir cumhurbaşkanı ile bir iktidar var ama bu hep böyle olmayabilir.
 
Binali Yıldırım: Biz sayın cumhurbaşkanından önceki dönemi Abdullah Bey'den önceki dönemi de yaşadık topluma yansıtmadık çok ciddi sıkıntılar yaşadık. Biz mazeret üreten bir parti olmadık hiçbir zaman.. Vatandaş diyor ki; "Türkiye'de demokrasi gelişiyor illa darbelerle anayasa olacak değil siyaset otursun bizim oy verdiklerimizle yeni bir düzenleme yapsın."
 
Bu cümlelerden çıkan sonuç şu; Anayasa krizsiz bir Türkiye için de gerekli... Ama tek gereklilik bu da değil... Çünkü işin bir de çalışan milyonları ilgilendiren boyutu var... 
 
YENİ ANAYASA EKONOMİYE KATKI SAĞLAYACAK MI?
 
Soru net... Yeni anayasa ekonomiye de katkı sağlayacak mı... Bu sorunun cevabını da Bakan Faruk Çelik veriyor, "Personel reformu yapacağız yani 657 sayılı yasa artık Türkiye'yi taşımıyor. 657 kez değişmiş yamalı bohçaya dönmüş o yasa bunun anayasayla bağlantılı tarafı var anayasayla ilgili bölümünü çözmeden sizin personel kanununuz sağlıklı olmuyor. Binlerce insan farklı statüde çalışıyor belki aynı işi yapıyorlar bunların statülerinin birleştirilmesi bunların haklarındaki eşitsizliklerin ortadan kaldırılması gerekmiyor mu gerekiyor o zaman anayasaya bir temel hüküm koyacaksınız o temel hükmün bina ettiği bir personel reformunuz olacak."
 
BAŞKANLIK FEDERASYON MU GETİRECEK?
 
Acaba başkanlık demek, federasyon mu demek? Yani başkanlık beraberinde bölünmeyi mi getirecek?
 
Eski Bakan Binali Yıldırım soruya herkesin anlayacağı bir dilde cevap verdi, "Şimdi hemen sorunun cevabını vereyim yıllardan beridir Türkiye'de belediye başkanları seçiyoruz değil mi? Belediye başkanı seçimiyle başkan seçimi arasında hiç bir fark yok! "Türkiye bölündü mü?" Soruyorum Eskişehir'e büyükşehir belediye başkanı seçtik, faraza Diyarbakır'a seçtik, İstanbul'a seçtik, Erzincan'a seçtik, İzmir'e seçtik Türkiye bölündü mü? "Ne alakası var?" diyeceksiniz değil mi? Başkanlık seçimi ile belediye başkanlığı seçimi arasında bir fark yok. Vatandaş doğruyu bilsin. 2 tane oy pusulası geliyor biri belediye başkanı biri de o başkanın meclis üyeleri ondan sonra ne oluyor seçim yapılıyor. Eskişehir'de olduğu meclisteki çoğunluk bir partiden oluyor başkan başka partiden oluyor veya ikisi aynı partiden oluyor. Dünyanın sonu mu? Birbirleriyle çalışıyorlar. Başkan kendi ekibini kuruyor, programını uyguluyor meclis de başkanın bütçesine bakıyor denetliyor onaylıyor her şeyi yapıyor. Türkiye'de 81 tane başkan var. 
 
BAŞKAN KAÇ YILLIĞINA SEÇİLECEK? KAÇ DÖNEM GÖREV YAPACAK?
 
Burhan Kuzu: Süre 4+4= 8 dersin, 5+5= 10 dersin daha fazla değil. Hatta bazı ülkelerde tek dönem 6 yıl. Mesela diyelim Amerika 4+4= 8'dir. Biz 5+5= 10 demişiz şu anki durumda..
 
Cevabı merak edilen bir soru daha var... Başkanlık sisteminde parlamento da olacak mı?
 
BAŞKANLIK SİSTEMİNDE PARLAMENTO VAR MI?
 
Burhan Kuzu: Duyunca kendimi tutamıyorum gülüyorum. Şuradan dışarı çık Ulus'a doğru yürü emin ol bak 100 vatandaşa sor 99'u yok diyecektir. Sana öyle diyecektir. Çünkü öyle bir muhalefet var ki bizim burada kendisi de bilmiyor. Bir ara bir programa katıldım. O zaman üniversitede hocayım. Kanıma da dokunan o zaten. Dedi ki biri "Ben bu başkanlık modeline karşıyım." Neden karşısın diye soruldu. "Parlamentosu olmayan bir sistemi ben ne yapacağım" dedi. Dedim ki kardeşim bak sen ANAP'lı bir milletvekilisin. Özal da bu işin mimarı… Özal'ın kemikleri sızlar" dedim. Hiçbir şey görmüyorsan şu Amerika'yı görmüyor musun? Orada iki tane parlamento var. O parlamentoların birisi sağ gözüne diğeri sol gözüne girsin dedim.
 
Tam bu noktada akla bir soru daha geliyor... 
 
Parlamentonun üyeleri yani vekiller ne iş yapacak ve bakanlar nasıl seçilecek...
 
 
Burhan Kuzu: Efendim şimdi ne iş yapıyorlarsa o zaman da o işi yapacaklar kanun yapacak bütçe yapacak para muslukları elinde başkan parlamentodan kanun çıkmadan bir kuruş harcayamaz öylesine sıkı denetim var ki adama kök söktürür kök. Bakanları başkan seçer ama dışarıdan seçer. Parlamento dışından seçer. Neden yapmış bunu birincisi sen diyor vekil olmak için başkana muhtaç değilsin. İkincisi sakın başkanın etrafında dolaşma senden bakan olmaz diyor. Dışarıdan olacak bakan.
 
BAŞKAN TÜM YETKİLERİ KENDİNDE Mİ TOPLAYACAK?
 
Ve bir başka soru... Sistemde bütün yetkiler tek bir yerde yani başkanda mı toplanacak... 
 
Burhan Kuzu: Almanya'nın başbakanı, İngiltere'nin başbakanı, İtalya'nın başbakanı, bir de benim başbakanım parlamenter sistemin başbakanı, Amerika'daki Obama'dan en az 3 kat daha yetkilidir. En az diyorum dikkat et orada yasama diye bir şey yok. O yüzden ben dedim ki "Güçlü Erdoğan zavallı Obama". Hakikaten dedim 10 gün geçti Obama'nın bütçesi reddoldu. 
 
PEKİ BAŞKAN KABİNEDEKİ HERKESİ KENDİ PARTİSİNDEN SEÇMEK ZORUNDA MI?
 
Burhan Kuzu: Muhalefete buradan önemli bir çağrım olsun bu. Çok önemli bir şey söyleyeceğim pür dikkat! ABD'deki uygulamada biz de bunu pekala yapabiliriz. Başkan diyelim ki sol cenahtan kendine yakın gördüğü birini başkan yardımcısı ilan ediyor. Tabi önceden söyler başkan yardımcısı yapacağım bu adamı diyor. Halk arasındaki koalisyonu başta kurmak için veya işte başkan kuzeydense güneyden birini alır. Belki burada çok geçerli olan bir şey değil ama bakanlardan bir kaç tanesini başka partiden alır. Sol gelmişse, sağ partiden bir kaç bakan alır. Önceden der ki 3 bakan soldan alacağım sağdan alacağım dolayısıyla fevkalade ılımlı kucaklayıcı bir model.
 
"BAŞKANLIK SİSTEMİNDE SEÇİM BARAJI SIFIRA İNECEK"
 
Son bir not daha... Başkanlık sisteminde seçim barajı da asla yok... 
 
Burhan Kuzu: Buradan da söylüyorum küçük partilere seçim barajı diye bir şey yok seçim barajı neden konuyor seçim barajı bir hükümet çıksın diye konuyor. Burada zaten hükümet başkan tarafından dışarıdan atandığı için istikrar sorunu zaten yok öyle bir problem yok. Dolayısıyla istikrar sorunu olmayınca barajı düşürmenin ya da kaldırmanın bir anlamı yok. Denebilir ki belki çok parçalı olmasın parlamento diye yüzde 2 dersin, 2 buçuk dersin çok sembolik olabilir yani ama zorunlu değil.

 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abdullah 1 yıl önce

masa başı haber yapmak ne kadar kolay değil mi? zaten bu yüzden kaybetmedik mi? terörü bitirmekten bahsedenlere bölge insanı olarak acı bir tebessüm etmekten başka yapacağım bir şey yok... insanların kendilerini bu kadar hayal dünyasına kaptırmasına anlam veremiyorum... çok basit bir örnek; kemalist mantık 80 yıldır müslümanlara her türlü baskıyı yaptı bitirdi mi hayır... 40 yıldır terörle mücadele oldu bitti mi? hayır... baskı ile terör bitmez...