Erdoğan: 'Türkiye muz cumhuriyeti değildir'
Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
 
"DARBE GİRİŞİMİNDE YARGI VE STK ASKERDEN ÇOKTU"
 
Eğer, bu operasyonlar başarıya ulaşsaydı, inanın şu anda, bizzat şahsım, bakan arkadaşlarım, çalışma arkadaşlarım, partimizin yöneticileri, mensupları hatta gazeteciler, işadamları, Yassıada benzeri mahkemelerde yargılanıyor olacaktık. Millet 17 Aralık darbe girişimine izin vermedi.  Bu darbeci zihniyet o kadar tembel ki darbe yaparken dahi yenilik yapma zahmetine girişmez. Darbeleri sadece askerler yapmaz. İnanın yaşadığımız her darbe girişiminde TSK’dan daha ziyade bazı yargı mensupları yapmıştır. Bazı medya kuruluşları ve sermaye çevresi başrol oynamıştır.
 
27 Mayıs'ın darbe planları ne ise 12 Eylül, 28 Şubat ve 17 Aralık ile 25 Aralık planları da aynıdır. Darbeleri sadece askerler yapmaz. Sokağa dökülen, tahrik edilen ve eline silah verilen gençler kullanılmıştır. CHP her darbe gişiminde perde arkasında darbe görevini üstlenmiştir. Partimizin kapatılmasındaki olayın arkasında da CHP vardır. Uluslararası malum çevreler ajanları sayesinde, kuklaları sayesinde müdahaleye destek vermişlerdir.
 
27 Mayıs müdahalesi öncesinde bir kısım yargı camiası çok çirkin eylemlerin içine girdi.
 
28  Şubat'ta şahsımla ilgili operasyonları yapanlar aynı kişilerdi. İsimlerini vermiyorum. Tüm darbelerde belirli gazeteciler, siyasetçiler darbe girişimlerinin içine çirkin bir şekilde girdiler. Yalan, hukuksuzluk gibi her türlü eylem devreye sokuldu. 27 Mayıs 1960 müdahalesi öncesi bazı çevreler darbe gerekçelerinin oluşması için çaba gösterdi.
 
CHP GENEL MÜDÜRÜ’NÜN İSMİNİ ANDIĞI KUBALI KİM?
 
Hüseyin Nail Kubalı’nın ismine CHP Genel Müdürü’nün tarihten böyle bir isme sahip çıkması aslında acı bir itiraftır. Şahsımla ilgili operasyonları yapanlar yine aynı kişilerdi. İsimlerini vermeyeceğim çünkü taltif olur. 28 Şubat öncesi bazı kurumlar darbe gerekçelerinin oluşması için çirkin eylemlerin içine girdiler. Kubalı, İÜ’de Anayasa Profesörü olarak 27 Mayıs darbesinin hukuki zemini için çalışanlardan biri. Bu şahıs hem 27 Mayıs öncesi ve sonrasında bir hukuk adamına yakışmayacak şekilde demokrasinin askıya alınması için rolünü iyi oynadı, vazifesini gayet iyi yaptı. Bu zattan üniversite yıllarında ders almış olan ama tabi istisnaya ayrıldı, sayın Burhan Kuzu da bir hatırasını nakletti. Buz at Burhan hocamızı merhum Menderes ve iki bakanını kast ederek ‘çocuk biz onlar katlettik’ itirafında bulunuyor. Aslında bu adam kendisi idam zanlısıBunları yargılamak gerekirken CHP Genel Müdürü öve öve bitiremiyor.
 
"ONUNLA İLGİLİ DEĞERLENDİRMELERİ YARIN YAPACAĞIM"
 
Bugün güya bir hukukçuyu dinledik. Onunla ilgili değerlendirmeleri yarın kapanışta geniş bir değerlendirme yapacağım. Bunlar bu tür ne yazık ki hukuk mensubu. Anayasa profesörüymüş ne olursan ol. Eğer sen bunu sindirememişsen. Eğer sen doğru dürüst konuşmuyorsan. Bütün ifadelerini dürüstlük üzerine değil de dürüst olmayan şekilde söylüyorsan senden bir şey olmaz kusura bakma. İstersen profesör ol. Bunlarda saygı diye bir şey yok. Bir yerde davetlisiniz yasal olarak konuşma hakkın yok. Tüzükte öyle bir hak verilmiş. Danıştay başkanı 25 dakika konuşuyor. Bu beyefendi 1 saat konuşuyor. Konuyla ilgili değil tamamen baştan aşağı siyasi konuşma yapmak suretiyle orada kendine göre bir tatmin.. Çıkar cübbeni sen de... Birilerinin yaptığı gibi çık bu siyaset meydanına orada kendini ispat et.
 
"MİLLET SENİ DİNLEMEYE MECBUR MU?"
 
Orada cumhrbaşkanı var yargı orada bir kısım şakşakçılar da var onlar alkışlıyor. Bir kısmı.. Hepsi değil tabi. Onlar da tatmin oluyor. Tahammül tahammül tahammül. Sen orada 1 saat konuşacaksın. Bu millet seni dinlemeye mecbur mu ya!
 
"TAMAMEN YALAN İFADELER KULLANIYOR"
 
Van'la ilgili tamamen yalan bir ifade kullanıyor. Biz Van'da kiracılara ev vermedik diyor. Bir defa konuyu bir öğren. Biz Van'da yaklaşık 18 bin konut yaptık. Bunların içinde öncelikli olan ev sahiplerine konut vermekti. Biz ev sahiplerine verdik artan konutları da kiracılara sattık. Orada kiracılardan konut sahibi olmak isteyenler olursa TOKİ orada konut yapmaya devam edecektir. Bunlar orada konut sahibi değildi ki.. Sen nasıl hukukçusun. Zaten kiracı idiler şimdi bir başka yerde kirada oturur. Biz kimseyi açıkta bırakmadık. Devamlı aş sürekli yağdırdık. Depremden sonra beş katrilyon Van'a destek verdik ya. Bundan zerre kadar bahsetmiyorsun. Hükümetimizi utanmadan sıkılmadan yargılamaya kalkıyorsun. Müracaat ettiği kişiler belli. Kendi zihniyetinden kişiler. Gitmiş konteynerleri gezmiş. Eee.. Ya bu konteynerlerin yapılması bile önemli bir adımdır. Yarın bunları derli toplu olarak cevaplayacağım.
 
"DANIŞTAY BAŞKANI DÖRT DÖRTLÜK KONUŞMA YAPTI"
 
Danıştay Başkanı dört dörtlük bir konuşma yaptı. Eleştirilerini bir edep adap içinde bilimsellik içinde verdi. Yeri geldi kendilerini de eleştirdiler. Ama ardından bu çıkıyor 1 saat konuşuyor. Bu ne edebe ne adaba sığmaz. Bunlar devlet protokolü nedir bundan da bihaber. Böyle bir şey olabilir mi?
 
"PENSİLVANYA'DA Kİ ZAT DARBECİLERİN MAŞASI OLDU"
 
Menderes'i asanlar hukukun izzetini şerefini ayaklar altına aldılar. Bu hukukçular bugün bile devam eden bu zihniyet hiç sorgulanmıyor. 27 Mayıs'ın hukuku ayaklar altına alan o sözde hukukçularına bakın hepsi terfi ettiler. Yüksek mahkemeler on yıllar boyunca siyaset ve demokrasinin üstünde kılıç gibi sallandı. Hukukun yüz karası o çarpık zihniyet pusuda bekliyor ve fırsat kolluyor. 17 ve 25 Aralık'ta bu hukuk zihniyetinin pusudan çıktığına şahit olduk. Pensilvanya'daki zat darbecileri cennetlik ilan etti. Ne zamandan beri cennetten parsel dağıtıyorsun. Bu Pensilvanya'daki zat darbecilerin maşası oldu.
 
"HAKİM DE AVUKAT DA KİRALAYACAKSIN DİYOR..."
 
Teknik nakavt diyor, hakim de avukat da kiralayacaksın diyor... Biz demiyoruz kendisi konuşuyor. O kiraladığı haşhaşla uyuşturulur gibi uyuşturulan elemanlarıyla tarihin en çirkin edep dışı darbe girişimiyle o örgüt taşeron oldu.
 
"HİÇBİR LEKEYE MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ"
 
Yolsuzluk iddiaları bu işin kılıfı olmasına rağmen iddiaların da üzerini örtmüyoruz peşini bırakmıyoruz bunu kesinlikle bilesiniz. Ama şunu söylemem lazım. Bu akşamdan sabaha olacak iş değil. Bunu bilmemiz lazım. Adım adım takip dedim ya. Biz bunların inlerine kadar gireceğiz. Bu ifadeler onları o kadar rahatsız etti ki dava açmışlar. Zaten bundan dolayı dava açılıyorsa demek ki tam istikamet üzereyiz. Biz AK olarak başladık Allah'ın izniyle alnımız ak şekilde devam edeceğiz. Tertemiz hayat şeridimiz üzerinde hiçbir lekeye müsamaha göstermeyeceğiz.  Pazartesi günü bir komisyon kurduk. Milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Soruşturma komisyonunun hayırlara vesile olmasını diliyorum.
 
"KULLANILAN HEP GENÇLER OLDU"
 
Darbeler öncesinde kullanılan kesimler hep gençler oldu. Sokağa döküldüler tahrik edildiler yönlendirildiler. Hatta birbirleriyle çatışmaları temin edildi ve sokaklar karıştı.  CHP'nin milletvekili eline patlamamış kurşunu alıyor 1 Mayıs'ta kurşun atıldı diyor. Sonra rezil oldu.
 
"BUGÜN DANIŞTAY'DA KONUŞAN ZAT"
 
Bugün Danıştay'da konuşan o zat 1 Mayıs'a gidiyor. Yasaklarla bir yere varılmaz diyor. Sana ne bir mayıstan... Orayı söylüyorsun da Kadıköy'ü neden söylemiyorsun. Orada bir olay olmadı... Şenlik havasında geçti.
Derdiniz işçi bayramını kutlamak değil, meydanları terörize etmek. Biz size kutlama yapmayın demiyoruz ki. Sen nasıl hukuk adamısın ya. Biz size yer gösteriyoruz. Yasalara göre belirlenen yerler var. Git orada yap. Dert kardeşim üzümü yemek değil bağcıyı dövmek. Dert bu. Bunlara rağmen bekledikleri ilgiyi göremeyince ne oldular? Rezil rüsvay oldular. Meydanlarda yakıp yıktıklarıyla kaldılar. Esnaf kardeşlerimizin canları yandı olan bu.
 
"KARS, ARDAHAN'I RUSLARA SATTI DEDİLER"
 
Bize atılan iftiraların benzerlerini aynen Menderes'e attılar. Menderes, çok enteresan, Kars'ı Ardahan'ı Ruslara sattı dediler. Celal Bayar'ın kasasında 103 milyon var diye iftira attılar. Fatin Rüştü Zorlu yabancılarla anlaşmalardan yüzde 10 komisyon aldılar dediler. Aynı CHP'nin genel müdürü gibi.
 
"İFTİRA İÇİN HÜRRİYET ŞEHİDİ ÜRETTİLER"
 
300 üniversite talebesi kıyma makinelerinden geçirildi hayvan yemi yapıldı diye yalanlar uydurdular. 27 Mayıs yapılınca kıymadan geçirilen gençler nerede denildi... Ama yalan söylemişlerdi iftira atmışlardı, darbeye zemin hazırlamışlardı. Yalanlarına kılıf uydurmak için beş tane "hürriyet şehidi" ürettiler. Bir tanesi gösterilerde seken kurşunla öldü. Bir tanesi tanktan tanka atlarken paletlerin arasında öldü. Diğeri elindeki silahın patlaması sonucu öldü. Bir diğeri ise yanlışlıkla ateş alan silahla öldü. En acısı müdahaleyi kutlamak için sokağa çıkan CHP'li baba ve evladı da ateş açılarak öldürüldü. Bu beş kişiyi reklam yaptılar darbe sonrasında.
Bunları şimdi de yapıyorlar. Bu işte çok mahirdir bunlar. Bunlar sandıktan çıkamaz. Ancak bu yolla başa gelebilirler. Bu millet sizi çok iyi anlıyor.
 
"İŞTE GEZİ'DE YAŞANAN OLAYLAR"
 
İşte Gezi'de yaşanan olaylar. Zamansız göçüp giden gençlerin değişik çevrelerde nasıl istismar edildiğini hatırlıyorsunuz değil mi? Bir çocuğun televizyon ekranlarında siyasetçilerin elinde nasıl istismar edildiğini hatırlıyorsunuz değil mi? 27 Mayıs'ta nasıl bir senaryo varsa 17 Aralık'ta da aynı senaryo var. O gün hukuk nasıl çiğnendiyse şimdi de aynen çiğneniyor. 
 
"ONLAR İÇİN EN İYİ GENÇ ÖLÜ GENÇTİR"
 
Bu ülkede öyle medya kuruluşları var ki, öyle siyasetçiler var ki onlar için en iyi genç ölü gençtir. Onlar dirileri değil ölüleri severler. Çok iyi bilirler bunu yapmayı. 30 yıl boyunca bu malum medya, malum siyasetçiler ölüm üzerinden rant elde etmek istediler. İşte bu 23 Nisan’da güya dağa kaçırılan çocuklar var ve bunların bir çoğunun annesi feryat ediyor.Bize yakarışta bulunuyor…Bölücü terör örgütünün böyle bir derdi var mı?
 
"TÜRKİYE BİR MUZ CUMHURİYETİ DEĞİLDİR"
 
Türkiye'de basın özgürlüğü ile ilgili bir rapor yayınladılar. Böyle algı operasyonlarına pabuç bırakmayız. Türkiye dünyada en fazla gazete ve televizyonların yayın yaptığı ülkedir. Siz kendi ülkenize bakın. Her gün manşetlerinden ekranlarından başbakanı eleştiren ve hatta hakaret eden kuruluşlardır. Bu dernekler öyle ülkeleri daha özgür gösteriyorlar ki hadi buyursunlar o ülkelerin diktatörlerine hakaret etsinler de görelim. Almanya'da Hamburg olaylarını yayınlıyor diye TRT kablolu yayından çıkarıldı. İngiltere'de 50 gazeteci gözaltına alındı, sahibi o gazeteyi kapattı. Bir tek eleştiri duydunuz mu? İngiltere muhalefet partisi liderinin "İngiltere'de basın özgür değil" dediğine şahit oldunuz mu? ABD'de Avrupa'da Rusya'da Hindistan'da twitter, youtube, facebook hukuka uyuyor. Daha önceki gün İngiltere'de twitter hesabının sahibi tehdit ettiği için hapsedildi. O ülkelerdeki yüksek mahkemelerin kendi vatandaşların hukukunu bir tarafa bırakıp bu şirketleri koruduğunu duydunuz mu? Kimse kusura bakmasın, burası bir muz cumhuriyeti değildir!
 
"UMUDUM ODUR Kİ..."
 
Benim ümidim ve arzum şudur; İnşallah ilk darbenin yüzüncü yılında yapılmak istenen 17 Aralık darbesi tarihimizdeki son darbe girişimidir. 30 Mart seçimleri inşallah yüz yıllık darbeler tarihini artık kapatmıştır. 30 Mart, CHP'nin semboli haline geldiği, yani ihtilal ruhunun adeta cenaze namazının kılındığı tarihtir.
 
 
"BU ÜLKEDE TEK DİKTATÖR VARDIR"
 
Bu ülkenin tarihinde tek bir diktatör vardır, o da CHP'nin milli şefidir. Ama aynı CHP, merhum Menderes'e de merhum Özal'a da bize de diktatör diyecek kadar yüzsüz olmuştur. 1960'a kadar parti liderleri cumhurbaşkanı oldular. Tek parti döneminde Atatürk ve İnönü bu şekilde Cumrhubaşkanı oldu. 1950'de de Celal Bayar oldu. CHP hiçbir seçimi kazanamayacağını bildiği için sistemi değiştirdi. 27 Mayıs'tan sonra cumhurbaşkanı vesayetin statükonun bürokrasinin temsilcisi olarak konumlandı. Sanki hükümete ve millete karşı rejimi korumak vazifesi ona aitti. Meclis ve hükümet milli irade tarafından belirlenirken Cumhurbaşkanlığı makamı bir vesayet makamı olarak duruyordu. Millet tarafından seçilmesi kararını almamız başlı başına bir devrimdir. Evet 10 Ağustos 2014'te yani tam 3 ay sonra cumhurbaşkanı milli irade ve millet tarafından belirlenecek. Böylece Türkiye'de yeni bir süreç başlayacak.
 
"KİMSE KAYGI DUYMASIN"
 
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilecek olması kimsede kaygıya sebep olmasın. Cumhurbaşkanının Meclis tarafından seçilmesi darbe ürünü bir sistemdir. Geçmişte millet seçmiştir. Sorun çıkmamıştır. Cumhurbaşkanlığı bugüne kadar siyasetin alanını daraltmıştır. Merhum Özal ve Gül gibi sivil cumhurbaşkanlarımız da oldu. Ama sistem değişikliği köklü bir ihtiyaç haline geldi. Adayımız kim olursa olsun politikalarımız hız kesmeden devam edecek ilkelerimiz devam edecek, Türkiye 2023'e ilerleyecek. Çözüm süreci asla sekteye uğramayacak. Kanı durdurmak için verdiğimiz mücadele asla yavaşlamayacak. Milli iradenin tercihiyle gelen Cumhurbaşkanı ve aynı şekilde gelmiş bir hükümeti hep birlikte göreceğiz.
 
"BİZ BUNLARA ARİTMETİK DERSİ VERDİK"
 
Biz bunlara aritmetik dersi verdik. Ama çaktılar. Şimdi cebirden ümidi kestiler. Kendilerini geometriye vermişler. Üçgenler çiziiyorlar iç açılarını dış açılarını topluyorlar. Cetvel pergel gönye... Sanki cumhurbaşkanlığı seçimi değil de LYS imtihanına hazırlanıyorlar. Zaten geometriden anlasalardı paralelle iş tutmazlardı. İki paralel çizgi sonsuza kadar birbirine değmez. Bunu çözmeleri gerekirdi. paralelle iş tutanın yolu milletle devletle iktidarla hele hele Çankaya ile hiç kesişmez. Bunu böyle bilmek lazım.
 
"ADAY ÇALIŞMALARI İÇİN İSTİŞARELERE BAŞLADIK"
 
Aday tespiti için yoğun istişarelere başladık. Bugün ve yarın burada değişik konularda da istişarelerimiz devam edecek. En geç bu ayın sonu veya haziran ayının ilk yarısı gibi artık bu işi bitirip adayımızı kamuoyuna açıklayacağız
 
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol