Diyanet'i kaldırmak isteyen Bukalemun Zerdüşt'e sert cevap!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Mersin'de konuştu.
 
Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları: 
 
- Ben Kürt kardeşlerime sesleniyorum sizi bu faşist Kürtlerin elinden diğer Kürtleri kurtarmaya geliyoruz. Onlara hizmeti veren biziz. Çünkü biz 78 milyonuyla yaratılanı yaratandan ötürü sevdik şimdide çıkmışlar evleri işaretliyorlar. Biz bu işaretleme işini tarihten hatırlıyoruz. Ey benim Kürt kardeşlerim açıkça söylüyorum bu seçimde bölücü örgüt ve partiye karşı güçlü bir duruş ortaya koymazsanız inanın bunlar size hayatı dar eder.
 
''KAN DÖKENLERİN DEĞİL MİLLETİMİZİN YANINDA YER ALDIK''
 
- Biz zulmün baskının kan dökenlerin yanında değil hep milletimizin yanında yer aldık. Milletimizin yanında yer almaya devam edeceğiz. Devlet zulmünden kurtardığımız kardeşlerimizi örgüt zulmüne teslim etmeyeceğiz. Bu örgütün misyonu Kürt kardeşlerime hizmet etmek değil tam tersine yeni bir vesayetin karanlığına sürüklemektir.
 
"BUNA İZİN VERMEYİZ"
 
Bu ülkede bir dönem tek parti eli ile makbul Türk üretmeye çalıştılar tüm değerlerinden koparılmış bir dünya yurttaşı modeliydi milletimiz Menderes, Özal ve bize verdiği destekle bozdu. Peki makbul Kürt nedir Diyaneti kaldırmak isteyen Kuran kurslarına karşı ve bütün bunların yanında her türlü sapkınlığın yanında duran bir Kürttür. Biz buna izin vermeyeceğiz. Mersin pazar günü bu oyunu bozuyor mu?
 
"KILIÇDAROĞLU'NA HODRİ MEYDAN DEDİM"
 
Şimdi Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki klozet ile uğraşmaya başladı bunlarda seviye yok TRT canlı yayınında hodri meydan dedim eğer samimiysen gel gezdirelim. Gelemedi ben orayı kast etmedim dedi o zaman nereyi kast ettin. Dedim ki eğer öyle bir şey varsa ben cumhurbaşkanlığını bırakacağım eğer yoksa CHP'nin başından git iki hayrı birden yapalım. Zaten bu kasetle gelmiş bir başkan değil mi? Bizim kırk yıllık siyasi hayatımızda asla böyle bir şey yok.
 
"AVUCUNU YALARSIN..."
 
New York Times' diye bir gazete var, bu kimin nerede olduğunun göstermesi bakımından çok önemli. Şimdi gözü bize dikmişler, ya her yerin gazete olsa, her yerinden kin kussan avucunu yalarsın. 2011'de CHP'ye destek veren The Economist, bu dergi de bu defa bölücü örgütün güdümündeki partiye oy verme çağrısı yapıyor. Aynı şekilde The Guardian Gazetesi de 'Türkiye'de Anayasa değişsin ama bunu Erdoğan yapmasın' diyor. Yani Türkiye'de Anayasa'yı milletin değil bugüne kadar olduğu gibi yine vesayetin yapmasını istiyor.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol