Devlet SELAM'ı aldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'paralel yapılanmanın emniyet ayağına' yönelik yürüttüğü soruşturma dün gece operasyona dönüştü. Gece saat 01:50 sularında 22 ilde eşzamanlı yapılan operasyonla hakkında yakalama kararı çıkarılan 115 polisin peşine düşen ekipler, sabaha kadar baskınlar gerçekleştirdi. Yakalanan 101 şüpheli arasında bir dönem Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk, KCK gibi operasyonları yürüten polis şefleri de bulunuyor. 7 Şubat MİT krizi sırasında görevde bulunan İstihbarat ve TEM Müdürleri de gözaltında. Emniyete yönelik operasyonun iki ayağı bulunuyor. İlk dalga operasyon gece saat 01:50'de başladı. 3 bine yakın kişinin telefonun dinlendiği uydurma 'Selam Örgütü' soruşturmasını yürüten polislere yönelik yürütülen bu operasyonda 76 emniyet görevlisi hakkında gözaltı kararı verildi. Baskınlar, Selam dosyası şüphelisi 251 kişi hakkında verilen takipsizlik kararının hemen arkasından geldi.
 
76'SI 'CASUSLUK'TAN
 
Gece başlayan operasyonda şüpheli polislerin, Selam soruşturmasını bahane ederek Türkiye'yi 'teröre yardım eden ülke' gibi göstermeyi hedeflediği, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bakanlar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın telefonlarını kod isimlerle dinlediği belirtildi. İlk dalga operasyonda şüpheli polislere yöneltilen en ciddi suçlamanın 'casusluk' olması ise dikkat çekiyor. Bir diğer suç isnadı da 'devletin güvenliğine ilişkin bilgileri ele geçirmek.' Eylemlerin terör faaliyeti olarak nitelendirilmesi nedeniyle ilk dalga operasyonu İstanbul Terörle Mücadele Şube ekipleri gerçekleştirdi.
 
39'U 'DİNLEME'DEN
 
İkinci dalga operasyon ise sabah saat 06.00 sularında başladı. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin görev aldığı bu operasyonlar 16 ilde yapıldı. Şüphelilere 'suç uydurma, yasadışı dinleme' gibi suçlar yöneltildi. Emniyet Genel Müdürlüğü müfettişleri, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde çok sayıda yasadışı dinleme yapıldığına yönelik ihbarların kendilerine ulaşmasının ardından bu büroya yönelik bir inceleme başlatmış, yapılan araştırmada 250'ye yakın gazeteci, milletvekili, bürokrat ve hakimin herhangi bir örgüt üyesi olmadan uydurma suçlamalarla dinlendiği ortaya çıkmıştı. İdari soruşturmanın ardından konu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirildi. Gizli yürütülen adli soruşturma kapsamında 21 Temmuz günü 39 istihbaratçı hakkında yakalama kararı verildi.
 
BASKIN ERKENE ÇEKİLDİ
 
Operasyonun koordinesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Orhan Kapıcı bulunuyor. Savcılar İrfan Fidan ve Okan Özsoy ise fiili olarak operasyonu yönetiyor. Yeni Şafak'ın adli kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre operasyon günü önce 31 Temmuz olarak belirlenmişti. İddiaya göre İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan yerleşkesinde görev yapan Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü'nde görevli bir polis, operasyon gününü örgüte sızdırdı. Bu nedenle erkene çekilen operasyon kapsamında, bilgi sızdırdığı iddia edilen polis de gözaltına alındı.
 
Casusluk ve yasadışı dinleme soruşturmaları kapsamında aralarında İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır, Van, Antalya ve Kocaeli'nin de bulunduğu 22 ilde eşzamanlı başlatılan baskınlar önceki geceden dün akşam saatlerine dek sürdü.
 
Hayati şov
 
İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcılığı ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü gibi görevlerin ardından 7 Şubat krizi sonrası MİT'e 'Koordinatör Emniyet Müdürü' olarak atanan Hayati Başdağ, gözaltına alındıktan sonra adeta şov yaptı. Hastaneye getirilişinde 'Açıklama yapmaya yetkili değilim' diyen Başdağ, hem girişte hem de çıkışta kelepçeli ellerini havaya kaldırarak gazetecilere gösterdi. Başdağ, kanunlara aykırı hiçbir eylemi olmadığını iddia etti.
 
Yurtdışına ret
 
Başbakan Erdoğan'ın çalışma ofisine 'böcek' tabir edilen dinleme cihazı konulmasıyla ilgili yürütülen soruşturmanın 5 şüphelisi hakkındaki adli kontrol kapsamında yurtdışına çıkış yasağı ve hafta iki gün karakola imza verme şartlarının kaldırılması talebiyle yapılan başvuru bir kez daha reddedildi. Şüphelilerden Ali Özdoğan, Sedat Zavar, Ahmet Türer, Enes Çiğci ve İlker Usta adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
 
Villasında basıldı
 
İsmi Hrant Dink suikastındaki ihmal iddialarıyla gündeme gelen ve bir dönem Ergenekon soruşturmasında da çeşitli operasyonlara imza atan Ali Fuat Yılmazer, Sarıyer'de Uskumruköy'deki lüks villasında gözaltına alındı. Geçmişte İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü, İstanbul İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulunan Yılmazer'in, 17 Aralık darbe girişimi sonrası geçici olarak görevlendirildiği Tunceli'ye gitmemek için aldığı sahte sağlık raporu aldığını Yeni Şafak ortaya çıkarmıştı.
 
17 Aralık'ın beyniydi
 
Paralel şebekenin hükümete yönelik darbe girişiminde bulunduğu 17 Aralık'ta İstanbul Mali Şube Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Kazım Aksoy da gözaltına alınan isimlerden. 17 Aralık sonrası meslekten ihraç edilen Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı'nın yardımcılığını yapan Aksoy hakkında çok sayıda soruşturma açıldı. Daha önce TEM Şube'de görev yapan Aksoy'un gözaltına alınma nedeninin, uydurma Selam Örgütü kapsamında casusluk olduğu ileri sürülüyor.
 
Kaçıranlar da listede
 
Şüpheli polislere yönelik suçlamalardan biri 'bilişim sistemlerini bozma, engelleme ve verileri yok etme.' 17 Aralık darbe girişimin ardından emniyette paralel yapılanmaya yönelik kapsamlı bir tasfiye başlatılmıştı. Bu süreçte paralel yapıya yakın olduğu ileri sürülen polislerin soruşturma dosyalarını da harici belleklere yükleyerek şube dışına çıkarmıştı. Aynı polisler bilgisayarlara format atarak harddiskleri tahrip etmişti. Bu işlemi uygulayan polisler de emniyete yönelik operasyonda gözaltına alındı.
 
DİĞER İSİMLER
 
Gözaltına alınan diğer isimlerden tespit edilebilenler ise şöyle: Serdar Güldalı, Mehmet Yılmaz, Mesut Yılmaz, İsmail Arslan, Muhammet Ali Iklı, Kadri Cemal Yiğit, Hikmet Kopar, İlhan Polat, Muhammet İkbal Kayaduman, Abdulhalim Sönmez, Hüseyin Nohut, Muhammet Fatih Tezcan, Ali Kavlak, Hasan Hüseyin Danacı, Harun Aydın, Selahattin Ergin, Şeref Bolat, Fatih Kıncır, Mehmet Dilaver, Hasan Emecan.
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıkladı: Özetle casusluk
 
Emniyete yönelik gerçekleştirilen operasyonla ilgili açıklama yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 'sözde' Tevhid-i Selam Örgütü soruşturması kapsamında Başbakan Erdoğan, bakanlar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın telefonunu 'kod isimlerle' dinleyen ve 'gerçekte amaçlarının casusluk olduğu belirlenen' 76 Emniyetçi hakkında yakalama kararı alındığını açıkladı. Başsavcılık açıklamasında şu ifadeler yeraldı: 'Ortada terör örgütü kurulduğu yönünde delil olmadığı halde bir kurgu oluşturularak 2010 yılında soruşturmaya başlandığı, yaklaşık 3 yıl süreyle 251 hedef kişi toplamda 2280 kişinin dinlendiği özetle casusluk yapıldığının tespit edilmesi üzerine 21.7.2014 tarihli talimatımızla sözkonusu Selam-Tevhid adlı örgüt adıyla soruşturma yapan, gerçekte amaçlarının casusluk olduğu belirlenen 76 emniyet görevlisi hakkında gözaltı talimatı verildi.' Bu polislere yöneltilen suçlamalar arasında, 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etmek', 'suç için anlaşma', 'görevi kötüye kullanma', 'bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme', 'resmi belgede sahtecilik' ile 'haberleşmenin gizliliğini ihlal' de yer aldı.
 
250'LİK LİSTEDEN 312. MADDE'YE
 
Casusluk soruşturması dışındaki diğer dosyanın ise 'yasadışı dinleme' ile ilgili olduğunu belirten Başsavcılık, aralarında milletvekili, hakim, basın mensubu ve üst düzey bürokratların da bulunduğu 250 kişinin bazı emniyet mensuplarınca 'tamamen özel amaçlı olarak' dinlenildiğini kaydetti. Bu işlemin 'devletin güvenliğiyle ilgili olmadığının' altını çizen Başsavcılık, bu soruşturma kapsamında da 39 şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunduğunu bildirdi. Bu dosyada aralarında Ali Fuat Yılmazer'in de bulunduğu polis müdürleri, TCK'nın 312. maddesi uyarınca 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek' iddiasıyla suçlanıyor.
 
Kumpas çöktü
 
Başbakan Erdoğan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da dahil binlerce ismin dinlendiği Selam soruşturmasına takipsizlik kararı verildi. Takipsizlik kararını yazan İstanbul Cumhuriyet Savcısı İrfan Fidan, kararın gerekçesinde soruşturmanın İran bağlantılı Selam örgütü adıyla başlatıldığı, ancak teknik takip talep kararlarının 'El Kaide terör örgütü' adına düzenlendiğini ifade ederek bu durumun 'çelişkili ve tutarsız' olduğunu belirtti. Sözkonusu uydurma örgüt kullanılarak usûlsüz şekilde dinlenen 2 binin üzerinde kişi arasında Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, gazeteciler Fehmi Taştekin, Hüsnü Mahalli, Kemal Öztürk, Nasuhi Güngör, İHH Başkanı Bülent Yıldırım, Başbakan danışmanı Mustafa Varank gibi isimler yeralmıştı. Şüpheli listesinde kurumlar da yer bulmuş, AKABE Vakfı, Ankara Muhammediye Cami, El Mustafa Medresesi, Haliç Kongre Merkezi gibi binalar da dinlenmişti.
 
Şebeke onları da dinledi
 
Selam soruşturmasına ait 106 klasörün 17 Aralık operasyonun yapıldığı gün savcılığa teslim edildiğini belirten savcılık, dosya kapsamında dinlenen 90 kişi arasında Başbakan Erdoğan'ın da bulunduğunu bildirdi. Takipsizlik kararında 'Türkiye Başbakanı'nın, Filistin Devlet Başkanı ve Somali Cumhurbaşkanı ile yaptığı, devletin güvenliği bakımından gizli kalması gereken telefon görüşmelerinin dinlenerek kayıt altına alındığı tespit edilmiştir' denildi.
 
Direnen müdür!
 
İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Ömer Köse, bir dönem görev yaptığı şubenin polisleri tarafından gözaltına alındı. Ömer Köse kelepçesiz olarak Haseki Hastanesi'ne götürülürken, sağlık kontrollerinin ardından kelepçeli olarak polis arabasına bindirildi. Köse'ye kelepçe takılmasının nedeninin, hastanede polise mukavemet göstermesi olduğu iddia edildi.
 
Fidan'a kelepçe takacaktı
 
Yakalanan polis müdürleri arasında İstanbul Emniyeti eski Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün de bulunuyor. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'la birlikte 5 Teşkilat mensubunun gözaltına alınmak istendiği 7 Şubat 2012'de TEM'de görev yapan Atayün'ün, 'Fidan'a kelepçe takacağım' dediği iddia edilmişti. Sağlık kontrolü için Haseki Hastanesi'ne getirilen Atayün'ün ellerinin arkadan kelepçelendiği görüldü. Atayün, 'Kendim teslim oldum. Arkadan kelepçelediler. Tamamen siyasi' sözleriyle serzenişte bulundu.
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Anahtar Kelimeler:
devlet selam ı aldı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.