Erdoğan: 'Bu bir veda değildir'

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:



 - Bu davayı, bu hareketi bugünlere eriştiren Rabbime sonsuz hamd olsun. Bu davanın bayraktarlığını, sancaktarlığını, hizmetkarlığını yapmış ahirete intikal etmiş her bir kardeşime Rabbim rahmet eylesin. 



- Çıktığımız bu kutlu yolculuktaRabbim ayaklarımızı doğruluk üzere sabit kılsın. Ya Rab sen ki kullarının hareketlerini takdir ettin senin iznin olmadıkça hiçbir şey hareket etmez. Bizim hareketlerimizi doğruluk üzere kıl.

 

-Ya Rab bizim göğsümüzü genişlet. Hayır işlerimizi kolaylaştır. Bugün sana ve senin yarattıklarına yani halka hizmet için bir güzel yolculuğahazırlanıyoruz.

 

-Bizi kibirden muhafaza eyle ya Rabbi. Bizi hasetten muhafaza et ya Rab. Bizi haksızlıktan adaletsizlikten zulümden beri eyle ya Rab. Bizi ailemizi ve bütün yol arkadaşlarımızı yolların tuzaklarından koru Allahım.

 

-Selçuklu Sultanı Alparslan gibi kefenimizi giyerek mücadeleye soyunduk. Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubi gibi zaferin kılıç ve atlarda değil Allah katında olduğuna inandık. Endülüs fatihi Tarık bin Ziyad gibi arkamızda gemileri yakarak yola çıktık. Sen ki herşeye gücü yetensin bu mübarek günde dileğimiz odur ki bu milleti bir kez daha zaferle müjdele ya Rab..

 

- İstanbul'un fakir mahallelerinden birindeydik. Ufak bir kız çocuğu geldi. Elime bir şeyler tutuşturdu, bunları annem gönderdi dedi. Seçildikten sonra bizi unutmasın dedi. Elime iki tane bilezik tutuşturdu. Ben daha ne olduğunu anlayamadan, kendi kolundaki bileziği de çıkardı elime tutuşturdu. 





- Ben aradan 20 yıl aradan sonra bile o çocuğun gözlerindeki umudu unutamadım. Büyükşehir Belediyesi'nde o bilezikler hep karşımdaydı.  Pınarhisar'da, Siirt'te karşımda o gözler vardı. Attığım her imzada karşımda o gözler vardı. 





- Ne o çocuğu ne de o çocuğun gözlerindeki mesajı unutmadım. Annesi,'seçildikten sonra bizi unutmasın' demişti ya, biz siyaseti onlar için yaptık 



- Biz, 'seçildikten sonra bizi unutmasın' diyen tüm unutulmuşlar, tüm terkedilmişler, kimliği, kültürü, hakları, özgürlükleri tüm elinden alınmışlar için siyaset yaptık. Yoksul olduğu için insan yerine konulmayan adam gibi adamlar için siyaset yaptık.



-Gurbette unutulan vatandaşlar için, Ortadoğu'da mağdurlar için siyaset yaptık. Biz siyaseti ikbal için yapmadık. Biz siyaseti Allah için yaptık. Millet için, vatan için bayrak için, istiklalimiz ve istikbalimiz için yaptık. 



- Kardeşlerim daha ilk gençlik yıllarımızdan itibaren bizi anlamayanların ve anlamak istemeyenlerin tahkir edici sıfatlarıyla bizi denklemin dışında tutmak istediler.



-Onlar itelediler, onlar tahkir ettiler, dışladılar, biz daha da azmettik. Her darbeyle daha da güçlendik. Tüzüklerle, manşetlerle çarpışarak, darbelere göğüs gererek büyüdük. Kriterimiz her zaman Hakk oldu. Kimin ne dediğine değil, Hakk'ın ne dediğine, adaletin ne dediğine, milletin ne söylediğine baktık



- İmam hatipte okuyoruz diye bizi tahkir etmek istediler. Sizden ancak ölü yıkayıcı olur dediler. Allahın selamını veriyoruz diye mürteci dediler. Namaz kılıyoruz diye gerici dediler. Bu milletin içinden geliyoruz diye, evine ayakkabısını çıkararak girenlere, sofrada diz kıranları farklı gördüler ve gerici dediler.



- Bu toprakların değerlerini savunuyoruz diye bize farklı gözle baktılar. İnancı için başını örten kızlarımıza hayatı dar ettiler. Mücadelemiz güçlendikçe saldırı ve hakaretlerini daha da arttırdılar. Kimi zaman partimizi kapattılar. Şiir okuduk diye hapsettiler. Muhtar bile olamaz diye manşetler attılar.



-Başbakan olamaz Cumhurbaşkanı seçilemez diye bize devlet nazarında insan olmayı bile yakıştıramadılar. Bugün nasılsa Mısır'da demokrasiyi bir hak olarak görmüyorlarsa on yıllarca bize de demokrasiyi hak olarak görmediler.

-Biz başkalarının bize ne dediğine nasıl tarif ettiğine bakmayız. Biz başkalarının kaplarında ve kalıplarında eriyenlerden olmadık. Onların istediği gibi standart vatandaşlar olmanın derdine düşmedik.



- Diklenmeden dik durduk ağırbaşlı olduk sabrettik. Allah'ın yardımı ne zaman diye soruların sorulduğu dönemlerden sabredin Allah'ın yardımı yakındır diyenlerden ve buna gönülden inananlardan olduk.



-Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer olduğuna inandık. Onlar dışladılar biz daha azimlendik her darbeyle daha da güçlendik. Tüzüklerle manşetlerle çarpışarak darbelere göğüs gerdik.



- Kimin ne dediğine değil hakkın ne dediğine adaletin ne dediğine milletin ne söylediğine baktık. işte onun için Yunus Emre'nin muhteşem dizesini yüreğimizin ve siyasetimizin en mutena yerine yazdık. Yaradılanı severim yaradandan ötürü...İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.. İnsanı yaratılmışların en şereflisi olarak gördük. Bize oy vermeyenlere de hizmet götürdük.



-Siyasete başladığımız günden itibaren yeni bir Türkiye'nin hayalini kurduk. 77 milyonun dost ve kardeş olduğu bir Türkiye hayal ettik. Üreten yatırım yapan ihraç eden 77 milyonun kazandığı bir Türkiye hayal ettik.



-Bu ülke bize oy verenler kadar vermeyenlerin de ülkesidir. Biz, Türkiye'yi onlar için de büyüttük. Bu güzel ülke bizi sevenler kadar sevmeyenlerin de ülkesidir. Bu güzel ülkede hakları, özgürlükleri, kazanımları 77 milyon için büyüttük.

- Bu yüzden de AK Parti her yerde var. Ayrımcı olmadık, reddetmedik. Asimilasyon yoluyla kimseyi kendimize benzetmeye çalışmadık. 



- Biz başı dik bir Türkiye hayal ettik. Tartaklanan, yağmalanan bir türkiye'den iddia sahibi bir Türkiye hayal ettik. Bu ülkenin gençlerine özgüven aşıladık, bu ülkenin çocuklarına aydınlık bir gelecek umudu aşıladık. Bu aziz millete hayal gibi görünen seviyelerin ulaşılabilir olduğunu gösterdik. Biz bir çığır açtık, bir kapıyı araladık



-200 yıldır bizi tarihimizden koparmak istediler. Ecdadımızdan koparmak istediler. İddialarımızdan vazgeçmemizi istediler. Herkesin karşısında el pençe divan durmamızı istediler. Bir kalıba girmemizi istediler. 



- İçeride ve dışarıda O kadar ileri gittiler ki Türkiye'de gündem belirlemek, Türkiye'yi azarlamak, Türkiye'ye kibirle parmak sallamak istediler. İşte biz siyasi tarihimiz boyunca, cesaretle, korkmadan, çekinmeden 'Siz kimsiniz' sorusunu sorduk. Evet. Siz kimsiniz  İçeride ve dışarıda, siz kimsiniz  Bize tepeden bakma, bize kibirle bakma cüretini nereden buluyorsunuz  Size bu hakkı kim veriyor.



- Cumhurbaşkanının Meclis tarafından değil halkın bizzat kendisi tarafından seçilmesi basit, teknik bir değişiklik değildir. Bu sadece yöntemin değişmesi değildir. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, bir tarihin, vesayetler tarihinin bu ülkede kapatılmasıdır, bunu böyle bilelim.



- Siyasi iktidarın karşısında duracak, halkın seçtiği halktan bircumhurbaşkanı göreve gelecek, fark bu...



- Cumhurbaşkanının siyaset dışında olmasını savunmak bir defa siyaseti inkar etmektir. Şu anda eski Türkiye'nin parametreleriyle hareket eden muhalefet partileri en başta kendileri inkar ediyorlar...



-11 Kasım 1938’de yani Gazi Mustafa Kemal’in ölümünden bir gün sonra, askerler TBMM’yi kuşattılar. İsmet İnönü, askerler tarafından kuşatılmış,cumhurbaşkanı seçildi. Çok manidardır burası. 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle, Celal Bayar cumhurbaşkanı seçildi. Ancak bu ilk sivil cumhurbaşkanını 1960 yılında derderst ettiler. İdama mahkum ettiler. Yaşı büyük olduğu için idam edemediler. 



- 1961 yılında cumhurbaşkanlığı seçimlerinde enteresan bir hadise yaşandı. Ali Fuat Başgil, dönemin partilerinin telkiniyle, 4’ncü cumhurbaşkanı olmak istedi. İstanbul ve Ankara’da büyük bir kalabalık tarafından karşılanır. Adaylığı açıklayacağı sırada başbakanlığa çağırırlar. İki general, adaylıktan vazgeçmesini söyler. Eğer aday olursa Meclis açılmadan dağıtılacağını, seçimlerin iptal edileceğini, askeri idarenin devam edeceğini söylerler. 



-O gün Başgil’in yanında olanlar, kendisi için kazılan mezarın gösterildiğini de anlatıyorlar. Aday olması önlenir. Yerine 27 Mayıs darbesini yaban Cemal Gürsel aday olur ve asker üniformasıyla yemin eder. Tıpkı birilerinin seçildiği gibi ülkemizde Mısır’da şurada burada.



-İsmet İnönü, 1960 darbesini yapanlar, cumhurbaşkanlığı makamını halkın karşısına ceberut devlet olarak koydular. İşte Halk Partisi bu. TBMM’de seçilmiş vekiller olacak, başbakanlıkta o vekillerden oluşan hükümet olacak. Ama cumhurbaşkanı devleti temsil eden konum olacaktı. Türkiye’de hemen her cumhurbaşkanlığı seçimi olay oldu. Her seçim sırasında vesayet ve siyaset karşı karşıya geldi. Maalesef çok azında siyaset kazandı.



- İnsanını yaşatmayan devlet payidar olamaz. Türkiye'de 27 Mayıs müdahelesinin bir izi daha siliniyor. Türkiye vesayet zincirinin en önemli halkasından kurtuluyor. 



- Cumhurbaşkanlığına bu kardeşinizi getirirse şunu herkes bilsin devletle milleti kucaklaştıran milletin çıkarlarını gözeten milletin ve demokrasinin tarafını tutan bir Cumhurbaşkanı seçilmiş olacaktır.



-Bakınız Cumhurbaşkanı, cumhuriyeti, cumhuru ve cumhurun birliğini temsil eder. Kimse kimseyi aldatmasın. Görevi budur. Devletin bütünlüğünü sağlamak cumhurbaşkanının en büyük vazifesidir. Halkın seçtiğicumhurbaşkanı ve halkın seçtiği başbakan Türkiye’yi uçuracaktır.



- Eğer milletim takdir eder Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. cumhurbaşkanlığına bu kardeşinizi getirirse, şunu herkesin bilmesini istiyorum, devletle milleti kucaklaştıran, milletinin çıkarlarını gözeten, milletin ve demokrasinin tarafını tutan bir cumhurbaşkanı seçilmiş olacaktır.



- 10 Ağustos'ta eğer seçilirsek, herkes bilsin ki, asla bir kesimin, bir partinin değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı olacağız. Bize oy versin ya da vermesin herkesin cumhurbaşkanı olacağımdan kimsenin endişesi olmasın.



- Bugüne kadar Türkiye'ye, aziz milletimize, istiklalimize, istikbalimize yapılan her türlü saldırıya karşı dik durduk, göğüs gerdik, asla taviz vermedik. Bu mücadelenin aynı şekilde, aynı kararlılıkla, hatta daha da güçlü bir şekilde süreceğinden kimsenin bir endişesi, şüphesi olmasın. Bizim için cumhurbaşkanlığı makamına çıktığımız zaman orası bir dinlenme makamı asla olamaz, olmayacaktır. Çözüm sürecini bedeli her ne olursa olsun sürdüreceğimizi defaatle ifade ettim. Allah nasip ederse, cumhurbaşkanlığımızda da çözüm sürecinin sekteye uğramasına asla müsaade etmeyiz, edemeyiz. Türkiye'nin çözümden, barıştan ve kardeşlikten başka hiçbir seçeneği yoktur.



- Aynı şekilde paralel devlet yapısıyla mücadele, cumhurbaşkanlığımız döneminde çok daha güçlü süreceğini özellikle ifade etmek isterim. Milletin birliğinin yanında ulusal güvenliğimizi tehdit eden tüm girişimlere karşı cumhurbaşkanının birinci derece görevi vardır. Paralel devlet yapılanmasına asla müsaade vermeyeceğiz. Bu mücadeleden zerre kadar taviz vermeyeceğiz. Bu kirli yapıyı hukuk içinde tamamıyla tasfiye edeceğiz.



- Bizim büyük davamız, fani isimler, fani şahsiyetler üzerine değil, baki hakikatler üzerine inşa edilmiş, bugüne böyle gelmiştir ve böyle de gidecektir. Recep Tayyip Erdoğan olmadığında AK Parti'nin olmayacağını düşünen varsa, o bu davayı anlayamamıştır.



- Türkiye son 12 yılda hemen her alanda çok büyük mesafeler kat etti. Şu anda da bütün hayallerini tek tek gerçeğe dönüştürüyor. Devlet ve milletin el ele vermesiyle özgürlükçü bir zeminde ekonominin daha da büyümesi için gayretlerimiz hız kesmeden devam edecek. 2023 hedeflerimiz var. Bu çok daha mümkün ve yakın hale gelecek.



- Yargıya ilişkin sorunlar çok daha sağlıklı bir şekilde çözülecek. Türkiye'nin yeni bir anayasa yapması en öncelikli gündemimiz olacak. Dış politikanın barışçı ve diyalog tavrı devam edecek. Dengeleri gözeten bir Türkiye değil vicdanıyla karar veren mazlumların elinden tutan dünyanın her yerinde zulme karşı sesini yükselten bir Türkiye halkın seçtiği cumhurbaşkanıyla daha da güçlü olacak.



- 10 Ağustos yeni Türkiye yolunda en mühim bir dönüm noktası olacaktır. 100. yıl dönümü olan 2023 hedeflerini hep birlikte gerçekleştireceğiz. 2053 ve 2071 hedeflerinin zeminini de hep birlikte inşa edeceğiz.



- Siyasette uzun bir yolda hiç durmadan yolculuk yaptık. Ortaya koyduğumuz mücadele ile gençlere örnek olduk. Çünkü bu mücadeleye 60'tan sonra gelmedik. 18 yaşından beri bu mücadelenin içinde bulunan bir kardeşinizim. Gençlik benim herşeyim. Onlarla beraber bu yolda yürüdüm yürüyorum.



- Daha dinamik, ortaya dirayetini koyacak bir parlamento yapısı kimseyi rahatsız etmesin. Üç dönem kuralının AK Parti'de taviz verilmeden muhafaza edileceğini biliyor, buna yürekten inanıyorum.



- Gözümüz arkada değil ve olmayacak. Arkada güçlü bir geleneğin olduğunu biliyorum. Arkada bu davayı omuzlayacak kahramanların olduğunu biliyorum.



- Makam için siyaset yapmadık. Böyle siyaset yapanlardan da olmadık. Daha en başında ben yoktum biz vardık. Bugün de ben yokum biz varız. Bugün birbirmize veda etmiyor, ayrılmıyor, yeni bir başlangınç yapıyorsuz.

- Seçilirsek grup toplantılarında AK Parti çatısı altında bir araya gelemeyeceğiz, ama biz ezelden kardeşlin her zaman görüşeceğiz. Birbirimizden kopmayacağız. Her aşama ve kademede birlikte olacağız.  Ne ben sizlerden ayrılıyorum ne de siz benden. Bu bir Fatiha bu bir açılıştır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.