Müslümanlar olarak olup bitenlerden utanıyoruz
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Müslümanlar olarak açıkçası olup bitenlerden utanıyoruz. Çünkü iç savaşlar yaşanıyor, Müslümanlar birbirlerini katlediyor" dedi. 
 
Gül, Diyanet İşleri Başkanlığının öncülüğünde düzenlenen "Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi" toplantısı kapsamında, Diyanet İşleri Başkanlığının Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlediği iftar programında davetlilere hitap etti. 
 
Cumhurbaşkanı Gül, programın düzenlenmesinden ve İslam alimlerinin İstanbul'a gelmesinden dolayı mutluluk duyduğunu belirterek, İslam dünyasının çok sıkıntılı günler geçirdiğini kaydetti. 
 
Gül, toplantılar boyunca yararlı tartışmaların yapılacağını dile getirerek, "Çok güzel neticelere varacaksınız. Bunlar, bütün İslam dünyasına ve İslam dünyası yöneticilerine ışık tutan fikirler ortaya çıkaracaktır. Burada bulunmanız, bölgemizde uzun yıllardır yaşanan ve Müslümanlar için adeta utanç verici mahiyet kazanan kanlı olayları, sadece konuşmak ve tartışmak değil, bir noktada onlara yol göstermek sorumluluğunu hissettiğiniz için buradasınız. Müslümanlar olarak açıkçası olup bitenlerden utanıyoruz. Çünkü iç savaşlar yaşanıyor, Müslümanlar birbirlerini katlediyor. Komşular birbirlerinin evlerini yıkıyor, bir taraftan da çok büyük acılar çekiyoruz. Ne Müslümanlığa yakışır, ne de İslam'a yakışır" diye konuştu.
 
"Kusurlarımızı görmemiz gerekli"
 
İslam coğrafyasında yaşanan savaşlar nedeniyle tanınan şehirlerin yerle bir olduğuna işaret eden Gül, tarihi varlıkların yok edildiğini aktardı.
 
Gül, çatışmalarda binlerce insanın öldüğünün anımsatarak, çocukların yetim, kadınların ise dul kaldığını söyledi. Milyonlarca insanın da mülteci durumuna düştüğüne dikkati çeken Gül, şöyle devam etti: 
 
"Geldiğiniz ülkelerin bazılarında huzur var ama çoğunda da acı var. 'Komşusu açken, tok yatan bizden değildir' diyen bir dinin mensupları olarak, komşusunun evi yangınken, komşusunun evi yerle bir edilirken, bizim rahat olmamız, acı çekmememiz, bunun çilesini hissetmememiz mümkün değildir. Sadece üzülmek yetmez buna, yol gösterici çalışmaları da muhakkak yapmamız gerekli. Sizlerin bir araya gelmeleri, ilim erbabının Kuran'ın, sünnetin yolunda insanlığı aydınlatan ve yol gösteren sizlerin düşünmeniz ve tartışmanız ve yol gösterici fikirlerle ortaya çıkmanız, devlet adamlarına, yöneticilere, sorumluluk hisseden herkese çok büyük bir rehber olacaktır. Burada gayet açık konuşmak gerekir. Kendi kusurlarımızı önümüze koymamız gerekir. Herşeyi başkasından ve bizim dışımızdan görmememiz gerekir. Bazen basiretsizlikler, ihtiraslar, başka arzular, mezhepleri, dinleri ve çeşitli akımları kendilerine istismar ederek bu çatışmalara meydan vermektedirler. Yoksa, bu çatışmaları sadece mezhep, din çatışması gibi göstermenin de yanlış olduğu kanaatindeyim."
 
"İlim adamları, siyasi otoriteden korkmamalı"
 
Cumhurbaşkanı Gül, çatışmaların temelinde kendilerine çıkar sağlamaya çalışan akımlar ve otoriteler olduğunu ifade ederek, "Burada herkes aklını başına almalı ve bu yanlışlara kapılmamalı. Sizler cesur bir şekilde doğruları söylemek durumundasınız. Hiçbir şeyden sakınmadan, yol göstermek durumundasınız" değerlendirmesinde bulundu. 
 
İdarecilerin başka saiklerle, başka yollara kayabileceğini dile getiren Gül, ilim adamlarının bu durumlarda çekinmeden hakkı ve doğruyu ortaya koymaları gerektiğini anlattı.
 
Gül, ilim adamlarının siyasi otoritelerden çekinmemeleri gerektiğine vurgu yaparak, aksi durumda İslam aleminin içinde bulunduğu durumun devam edeceğini belirtti.
 
Yaşananların din adına yapılıyor gibi gösterildiğini aktaran Gül, bazı hareketlerin başında ve hareket noktasında İslami referansların varlığına dikkati çekerek, bu nedenle İslamın çok yanlış tanıtıldığını bildirdi. Gül, bu yanlış anlamaların İslam'ın tebliğini zorlaştırdığına işaret ederek, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Müslümanların hayatının da zorlaşmasına neden olduğunu kaydetti.
 
"Hepimiz aklımızı başımıza toplamalıyız"
 
Herkesin, bütün Müslümanların gözü önünde Filistin'de ve Gazze'de çok büyük bir utanç ve acizlik yaşandığını dile getiren Gül, hayatını kaybedenlere, şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
 
Bu acıları durdurabilmek için İslam dünyasının güçlü bir dayanışma göstermesi gerektiğini ifade eden Gül, "Bu dayanışmayı göstermediğimiz süre içinde daha çok büyük felaketler, acılar çekilebilir. Halbuki İslam dünyasına Cenab-ı Allah her türlü nimeti vermiş vaziyettedir. Bu nimetler, insanların mutluluğuna, refahına harcanması gerekirken maalesef bu nimetler üzerinde insanlar, fakirlik, acizlik ve büyük bir zulüm çekmektedirler" diye konuştu.
 
Gül, başkaldırıların hepsinin yanlış olmadığını belirterek, şöyle devam etti:
 
"Bir yerde zulüm, adaletsizlik varsa, haksızlık, eşitsizlik varsa, insanlar bunu ifade etmeye başlar. En tabii taleplerini dile getirdiklerinde onlar susturulursa, o zaman da maalesef işte ortaya çıkan manzaralarla karşı karşıya kalırız. Onun için hepimizin aklımızı başımıza toplamamız gerekiyor. Burada din adamlarına, İslam alimlerine çok büyük görev düşüyor. En zor şartlarda bile doğru neyse bunu Allah için açıkça söylemek. Bunu söylerken de tabii Kur'an'ın, sünnetin en güzel şekilde tefsirini, en güzel şekilde bugünkü çağa anlatımını yapmak gerekiyor. Bugün maalesef bazı hareketler, çeşitli fetvalarla da yola çıkıp din adına hareket ettiklerini söylüyorlar. Din adına insanlar öldürülüyor, din adına gerçekten utandığımız manzaralarla karşı karşıyayız. İslam dünyasında çapraz savaşlar var. Bütün bunlar bir taraftan cehaletten olduğu gibi bir taraftan da tabii ki dirayetli yönetimlerin olmayışından kaynaklanmaktadır."
 
Toplantının sonunda yapılacak açıklamanın ses getirmesini temenni eden Gül, "Yapacağınız açıklama, belki her şeye çare olmayacaktır, belki çatışmaları durdurmayacaktır ama sizler gibi İslam dünyasının değerli alimlerinin, düşünürlerinin açık ve berrak bir şekilde doğruların altına imza atması, bunun duyulması bile başlı başına çok büyük bir olaydır. Bundan dolayı bu toplantıyı tertipleyenleri tebrik ediyorum" dedi.
 
"Hepinizin geldiği yerlerde acı var. İnanın ki acısı olmayan ülkelerdeki Müslümanların da gönlü ve kalbi sizlerle beraber" diyen Gül, Müslümanların bu yıl sıkıntılı bir ramazan geçirdiğini, yaşanan acıların dinmesi için Allah'tan herkese basiret ve sağduyu verilmesini ve bu çekilen acı, ıstırap ve gözyaşlarının en kısa zamanda bitmesini diledi.
 
İslam'ın barış, itidal ve sağduyu çağrısını dünyaya ulaştırmak için heyet
 
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de Cumhurbaşkanı Gül'e, önemli bir iftar sofrasını kendileriyle paylaştığı için teşekkür etti. Toplantıda akademik meseleleri tartışmayacaklarını belirten Görmez, şöyle konuştu:
 
"Özellikle son yıllarda İslam coğrafyasında kardeşi kardeşe kırdıran yanlış fikir ve düşüncelerin İslam coğrafyasından kaldırılması için İslam alimlerine düşen büyük görev ve sorumlulukları yerine getirmek ve İslam coğrafyasında acılar içinde kıvranan, İslam diyarında birlikte yaşama ahlakı ve hukukunu yeniden inşa etmek üzere dünyanın her tarafından İslam bilginleri bugün İstanbul'da buluştu."
 
Toplantının bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Görmez, "Bu toplantının sonunda sadece dünyaya bir sonuç bildirgesi ilan edilmeyecek, aynı zamanda seçkin konuklar içinden, İslam alimlerinden bir temas grubu, bir akiller heyeti oluşturularak Irak, Suriye, Mısır, Afganistan'da ve dünyanın her tarafında özellikle İslam kardeşliğini ortadan kaldıran acı hadiseleri tamir etmek ve İslam'ın barış, itidal ve sağduyu çağrısını dünyanın her tarafına ulaştırmak üzere bir heyet oluşacak" ifadelerini kullandı.
 
Programa, Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Iraklı İslam alimi Muhammed Mehdi Necef, İmam Hakim Müessesesi Başkanı Ali el-Hakim, Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Ali Karadaği de katıldı.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol