Erdoğan ile İhsanoğlu arasındaki büyük fark
Köşk seçimi için artık nefesler tutuldu. 3 adayın çıktığı yarışta kim ipi göğüsleyecek 10 Ağustos’ta  ya da 2. tur seçimlerinde belli olacak. Ancak adayların tanıtımı ve açıklanmasında öyle dikkat çeken detaylar vardı ki, bu da seçmeni nasıl etkileyecek. CHP’nin ve MHP’nin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun tanıtımı ile AK Parti’nin adayı Başbakan Erdoğan’ın tanıtımı arasındaki fark öyle büyüktü ki, her açıdan muhalefet adeta sınıfta kaldı.
 
Adayların açıklanması sırasında yer, mekan, disiplin, titizlik, güven, ihtişam gibi açılardan bakıldığında AK Parti hepsinin önüne geçti özellikle de İhsanoğlu’nu gölgede bıraktı. Erdoğan'ın her açıdan hazır olduğu gözlenirken, İhsanoğlu'nun her hangi bir organizasyonu dahi olmadı. Erdoğan'ın, tanıtım organizasyonundan, logosuna, müziğinden, afişlerine ve miting rotasına kadar her şeyi hazır.
İşte durum böyle olunca bu durumun halkın üstünde nasıl etkileyeceğini İletişim Stratejisi Uzmanı Ali Saydam, İhsanoğlu ile Erdoğan arsındaki büyük farklılıkları şöyle özetledi…
 
İLETİŞİM AÇISINDAN BÜYÜK FARKLILIK YARATTILAR
 
AK Parti’nin ATO salonundaki disiplin, Erdoğan’ın logosu, taklit filan diyorlar ama desinler, AK Parti’nin amblemi de Sanayi Bakanlığı tarafından yasaklanmış bir ampul. O ampul artık kullanılması ekonomik olmayan bir ampul. Buna rağmen büyük bir hasar ve zarar vermiyor. Önemli olan iyi ya da kötü bir şekilde o bütünsellik içinde ve ciddiyet içinde ve disiplin içinde iletişimin yönetilmesi. Bu hazırlık birkaç günlük bir hazırlık değil bana kalırsa 1 yıllık bir hazırlık gibi geliyor.
Abdullah Gül mü olacak, Tayyip Erdoğan mı olacak? tartışması da çok uzun zamandan beri yapılması sağlanmış bir tartışmadır. Yani, yoksa biliniyor diye Tayyip Erdoğan açıklayabilirdi. Oysa bu tartışma o mu olacak bu mu olacak tartışması bile iletişim boyutu açısından farklılık yaratma noktasıdır.
 
İHSANOĞLU ÇÖP KONTEYNIRININ ÖNÜNDE HALKIN KARŞISINA ÇIKTI
 
Günümüzde iletişim teknolojisinin bu kadar arttığı bir ortamda halk gibi olmak liderler için pek tavsiye edilmeyen bir yöntemdir. Halka yakın olmak evet ama halk gibi olmak değil. İletişim boyutuyla bakıldığı zaman, Sayın Ekmeleddin Bey’in ilk basına kendisini gösterdiği an arkada çöp konteynırlarının bulunduğu, evinin önündeki arkadaşları, işte el sallayan sitenin güvenliği ve sonra da bir mütevazı bir arabaya binip korumasız ön koltuğa oturması, bu halk gibi olma stratejisi bir lider vasfına uymuyor. Bir lider tanımlaması yaparsan halktan birisi gibi diyorsanız olabilir ama halk o sokakta olan gibi birisine bir lider, kendisini geleceğe taşıyacak birisi olarak bakmıyor. Seçmen davranışında, kendisi gibi davranan birisine karşı beslediği duygu farklı oluyor. O nedenle Erdoğan’ın lansmanının, sahnede tek başına olması, giydiği siyah ceketinden tutun da müziği ile, amblemi şusuyla busuyla bir bütünsellik arz ediyor. Ve titizlikle, disiplinle hazırlandığı görülüyor. AK Parti ne yaparsa hep titizlikle hazırlanıyor. Bir temel atma törenine de böyle hazırlanıyor, bir sunuma da tanıtıma da böyle hazırlanıyor.
 
MUHALEFETTE İNANILMAZ BİR HAZIRLIKSIZLIK VAR
 
Tayyip Erdoğan’a 9 seçimdir bağırıyorsun, çağırıyorsun, çatıyorsun, hakaret ediyorsun 9 seçimdir, 9 seçimi de kazanıyorsa burada bir yanlışlık var diyerek durup bir bakmak lazım. Seçmen davranışı üzerinde çok basit bir formül etkilidir. Vaat ve gücünün bir dengede olması lazım. Ben şimdi size bir vaatte bulunacağım ‘şimdi size bir şiir okuyacağım ve herkesi ağlatacağım’ diyeceğim mesela, şiir okuyacağım herkes ağlayacak eğer ağlamazsa, ağlatamazsam bu güven unsuru ortadan kalkınca benim aleyhime çalışır. Vaat eden kişi ile o güven bir arada olması lazım. Şimdi Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bir sloganını hatırlayalım ‘ Bozok Yaylası’nın yiğit evladı’, bu deyiş inanılmaz janti giyinen, yakışıklı ve de 5 yıldızlı otellerde ömrü geçmiş hayatı böyle bir kalite ve elit ortamda geçmiş bir bürokratı ‘Bozok Yaylası’nın yiğit evladı’ diyerek lansa etmek o güven ve vaat arasında bir bozulma olduğunu gösteriyor. Yani inanılmaz bir hazırlıksızlık var.
 
MHP VE CHP KENDİ İÇİNDE KOORDİNE OLAMAZKEN BUNU NASIL YAPACAK
 
Açıkça şunu sormak lazım, CHP ve MHP’nin parası yetmez miydi ATO’nun salonunu kiralamaya, her halde yeterdi. O lider böyle sıkış tıkış koridorlarda nasıl buluşuyorlar, çok enterasan. Türkiye’nin tarihini değiştirmeye iddialı, böyle bir inançla ortaya çıkan lider böyle bir şeyi nasıl yaparlar anlamak mümkün değil. CHP ve MHP’nin kendi içlerinde koordine olup iletişimi yönetemezken bir araya gelip nasıl koordine olacaklar. Ekmeleddin Bey’in kampanyasını nasıl yönetecekler. Burada aslında tartışılması gereken bir konuda Ekmeleddin Bey’i aday gösterecek büyük fikir nedir bilinmiyor. Ekmeleddin Bey’in söylemlerine bakın tamamı jeneriktir. Altına imzasını atmayacak kimse yoktur. Bu yüzden orijinal değildir. Bir fikrin etrafında birleşilir, bir ilkesizlik etrafında bir vaadi gerçekleştirecek güven ortamı yoksa neyin etrafında birleşecekler. 40 gün kaldı seçime daha ne kampanya var ortada ne de başka bir şey. Üzücü bir şey.
Ana muhalefetten beklenen bütün siyasal iletişim taktiklerini HDP, Demirtaş’ın adaylığı ile yapıyor. Ana muhalefet için kötü bir durum. 
 
 
Kaynak: Haber7
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol