Müslüman, Kur’an-ı Kerimde Allah’ın [Azze ve Celle] bildirdiği her hükmü titizlikle yerine getirmekle mükelleftir. Bu konuda kendisine muhayyerlik hakkı tanınmaz. Aslında İman işte bu. Şek ve şüphe edilmeden, etmeden kabul etmek. Bazı kardeşlerimiz namaz, oruç, hac gibi bilinen hükümleri yerine getirdiğinde, Kur’an-ı Kerime tam uyduğunu zanneder. Oysa durum öyle zannedildiği gibi çok kolay değildir.

İslam, sadece namaz, oruç ve hacdan ibaret bir din değildir. O’nun sosyal boyutu var, içtimaî boyutu var, ailevî boyutu var, ferdî boyutu var. Daha neler ve neler.

Müslümanların ev ve iş hayatlarından tutun ülkeler arası ilişkilerde nasıl ve ne şekilde hareket etmemiz gerektiği konularında, rehberimiz olan Kur’an-ı Kerimde bizlere yol ve yön gösterecek deliller vardır.

Özellikle altını bir kere daha çizmek isterim ki; “Din hayatı”, “siyasi hayat”, “iş hayatı”, “özel hayat” vb. gibi kavramlar Kur’anî değildir. Din, hayatın her alanında vardır ve söz sahibidir. Olaylar karşısında göstereceğimiz davranış modellerimiz, şahsî çıkarlarımız ya da görüşlerimizle değil, Kur’an-ı Kerim hükümleri ile şekillenmelidir. O’na uyarsak kurtuluşa erenlerden oluruz.

Aksi halde, ”İnsanlardan kimi, Allah’a bir ucundan ibadet eder…” (Hac Suresi, 11) ayetinin hükmüne gireriz ki ayetin sonunda, bazı hükümleri yerine getirip, diğer bazılarını görmemezlikten gelerek bir ucundan ibadet edenlerin, dünyayı ve ahireti kaybettikleri bildirilir.

Ben, hemen yazımın burasında Suriyeli mülteci kardeşlerimiz konusunu Kur’anî bir bakışla değerlendirmek istiyorum. Hazret-i Allah [Azze ve Celle] Nisa Suresi 75. ayet-i kerimede;  ”Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize katından bir yardım eden yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına mücadele etmiyorsunuz?” buyuruyor. Kur’anda yer alan her bilgi ve emir kıyamete kadar geçerlidir. Bunda asla şüphemiz yoktur. Hazret-i Allah [Azze ve Celle], Bakara Suresi 214. ayet-i kerimede ise  ”Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?” buyurmaktadır.

Geçmişte başta Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz olmak üzere beraberindeki müminler, Mekke’li müşrikler tarafından saldırıya uğradıkları için Medine’ye hicret etmek zorunda kalmışlardı. Medine halkı da kendilerine yakışır bir şekilde gelen bu misafirlerini en güzel şekilde ağırlamış, kendi nefislerinden bile önde tutmuşlardı.

21. asırda bulunduğumuz bir zaman diliminde Yüce Rabbimiz, yukarda meallerini verdiğim ayetlerin hükmüne uyan olaylar yaratıyor ve biz kullarını imtihan ediyor. Suriye’de evi, işi, komşuları, arabaları, yatları, katları, okulları olan kadınlar, erkekler ve çocuklar, gördükleri zulmün şiddetinden kendilerini ve namuslarını koruyup kollamak için yurtlarını bırakıp bize sığınıyorlar.

Söyler misiniz Allah aşkına, kim, zor durumda olmadan rahat evini bırakıp karda kışta, yağmurda çamurda çoluk çocuk evsiz kalmayı göze alıp hicret edebilir? Herkes şu mübarek Ramazan-i Şerif ayında kendini o kardeşlerimizin yerine koysun. Hem de yıllar değil, sadece bir saatliğine.

Kardeşlerim!
Bu gün, iş başımıza düşmüştür. Bu gün, Ensar olma günüdür. Bu gün, paylaşma günüdür. Bu gün kardeş olma günüdür. Söyleyin bana, bu gün el uzatamazsak, uzatmazsak ne zaman el uzatacağız. Bu gün, veremezsek ne zaman vereceğiz. Nefsimize uyup da inancımıza ve vicdanımıza uymayan yorumlar yaparsak, inanın o zaman, bu kardeşlerimizin başına gelen her olumsuz şeyden Allah [Azze ve Celle] katında sorumlu oluruz. Teviller getirip sorumluluktan kaçmak yerine, ayete uymak hem hanemize, hem de ülkemize bereket getirecek inşallah. Aksi halde Allah [Azze ve Celle], bu zayıf ve güçsüz bırakılan kadın ve çocuklar adına neden mücadele etmediğimizi ahirette tek tek soracaktır.

Unutmayalım ki Allah [Azze ve Celle] huzurunda getireceğimiz mazeretler hiçbir ama hiç biri bir işe yaramayacaktır.

Selam ve dua ile…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol