Cumhurbaşkanı  Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanımıza sordum!
Erdoğan'dan 'Diyanet Başkanı' açıklaması

"NEDİR BUNU FİYATI DİYE SORDUM"
 
Çok enteresan ne diyorlar? O Mercedes bunların yapacağı işlerin kaynağıymış. Bir de bedel koyuyorlar. Neymiş, değeri 1 milyon. Eski rakamla 1 trilyon. Böyle bir şey yok. Dün Arnavutluk ziyaretimde, Diyanet işleri başkanımıza “nedir bunun fiyatı” dedim. Söyledi “330 bin lira.” Şimdi bu iftirayı  atanların çoğunun altında Mercedes var. Bizim koskoca Diyanet İşleri Başkanlığı’mızda makama tahsisli bir araç olmasından daha doğal ne olabilir.
 
Dikkat ederseniz ben de Türkiye’yi dolaşıyor, toplu açılış vesilesiyle milletimle buluşuyorum. Yarın da Kırıkkale’de olacağım, cumartesi günü İstanbul’da, Pazar günü kayseri’de olacağım. Dolaşıyoruz. Yeni Türkiye vizyonunu, başkanlık sistemi teklifimi anlatıyor ve bunun için destek istiyorum. Herhangi bir parti ismi zikretmeden, seçimden sonra bu vizyonu hayata geçirmek üzere diyorum ki 400 milletvekili istiyorum. Kime istiyorum? Bu vizyonu kim hayata geçirecekse onu istiyorum.
 
"CUMHURBAŞKANININ ÖNÜNÜ KESEMEZSİNİZ"
 
Durmadan muhalefetteki partiler YSK’ya müracaat ediyorlar. Ne diyorlar? Bu cumhurbaşkanı meydanlara çıkmasın diyorlar. Hele hele terör örgütü desteği olan parti var ya iki defa başvurdu, iki defa ret cevabı aldı. Yahu okuyun anayasayı. Cumhurbaşkanının önünü kesemezsiniz. Çıkar meydanlarda konuşsun. Yeter ki meydanlarda konuşulacak insan bulsun. Ben şu anda milletimle beraberim. Arnavutlukta dostlarla soydaşlarla beraberim.
 
YASSIADA PROJESİ
 
Bugün 14 Mayıs, anlamlı bir gün. Ve Yaslıada’yı bundan önceki seçimlerde ben şöyle müjdelemiştim. Bu adayı özgürlük ve demokrasi adası yapacağız demiştim. Bu iki adanın projesini yaptırmıştım. O zaman MKYK üyesi hanım kardeşimiz Çiğdem Hanım bu projeyi ekibiyle yapmıştı. Bugün de sayın başbakanımız ve tüm aile kalanlarıyla, bunun yanında bakan milletvekili arkadaşlarımızla bugün temeli attılar. Böylece kendilerine teşekkür ediyorum. Çünkü bu proje ulusal bir proje olmayacak, uluslararası bir proje olacak. Bu proje demokrasi nedir, özgürlük nedir, bunun haykırıldığı bir zeminin oluştuğu projedir.
 
"ONLAR 12 EYLÜL MİRASINA SAHİP ÇIKTI"
 
Yeni anayasayı da bizzat milletimin yapmasını istiyorum. 2010 referandumunda, geçtiğimiz yıl cumhurbaşkanlığı seçiminde bize karşı bir araya gelen 14 siyasi parti vardı. Bugün bizi eleştirenlerin tümü bir araya gelmişlerdir. Biz 12 Eylül'ün kalıntılarını silmek için uğraşırken, onlar ısrarla 12 Eylül mirasına sahip çıktı.
 
“12 EYLÜL'Ü YAPANIN CENAZESİNE GELMEMİŞLERDİ”
 
12 Eylül darbesini yapan şahıs geçtiğimiz günlerde öldü. Cenazesinde gözlerimiz 2010 yılında darbecilerin mirasına sahip çıkanları aradı. Ama göremedik. Mesele 12 Eylül'ün izini silmeye gelince karşımızda saf tutanlar, 12 Eylül'ü yapanın cenazesine gelmemişlerdi. 12 Eylül zindanlarına en ağır işkenceleri görenleri temsil ettikleri iddiasında olanlar 2010’da demokrasinin değil darbecilerin yolundan gitmeyi tercih etmişlerdir.
 
“PARALEL YAPININ PENSİLVANYA’DA BİR ELE BAŞI VAR”
 
Çünkü bunların kendileri 12 Eylül darbesinin mamulü. Paralel yapının Pensilvanya’da bir ele başı var. Bu ele başı ne diyor? Saidi Nursi Kürt olduğu için gidip ziyaret etmedim diyor. Kürt kardeşlerime olan kinini bu derece açıkça ifade ediyor. Bunlar ne yaptılar? Biz paralel yapıyla tüm gücümüyle mücadele ederken, Diyarbakır büyükşehir belediyesinin arka kapılarıyla bu yapıyla işbirliği anlaşması yaptılar.
 
Benimle uğraşıyorlar, ya benimle ne işiniz var? Ben yeni anayasa diyorum. Ben başkanlık sistemi diyorum. siz mevcut durumdan memnun olabilirsiniz. Ama istikrarı garanti altına almak için Türkiye’nin yeni sisteme ihtiyacı olduğundan bihabersiniz. 5 tane koyun verin bunlara kaybedip gelirler. İşte muhalefet partilerinden bir tanesi, biliyorsunuz MHP. İktidarda değil miydi? Üç buçuk yıl kaldı ya bırakıp kaçtılar. Erken seçime gittiler. Aynı şekilde ana muhalefetin yavrusu olan parti o da iktidar ortağıydı. Koalisyonu bozdular erken seçime gittiler.
 
Bizim hizmet anlayışımızda başka güzellikler var. Kızlarımın söylediği şey var ya “biz dedemiz Fatih’ten ders aldık. O gemileri karadan yürüttü, biz de denizin altından metroyu yürüttük” Ey HDP sen kimsin ki ya? Biz müsaade ettik ve gittiler. Çünkü Kobani’de DEAŞ’a gerekli dersin verilmesi gerekiyordu. DEAŞ da Türkiye’yi suçluyor, bölücü örgüt de Türkiye’yi suçluyor. Biz çözüm süreciyle anaların gözyaşını kurutmaya çalışıyoruz. Evlatları dağa kaçırılan Kürt anaları nasıl ağlattıklarını biliyorsunuz değil mi? Kaçıranlar kim? Söylememe gerek var mı? Bunlara gerekli dersi vermek gerekiyor.
 
Lütfen, oyunuzu verirken sadece bir etnik düşünceyle vermeyin ve ben benim kürt kardeşlerimin temsilcisi olarak bunları kabul etmiyorum. Biz Şırnak’ta havalimanını bunların engellemelerine rağmen yaptık. Şimdi Kürtleri biz mi seviyoruz, onlar mı seviyor? Bütün bunlar ortada. Diyorlar ki çözüm süreci biz Meclis’te yokken başladı. Evet, bu süreç sizin için de başlamadı. Bu bizim milletimiz için başlattığımız bir süreçtir. Ben başlattım. İnşallah bunlar olsa da olmasa da milletimizle birlikte bu süreci nihayete erdireceğiz.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol