1 Kasım’ın kırkı bile çıkmadan muhalefet, hezimetinin nedenleri üzerinde kafa yormayı bırakıp Gobels’ten örneklerle ortalığı bulandırma çalışmalarına başladı.

“Ordu göreve!” pankartları açan, Gezi Parkı’nda “Her şey sandık değildir” diyen, meşru hükümete karşı “Genç Subaylar rahatsız” manşetleri atanlar, 13 yılda 11 seçim yapan Türkiye’de demokrasinin olmadığından yakınıyor.
Sıkıntılarının demokrasiden ziyade halkın koyun görüldüğü, Beyaz Türklerin hâkim olduğu, askerin hakem tutulduğu, kalkınma projelerinin olmadığı, batı karşısında boynu bükük, İsrail çıkarları konusunda Aslan kesilen CHP iktidarı özlemi. Amaç milletin hâkimiyetinin rahatsızlığı olunca şayiasız yüzde 85 katılımla yapılan seçimler bile burun kıvırmalarına neden olabiliyor.

Amerika’da seçime katılım oranı taş çatlasın % 55; en iyi ihtimalle iktidar olan parti % 30 ile koltuğu garantiliyor.  Son seçimde Obama 200 milyon seçmen olan ülkede 107 milyon kişinin sandık başına gitmesi sonucunda aldığı 53 milyonluk oy ile başkan seçilmişti. Ama hiç kimse Amerika’da çıkıp Obama’yı geri kalan 147 milyonu temsil etdiği veya oy vermeyen % 74’ün kendisine karşı olduğu gibi absürt itirazlara sahne olmadı.

Muhalefet ve medyasının seçim öncesi kara propagandası ters tepti. Öylesine acemice davrandılar ki kendi yaptıkları kirli propagandaya bile sahiplenmeyip Ertuğrul Özkök’ün deyimiyle “17-25 Aralık’ı bir kenara bırakmanın zamanının geldiği” meyanında açıklamalarla attıkları iftiraları bir noktada sahiplenmiş oldular.

Muhalefet, 76 milyonun kaderiyle oynama aymazlığı ile zar atmaya kalkıştı. Lakin millet kaderine sahip çıkıp kendilerine tekmeyi vurdu. Seçimlerin ardından ilk çark, Doğan Medyadan geldi. Hürriyet gazetesinin birinci sayfasından “demokrasi manifestosu” bağlamında seçim sonuçlarına saygılı olunduğu ve hükümete her konuda yardımcı olunacağına dair bir yazı yayımlandı.

Bu teslim oluş manifestosuna muhalefetin terk ettiği söylemlerde eklenince ortaya şöyle bir durum çıktı. “17-25 Aralık sürecinde ortaya koymuş olduğunuz iddialar doğru ise seçimden sonra da iddialarınızın ardında durmanız gerekmez miydi? Yok bunlar iftira idiyse ki vazgeçmenizden o anlaşılıyor. Madem iddialarınız yalandı, milletin 3 yılını heba edip 150 milyar dolar zarar etmesine neden olurken hiç mi vicdanınız sızlamadı.”

Seçimden önce Gülen, Doğan ve sol medyanın iktidar karşıtı, düzen bozucu, demokratik yaşamla alakasız, PKK destekçisi yayınları herkesin malumu…

Doğan Medyanın beklemediği seçim sonucu karşısında teslim olması Star Gazetesi Yazarı Cem Küçük tarafından ağır bir şekilde eleştirildi.

Küçük, “Artık seni biz yöneteceğiz" diye başlayan cümlelerinin devamında Aydın Doğan’ın samimiyetini göstermesi için bazı yazar isimleri de vererek işten çıkarılmalarını talep etmişti.

Cem Küçük’e itiraz, “(Küçük’ün bu çıkışları) Göbels’çi bir rejimin başladığının kanıtıdır… bir yandaş gazeteci çıkıyor, gazeteleri dizayn etmeye kalkışıyor” sözleriyle Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi.

Kılıçdaroğlu’nun örnek verdiği Joseph Gobels, “Eğer yeteri kadar büyük bir yalan söyler ve bunu sürekli tekrarlarsanız, halk sonunda buna inanacaktır” sözleriyle meşhur, hitabı ile kitleleri etkileme gücü olan Hitlerin propaganda bakanıdır.

Cem Küçük’ün bu güne kadar her hangi bir kimseye iftira attığı, yalan söylediği, devletin ve milletin birlik ve bütünlüğü aleyhine tek bir söz ettiği vaki değilken Küçük’ün bu çıkışını Kılıçdaroğlu’nun Gobels ile kıyas etmesi çok büyük bir yanlıştı.

Küçük’ün eleştirdiği medya, 17-25 Aralık operasyonundan PKK operasyonlarına varıncaya kadar 3 yıl boyunca hiç de iyi bir sınav vermediği herkesin malumu.

Seçimde aldığı yenilgiyi izah edemeyen Kılıçdaroğlu’nun yaptığı bu açıklama, mağlubiyetin nedenlerini görmekten ne kadar aciz olduğunu da göstermiş oldu.

Kılıçdaroğlu, oy kaybına neden olan terör ve iftira medyasına tavır alacağına hala arka çıkarak seçmen nazarında yol alacağını sanıyor.

Oysa halk iktidara verdiği destekle aynı zamanda Kılıçdaroğlu’nun “yandaş” deyip aşağıladığı medyaya destek vermiş, Kılıçdaroğlu’nun da içinde bulunduğu muhalefet ve medyasını “Gobels”çi olarak niteleyip ikaz etmişti.
Halk, ikaz etmesine etti de nerde onu anlayacak CHP kafası…

 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol