Erdoğan: 'Bu da bir nevi sosyal afet'
Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
 
Kardeş ülke Afganistan'da toprak kayması neticesinde hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyor, yakınlarına, tüm Afganistan halkına sabır ve başsağlığı temennilerimizi iletiyorum. Bilindiği gibi Afganistan'ın kuzeydoğusunda, Badahşan vilayetindeki bir köy, maalesef tamamen toprak altında kaldı. Şu ana kadar yaklaşık 300 kişinin cesedine ulaşılabildi. Vefat edenlerin sayısının çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Türk Kızılayı, bu büyük afetin ardından bölgeye ulaşan ilk uluslararası yardımkuruluşlarından biri oldu. Kızılay, tespit çalışmalarını yaptıktan sonra bölgede ihtiyaç duyulan yardımları ulaştırmak için çalışmalarına başladı. Aynı şekilde AFAD şu anda bu çalışmalarını sürdürüyor. Yine bir Türk insani yardımkuruluşu İHH da bölgeye ulaştı ve mağdurların elinden tutmaya başladı. Kızılay'a, AFAD'a, İHH'ya bölgeye ulaşan tüm yardım kuruluşlarına da bu vesileyle teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
 
Biz de yaşanan Van depreminde hemen bölgeye ulaştık. Şimdi yeni Van'ı inşa ettik. Tüm konutlarıyla beraber Van başta olmak üzere diğer ilçeleriyle yeni bir şehir inşa ettik. Aynı şekilde Bingöl'ü inşa ettik.
 
Biz eğer dertli bir devletsek eğer halkımıza sevdalıysak bunu hemen yerine getirmemiz gerekiyor. Simav'da da aynısını yaptık. Bir yıl içinde Simav'ı da inşa ettik. Halkımız şunu hissediyor devletimiz bizim yanında diyor.
 
Sadece AFAD'ı etkili ve hızlı yardım eden bir kurum haline getirdik. Artık eski Kızılay yok yeni Kızılay var. Dünyaya hızla ulaşan bir kurum haline getirdik. Birçok sivil toplum kuruluşumuz dünyanın birçok noktasında faaliyetlerini yürüterek bizim göğsümüzü kabartıyor. Büyük Türkiye vizyonumuz ile her türlü sıkıntıya karşı hazırlıklı olmalıyız. Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini aklımızdan çıkarmamalıyız.
 
Fay hattının tam üstüne yol tünel fabrika inşa etmiş bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Hükümetlerimiz döneminde, 1999 depreminden alınan dersler ışığında çok yeni düzenlemeler yaptık. İmar planlarından inşaatlara kadar her alanda deprem ve diğer afetlere uygun standartlar belirleyip uyguladık.
 
Afad'ı kurduk ve görevlendirdik.Böylece kamunun tüm imkanlarının koordinasyon içinde kullanılmasını sağladık. Van, Bingöl ve Simav depremleri bu konuda doğru yolda olduğumuzu gösterdi.
 
Kriz yönetimi konusunda çok ciddi bir birikime sahibiz. Afet anında kimin ne yapacağını önceden belirliyoruz.
 
Bir tür sosyal afet olan Suriye'den ülkemize gelen kardeşlerimizin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda organizasyon da AFAD açısından başarılı bir sınavdı.
 
22 kampın altyapısı ve verilen hizmetlerle gelişmiş ülkeler tarafından dahi örnek alınıyoruz. AFAD bundan sonraki afetler ve krizlerde çok daha etkili ve kapsamlı müdahale edecek kapasitededir.
 
Eksikleri gidererek dört dörtlük bir yapı oluşturma gayretindeyiz. Yediden yetmişe tüm vatandaşlarımızı da afetler konusunda bilinçlendiriyoruz. İnsanımıza afet durumunda ne yapacağını öğretmeden bu konudaki hazırlıkları tamamlamış olamayız. Her anlamda afete hazır Türkiye hedefi doğrultusunda çalışıyoruz.
 
Afete hazır okul kampanyasıyla öğrencilerimizi eğiterek afetlere hazır hale getiriyoruz. Bu tür hazırlıklar bizim tarih ve kültürümüzde zaten mevcuttur. Sultan 2. Selim Han zamanında yayınlanmış bir ferman var. O dönemde İstanbul'daki evler ahşap olduğu için yangınlar büyük tahribat oluşturuyordu. Fermanda yangında alınacak önlemler sıralanıyordu.
 
Biz de 450 yıl sonra aynı şeyi söylüyoruz. Afetten korkmak ve kaçmak yerine bilinçli olmak için çalışmalıyız.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.