Alevi açılımı yeniden gündemde
'Alevi açılımı’ için düğmeye basıldı. Hükümet 3 temel başlık üzerinde çalışma ve adım için özel bir komisyon kurdu. Açılımın ilk ve en önemli ayağını cemevlerinin statüsü oluşturuyor. Alevi dedelerinin durumu ile din dersleri de açılımın önemli konuları.

CEMEVLERİNE HUKUKİ STATÜ

Cemevlerine hukuki statü kazandırılması ve ihtiyaçlarının eşitlik ilkesine uygun şekilde devletçe karşılanması gerektiği belirtilen raporda, Diyanetin hizmetlerini yeterli görmeyen ya da bu hizmetlerden yararlanmak istemeyenlerin taleplerini görüşüp, Anayasa'ya uygun şekilde sonuçlandırmak üzere bir hukuk komisyonu kurulması önerildi.

ALEVİ ÇALIŞTAYLARI NİHAİ RAPORU

Alevi açılımı, 2009'da başlatılan Alevi çalıştaylarının ardından yeniden gündeme geldi.

Çalıştaylar sonunda alınan kararlar, hazırlanan raporla kamuoyuna duyuruldu. Alevi Çalıştayları Nihai Raporu, "bağlam ve konsept", "referans ve sabiteler", "kimlik sorunları" ile "değerlendirme ve öneriler" olmak üzere bölümlerinden oluştu.

Nihai raporda, "Alevilerin kesintili ve içine ancak yoğun bir mağduriyetin yerleştirilebildiği tarih bilgisinin, yaygın Alevi söyleminin belli başlı sınırlarını gösterdiği" görüşüne yer verildi. Raporda, gerek Aleviler gerek Sünnilerin geçmişe nasıl bakılması gerektiği konusunda aklıselimle hareket etmesi gerektiği ifade edildi.

GAYRİMEŞRU İLAN EDİLMELERİ ÜMİTSİZLİK YARATTI

Cumhuriyetin laik değerleri yücelten söylem ve uygulamalarının Alevi toplumunu umutlandırdığı belirtilen raporda, ancak tekke ve zaviyelerin kapatılmasının, dedelerin otoritesinin gayrimeşru ilan edilmesinin, eğitim müfredatında tatminkar düzeyde girememiş olmalarının, mistik-batıni karakterli inanç ve uygulamalara devletin itibar etmemesinin, sorunların çözümü konusunda ümitsizlik yarattığına işaret edildi.

TARİHSEL ÖN YARGILAR GEVŞİYOR

Geleneksel olarak genellikle taşrada yaşamını sürdüren Alevilerin, modernleşme sürecinde toplumdaki diğer inanç gruplarıyla karşılaşma zemini bulduğu kaydedilen raporda, bunun kimi zaman ön yargıların da etkisiyle bastırılması güç gerilim alanları oluşturduğu, kimi zaman da tarihsel ön yargıların gevşeyip aşınmasına fırsat verdiği kaydedildi.

Raporda, Alevilerin 70'li yıllardan sonra yaşadıkları kriminal düzeydeki olayların, Sünni toplumla geliştirebilecekleri muhtemel yakınlaşmaların önünü kestiği vurgulandı.

ALEVİLER İNANÇ ALANLARINI NETLİK İÇİNDE ORTAYA KOYABİLMELİ

Devletin herhangi bir inanç alanının içeriğine müdahale edemeyeceği ve onu düzenleyemeyeceği vurgulanan raporda, ancak bu alanların güvence altına alınması için koruyucu roller üstlenebileceği ifade edildi.

Bu kapsamda Alevilerin de kendi yükümlülüklerini yerine getirerek, inanç alanlarını tam netlik içinde ortaya koymaları gerekliliği üzerinde duruldu.

Devlet ve toplum nezdinde Alevilerin ayrımcılığa uğradıkları yönündeki söylemlerin dikkate alınmasının önemine işaret edilen raporda, ayrımcılığa yol açan uygulamalara son verilmesi, hukuki mevzuatın ayrımcılığı besleyen ve kurumsallaştıran ögelerden bir an önce ayıklanması önerildi.

Toplumsal birlik ve beraberliğin, tüm inanç gruplarının eşitlikçi şekilde yaşadığı hukuk devletinde sağlanabileceği vurgulanan raporda, "Alevi sorunu, hukuk devleti normlarıyla hiçbir şekilde çelişmeyen bir laiklik anlayışıyla ele alınmalı ve çözülmelidir" ifadelerine yer verildi.

Aleviliğin bir kimlik farklılaşması içinde ortaya çıkmasının sakıncalarına dikkat çekilen raporda, sorununun çözümünde, İnkılap Kanunları ve ulus devlet yaklaşımının üzerine oturduğu kültürel ve siyasal zeminin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi.

Sünni ve Alevilerin birbirine özenli davranmasının, karşılıklı empati ve yakınlaşmanın süreci olumlu etkileyeceği ifade edilen raporda, böylece günlük hayatta var olan ilişki bozukluklarının da aşılabileceği kaydedildi.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ KONUMU

Anayasal düzenlemeler tartışılırken Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun ele alınması gerekliliğinin altı çizilen raporda, bu tartışmaların Aleviliğin referans ve aidiyet sorunlarının giderilmesinde de etkili olacağı ifade edildi.

Alevilerin de Diyanet İşleri Başkanlığının sunduğu hizmetlerden yararlanma hakkına sahip olduğu belirtildi.

Diyanetin diğer mezheplere nasıl hizmet götüreceği, devletin nasıl bir yapılanmaya gideceği konusunda hukuki çerçevede çalışmalar yapılması gerekliliği vurgulanan raporda, şunlar kaydedildi:

"Sorunun Diyanetten çok devletin bir sorunu olduğu gözardı edilmemelidir. Diyanet ne Mevlevi ne Nakşibendiler gibi tarikatlar ne de Alevilik Nusayrilik gibi farklı inanç grupları için tasarlanmıştır. Bugün birçoğu ilgili yasa ve mevzuatlar gereği yasal statüye sahip olmayan bu yapılanmaların önündeki engellerin anayasal sistemin gereklilikleri içinde kaldırılması toplumda rahatlama sağlayacaktır."

İnanç hizmetleri konusunda Diyanet İşleri Başkanlığıyla hiçbir bağlantı kurmak istemeyen Alevilerin taleplerinin de dikkate alınmasının önemi vurgulanan raporda, bu Alevilerin durumlarına uygun bir yapılanmaya, laik devlet ilkesi korunarak fırsat verilebileceği belirtildi.

ZORUNLU DİN DERSLERİNE ANAYASAL DÜZENLEME

Zorunlu din dersleriyle ilgili anayasal düzenleme yapılmasının şart olduğu ifade edilen raporda, bu dersin diğer derslerle aynı statüde tanımlanması önerildi.

Anayasanın 24. maddesinin seçmeli din derslerinin isteğe bağlı şekilde verilmesine olanak tanıdığı hatırlatılan raporda, Milli Eğitim Bakanlığının, başta Aleviler olmak üzere tüm inanç gruplarının bu derslerden yararlanmalarını sağlayacak teknik çalışma yapması gerekliliği üzerinde duruldu.

Raporda, isteğe bağlı derslerin kişilerin kimliklerini beyan etmek zorunda kalmayacakları şekilde tasarlanmasının önemi vurgulandı.

Mevcut din derslerinin, tüm inanç alanlarına eşit mesafede olacak şekilde yeniden düzenlenmesi tavsiye edilen raporda, din eğitim ve öğretiminin, inanç gruplarının temel ilkeleriyle uygunluk içinde verilmesinin önemine dikkat çekildi.

Raporda, gerek zorunlu gerek seçmeli din derslerinde Alevilikle ilgili konularda belirleyicilik hakkının Alevi toplumuna verilmesi gerekliliği kaydedildi.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
siirt-izmir 2 yıl önce

hayırlı açılımlar.....bütüün açılımlar önceden bazı belirsizliklerin,bazı düzensizliklerin,bazı ihmallerin,bazı yanlış anlamaların,bazı güvensizliklerin,bazı görevsizliklerin ve de bazı kötülüklerin ortaya koyduğu şeylerden kaynaklanıyor....bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldırırsak işte o zaman belki çok daha önemli,güzel ve de iyi gelişmeler olacaktır....çok güzel çalıştay yapmak,çok önemli buluşmak ve de çok önemli açılımlar....ama uygulama olmazsa sonuç hüsran olur....karşılklı atışma olur,iletşim olmaz karşılıklı söz düellosu olur.....ümt var olalım inşaallah bu açılımlardan dayanışmacı yaklaşımlar ve kardeşçe paylaşımlar ve de iyi anlaşmalar ve de anlaşımlar ortaya çıkar.....hayıorlı ve de mübarek olsun kardeşim oldu muuuu.....