Erdoğan: 'Bize kimse gündem dayatamaz'
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
 
-Konuşmamın hemen başında dün Hakka uğurladığımız Ayşe Şasa'ya allah'tan rahmet diliyorum. 
 
- Vefat etmeden hemen önce verdiği bir röportajında, 'kökleriyle barışamayan toplumlar kalıcı işler yapamaz' demişti. Hakikaten de böyle bir sanatçımızdı.
 
- Bölgemizde çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Türkiye, dolaylı olarak bu olaylardan etkileniyor. En son Irak'ın Musul kentine IŞİD tarafından bir saldırı düzenlendi. Irak kuvvetleri bölgeyi terk ettiği için, konsolosluk çalışanlarımız can güvenliğini düşünerek çatışmaya girmedi. 
 
- Dışişleri Bakanlığı'nda bir kriz masası oluşturuldu, gelişmeler an be an takip ediyor. Bu kriz masası Irak'lı bakanlarla da görüşülüyor.
 
- Elçilikler, bütün personeliyle birlikte bulundukları ülkelerin teminatı altındadır. Her ülke kendi topraklarında faaliyet gösteren diplomatların can ve mal güvenliğini sağlamakla mükelleftir. Irak'ta merkezi hükümet bunu başaramamıştır. Musul'da rehine olarak tutulan vatandaşlarımız sağ salim Türkiye'ye dönecektir. Bunu temin etmek için ne gerekiyorsa yapılıyor, son derece hassas ve yoğun bir şekilde çalışmaları sürdürüyoruz. En son ABD'nın Libya'da ki büyükelçisi, feci şekilde katledildi. İnşallah bizim Irak'taki vatandaşlarımızda sağ salim dönecektir. 
 
-Bundan 100 yıl önce 1914 yılında birinci dünya savaşı başladı. Bölgenin sakin huzurlu dönemi sona erdi. Osmanlı devletinin büyük başarıyla idare ettiği topraklar, cetvelle çizilen sınırlarla birbirinden ayrıldı. 
 
- CHP Genel müdürü çıkıp Ortadoğu'ya 'bataklık' diyor. Bu, tarih ve kültür bilmemektir. Aklı ve vicdanı olan hiçkimse bu bölgeye 'bataklık' demez. 
 
- Bölgenin hassasiyetlerini bilmeyenler ya da bilseler bile bunu kullanmak isteyenler, bu bölgeden petrolü alıp yerine gözyaşı bıraktılar.
 
- Gençlerimize defalarca kitap tavsiyesinde bulundum. I. Dünya Savaşı'nın yüzüncü yılında gençlerimiz Zeytindağı'nı, Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası'nı ve Safahat'ı mutlaka okusunlar. 
 
-Falih Rıfkı Atay,  Zeytindağı isimli eserin ön sözünde, “Bizden Belgrad’ı aldıkları zaman düşman delegeleri Niş kasabasını istemişlerdi. Osmanlı delegesi ayağa kalkarak, “ne hacet bari İstanbul’u da size verelim” demişti.” ecdadımız için Niş bu kadar yakındı İstanbul'a, Ankara'ya...
 
- Bataklık denilen o coğrafyaya dünyanın her yerinden geldiler, yatırım yaptılar,  fakat bizim hükümetlerimiz bu bölgeyi ihmal etti. 
 
- Bırakın o coğrafyayı, kendi bölgelerimize de bataklık dediler. Varsa yoksa Akdeniz, Ege dediler. 
 
- Ecdad, bölgedeki bütün meselelere yukarıdan bakmış. Gereken önemi bu bölgeye göstermiştir. 
 
- Kerbela'da alınması gereken en önemli dersi alan toplum Türkler olmuştur. Kerbela'da yaşanan acı hadiseyi, asırlar boyu çoğaltanlardan, orada akan kana yeni canlar ekleyenlerden asla olmadık. Biz, mezhebimiz ne olursa olsun 'lailehe ilallah' diyenleri aynı gördük ve kardeşlerimizi bağrımıza bastık
 
- Bizde Ali'de var, Hasan'da var, Hüseyin'de var. 
 
- Bu coğrafyada yaşayan herkes elini vicdanına koysun baksın, canlı bomba olup bu bombayı camide patlatmak hangi mezhepte, semavi dinde olabilir. Canlı bomba olanda kelime-i şahadet getiriyor, camide ölende kelime-i şahadet getiriyor. Aman yarabbi… Bu ne menem iştir? Bundan daha acı bir manzara olabilir mi? Biz böyle bir yanlışın içinde asla olmadık. 
 
- Filistin'i savunurken bunlar şii, sünni diye değil, mazlum diye elimizi uzattık. Mynmar'da, Afganistan'da Sri Lanka'da elimizi uzatırken hristiyan, müslüman demedik. 
 
- İran'ın uluslararsı sorunlarını ele alırken mezhebe değil, komşu hakkını gözettik. İran yalnız kalırken bu niyetle elimizi uzattık. 
 
- Irak'a yaptığımız son ziyarette bütün taraflarla aynı gönül diliyle konuşmaya çalıştık. Suriye ilişkiler kurmaya çalışırkende bunu yaptık. Hep, hakkı ve sabrı tavsiye ettik. 
 
- Kafasını kuma gömen ülke büyük ülke olamaz. İddia sahibi bir ülke olamaz. Irak- Suriye meselesinde olayları mezhep zaviyesinden değil, hak ve adalet zaviyesinden baktık, bakıyoruz.
 
- Musul'da meydana gelen alıkoyma meselesinden sonra CHP'nin vurdumduymaz tavrı artık sınırı aşmıştır.
 
-Türkiye Cumhuriyeti on yıllar boyunca doğuya ve güneye sırtını döndü. Yurtta sulh cihanda sulh sözü doğru anlaşılmadı. Setler çekildi, mayınlar döşendi. Bunun aynısını bizler de yapabilirdik. Mısır’da Irak’ta Suriye’de susabilirdik. Onların acısını hissetmeyebilirdik. Ama şurası son derece önemli. Gözünüzü kapatsanız da kulağınızı kapatsanız da komşuda yangın varken siz evinizde huzur ve emniyet içinde olamazsınız.
 
- Biz CHP müdürünün hem Türkiye'de hem de Ortadoğu meselesinde takındığı tavrı çok iyi biliyoruz.
 
- CHP hem genel müdürünün söylemi hem de yandaş medyasının haberleriyle oradaki vatandaşlarımızın hayatını tehlikeye atıyor. Bu kabul edilemez. Pensilvanya hala bunların eline yalan yanlış bilgi veriyor, CHP hala taşeronluğunu yapıyor. 
 
- CHP kurulduğu günden bu yana en sefil dönemini yaşıyor. 
 
- Dış politikada mezheplerin esiri haline gelmiştir. İç politikada terör örgütlerinin esiri haline gelmiştir.  Siyaset üretmekte Pensilvanya'nın esiri haline gelmiştir. 
 
- Biz MHP'ye 'yavru muhalefet' diyorduk, artık onu bile hak etmiyor. MHP, CHP ve Pensivanya'nın vagonu haline gelmiştir. 
 
- Bu CHP sokak olaylarında bayrak yakanların yanında yer almadı mı? Bunlar televizyonlarda görüldü, görülüyor. 
 
- Biz hep sağduyunun ve hakkın sesi olduk, bundan sonrada böyle olacağız. Mısır'daki ateşi Türkiye'ye taşımak istediler, izin vermedik. Suriye ateşini taşımak istediler, izin vermedik. Şimdi de Irak ateşini Türkiye'ye taşımak istiyorlar fakat buna izin vermeyeceğiz. 
 
- Türkiye'yi bir istikrar ve güven ülkesi oldu.
 
- Hep söyledim, söylüyorum, bize kimse gündem dayatamaz. Biz gündemimizi halka sunduk, halkımız onayladı. Biz bu onay sonrasında 2023'e yürüyoruz. 
 
- Ben bir kez daha meclis çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum...
 
 
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.